Giriş
(6)

Şu Ceketlerden Hangisi İyi?

french lover
1. https://www.massimodutti.com/tr/cepli-2si-1-arada-ceket--studio-l08818834#colorId=7452. https://www.massimodutti.com/tr/c%C4%B1tc%C4%B1t-dugmeli-pamuklu-ince-ceket--studio-l081018253. https://www.massimodutti.com/tr/2si-1-arada-teknik-ceket-l03414208
0
french lover
(17.12.23)
1>3>2
0
Bruce
(17.12.23)
üçü de çok kötü ya. çok zorda kalsam 3 derim
0
paintov
(17.12.23)
Ilkinin siyahi iyi gibi. Digerleri ceketten cok gomlek gibi duruyor.
0
j r r tolkien hayrani
(17.12.23)
paintov +1
bunlar böyle modelin üstünde güzel gibi görünüyor ama senin onu taşıyabilmen için makyaj falan yapman lazım.
0
neira
(17.12.23)
3. daha kullanışlı
0
babemsi
(17.12.23)
Fiyatı kadar üzerine para verseler yine de almam
3 numara eski bekçi ceketi
0
foster
(18.12.23)
(3)

yapay zekayla piyasa analizi yapan var mı?

hsktr
sb. Yapay zekayı grafik analiz, piyasa analizi vb. konularda kullanan var mı? Nasıl ve hangi yazılımları kullanıyorsunuz/gördünüz? Çok etkili olabileceğini düşünüyorum.Teşekkürler
sb. Yapay zekayı grafik analiz, piyasa analizi vb. konularda kullanan var mı? Nasıl ve hangi yazılımları kullanıyorsunuz/gördünüz? Çok etkili olabileceğini düşünüyorum.

Teşekkürler
0
hsktr
(22.11.23)
daha geçen hafta alanında yetkin biriyle bunu konuştuk. yapay zeka ile teknik analiz konulu makalelerden bahsetti. neyse bu konuda en fazla uygulama bulabileceğiniz mecra python.
0
yemrem
(22.11.23)
teknik analiz ve data analizi yapar ama henüz piyasa analizi ve temel analizine güvenilecek bir aşamada değil diye düşünüyorum.

technical-analysis-library-in-python.readthedocs.io
medium.com
0
carisch
(22.11.23)
Valla bu işler sadece geçmiş verilerle olacak iş değil. Çok kompleks ve birçok parametreye bağımlı. Hani illa geçmiş fiyatlara göre bir tahminleme yapilacaksa time series yöntemlerine bakabilirsin. Görece eski ancak iyi sonuçlar veren ARIMA ya da LSTM gibi yöntemler kullanılabiliyor. Bunun dışında decision tree, xgboost vs gibi yöntemleri kullananlarda var.

Tabii piyasalarda olay haberlere, gelişmelere bağlı ilerledigi için ise doğal dil işleme, webscrapping gibi seyleri de hesaba katmak oldukça yararlı olur.
0
j r r tolkien hayrani
(22.11.23)
(8)

bir çocuk okuldan geldikten sonra ne yapar

Bir cebinde das kapital
çocukluğumu unuttum. diyelim öğlen 3'te evimize vardık. akşam 12'ye kadar vakit nasıl geçiyor?
çocukluğumu unuttum. diyelim öğlen 3'te evimize vardık. akşam 12'ye kadar vakit nasıl geçiyor?
0
Bir cebinde das kapital
(19.11.23)
Öncelikle akşam 12’ye kadar vakit geçirme yoktu. Daha erken yatardık. Annem hazırlardı veya çalışıyorsa dolaptan yemek yer, tv’de şeker kız candy falan izler ev ödevine oturur, akşam baba gelince bir de akşam yemeği yer, tv de birşeyler izler, ne izleniyorsa ona takılır, ödeve devam eder , internet icat olduğunda modemle internete girer, chatleşir ve 21:00-22:00 gibi yatardık sanırsam..
0
maq
(19.11.23)
Valla yaşa göre değişir ancak şöyle bişey var ki bizim zamanımızda tam gün eğitim pek yoktu. Ya sabahciydik ya da öğlenci. Eğer ilkokulsa ve sabahçıysam okuldan geldiğim gibi biseyler yer sonra direkt dışarı firlamaya calisirdim. Eğer öğlenciysem de önce üstüme falan çıkarır, yemek yer sonra da TV de haber falan izleyip ödev yapmaya giderdim.

Lise ve ortaokulda ise eğer evde bilgisayar yoksa genelde çıkışta internet cafeye giderdim. Evde bilgisayar varsa da hemen yemek yer pcye geçerdim.
0
j r r tolkien hayrani
(19.11.23)
Sabahçı olduğumuz için öğlen vakti çıkıp bakkal market "cd'ci", kırtasiye falan dolaşıp bilgisayar oyunu, oyuncu kartları, kırtesiyelik ıvır zıvır, cips falan bakardık. Dışarda biraz vakit geçirip genelde eve gidip yemek yedikten sonra tekrar buluşurduk.

Ya birimizin evine gidip bilgisayar başına gömülürdük ya da dışarda kalıp vakit geçirirdik. Akşam yemeğine yakın da aileler arar çağırırdı zaten.
0
akhenaten
(19.11.23)
İzlediğim çizgi film saatime göre sırlama değişse de çizgifilm+ödev. O zaman internet yok bir şey yok evde mecbur kaçırmamak için zamanlamada çizgi film saatini referans alırdım
0
yazdonumu
(19.11.23)
5-6'ya kadar ya sokaklar, ya tv takılırdık. sonra yemek falandı benim için. ilkokul 3-4'e kadar saymazsak 7 gibi ders çalışmaya başlardım, meyve arası sevilen dizi arası hariç 10-10:30'a kadar çalışır sonra uyurdum. uyku için 11'i bile çok nadir görürdüm
0
avatar is back
(19.11.23)
saat 3 te geliyordum elimi yüzümü yıkıyordum. annem meyve yediriyordu. sonra susam sokağı başlıyordu. o bittikten sonra ders çalışıyordum. 7 de yemek. falan derken 9 da yatış.
0
komando kani var bende
(19.11.23)
Çocuklugunu hangi yillarda geçirdigine göre degisir, 80'ler mi, 90'lar mi, 00'ler mi ?
0
Yourcousinmarvinberry
(19.11.23)
Söylemişler zaten, çok nadiren 12'de yatardık. 9,5 en geç 10 tumba yatak. İlkokulsa 8,5.
3'te eve gelince hafif bir kahvaltı, hava güzelse sokakta arkadaşlarla hava kararana kadar oynanır - ortaokula kadar bende durum buydu. Liseye başladıktan sonra dışarıdaki vaktim azaldı, eve gelince önce uzun uzun gazete okurdum, sonra biraz ödev, akşam yemeği, biraz daha ödev, kitap okuma, belki biraz tv. En geç 10'da tumba yatak.
0
SiyamkedisiZorro
(20.11.23)
(22)

Bugün ölseniz sizi en çok ne üzer?

late viper
Siyasi görüşümüzü bir kenara koyduğumuzda, bugün ölecek olsanız en çok neye üzülürdünüz.Benim yanıtım; Japonya'yı görmemiş olmak."Çok yer gezdim de bir eksik Japonya mı kaldı?" aslında tam tersi. Ülkeleri gezemesem de dünya gözüyle bir kez Japonya'yı görmek isterdim.
Siyasi görüşümüzü bir kenara koyduğumuzda, bugün ölecek olsanız en çok neye üzülürdünüz.

Benim yanıtım; Japonya'yı görmemiş olmak.
"Çok yer gezdim de bir eksik Japonya mı kaldı?" aslında tam tersi. Ülkeleri gezemesem de dünya gözüyle bir kez Japonya'yı görmek isterdim.
0
late viper
(19.11.23)
Valla bugün ölsem en çok ev depozitosunu alamamış olmak koyar. Salı günü alacaktim çünkü depozitoyu.

Şunu haftaya çarşambaya kaydırırsak(hadi idare et,açıktan bir binlik çalışır) pek bişey koymaz sanırım. Bir tek İskoçya'ya gidememek biraz koyardı belki.
0
j r r tolkien hayrani
(19.11.23)
Geçmiş yaşlarım heba oldu, gelecekte daha iyi şeyler yaşama umudum varken ölüp gitmek bana çok koyardı.
0
ruhen hastayim ben
(19.11.23)
Geçmiş yaşlarım heba oldu, gelecekte daha iyi şeyler yaşama umudum varken +1
0
put it in your appropriate place
(19.11.23)
gecmisin heba, gelecegin sefa gibi gorunmesi bence bir zihin yanilgisi

korkakligimdan deneyemedigim seyler icin uzulurdum
0
foster
(19.11.23)
çocuğumu daha fazla göremeyecek olmak onun da annesiz büyüyecek olması üzer.
0
pide
(19.11.23)
Aslında klişe gibi görünen enteresan bir soru: O beklediğim dönüm noktasını, yeni bir şeylere başlayarak, içime sinen bir şeyler yapmama durumu üzerdi beni. O bir yerlere henüz varamamış olma duygusu üzerdi.
0
maq
(19.11.23)
öldükten sonra uzulemeyeceğimiz için hiçbir şey. bugün öleceğinizi bilseniz diye soruyorsanız eğer herhalde daha çok gezmek yemek içmek olabilir.
0
orient blue
(19.11.23)
Korkakligimdan deneyemediklerim +1
0
Kittie
(19.11.23)
3 tane aslanlar gibi evlat sahibi olmamak.
0
Bir cebinde das kapital
(19.11.23)
Soruyu ilk görünce "japonya'yi göremedim" dedim istemsizce ben de :) ama aslında sadece Japonya değil, çoğu şeyi "aman daha sonra yaparım" deyip, yapabilecek durumdayken erteliyorum. Sanırım erteledigim her şey diyebiliriz buna.
0
fraise
(19.11.23)
hayal ettiğim gibi bir aşk yaşayamamış olmak ve şarkıda dediği gibi "doymadım inan kanmadım sevgiye".

bir çocuğumun olmaması.(evli değilim)
0
tabudeviren
(19.11.23)
Şöyle güzelinden bir pist makinesi alıp binememek. Hayalimdeki 2010 E92 M3 tabi ama başkaları da olur :D

Biraz daha para kazanabilirsem Türkiye'de, en kötü yurtdışında yapmak istiyorum bunu.
0
chicha_v2
(19.11.23)
Öldükten sonraki hayat için yeteri kadar çalışmamış olmak beni çok üzer.
0
etna
(19.11.23)
oğlumu babasız bırakmak. zaten dünya boktan bir yere dönüyor, böyle bensiz büyümesine hiç gerek yoktu.
0
engelbert humperdinck
(19.11.23)
Evlatların aile kurmasını görememek, istediğim bir sürü yer var gezecek, hepsini gezememiş olmak.
0
SiyamkedisiZorro
(20.11.23)
Hayallerimi tam olarak gerçekleştiremediğim için üzülürdüm
0
rock n roll
(20.11.23)
Evrenin gizemlerini öğrenememiş olmak.
0
iwasbornonamountainside
(20.11.23)
Aralikta cok iyi bir sarap eventi var. Yilda bir kez oluyor, on bir ayin sultani. Kacirirsam cok uzulurum. Kahrolurum.
0
buf-e kür
(20.11.23)
Cocuklarimin -ailemin uzulmesinden baska bir sey uzmez
0
turkuaz
(21.11.23)
hesapları kapatmamak.

borçlarımı kapatmamış, alacaklarımı almamış olmak. yaşlı bir annem var. benim arkadamdan borcumla harcımla uğraşmasın diye. sanırım annemi yalnız bırakmak. bu herhangi bir sevdiğiniz olabilir.
0
phonex
(21.11.23)
En çok kedimin günler, haftalar, aylarca beni arayacağını, beni beklerken hiç kimseye yüz vermeyeceğini, iştahtan kesileceğini bilmek... Kedimin bu huysuzluğu sebebiyle ben öldükten sonra aile içinde bakılmama, belki yabancı birine verilme ihtimali...

Sonra da İzlanda'ya gidememiş olmak.
0
silverleaf
(23.11.23)
Allah dostu evliyaların hayatlarını okuduğumda öyle imreniyorum ki bomboş çuval gibi hayat sürüyorum. Arifi Billah zatlar, misal Abdulkadir Geylani öyle muhteşem büyük bir zat ki; Allaha yemin ederim ki arşı ala avucumun içindedir der. 4000 talebesine ders verirken dizinin dibindeki öğrencisi nasıl duyuyorsa en uzaktaki de öyle duyarmış ne kerametler ne hayatlar.. tabii Allahın hediyesi ikramı bunlar... bizde denizden bir damla görseydik diyorum kendimce..
0
ercanzzy
(01.12.23)
(3)

Taşınmak mantıklı mı?

Lusid*
Şu an oturduğum evin içi eski, kirası 4500₺ ve yeni sözleşmeyi ''sözleşme bitiminde evden çıkılacak maddesi'' ile kabul etti ev sahibi. İlanlara bakıyorum civarda banyosu yıkık dökük evler en az 10k, eli yüzü düzgün evler en az 15k o da şanslıysan.Bir ev buldum, merkezi konumda kira 14000, merkezi ı
Şu an oturduğum evin içi eski, kirası 4500₺ ve yeni sözleşmeyi ''sözleşme bitiminde evden çıkılacak maddesi'' ile kabul etti ev sahibi. İlanlara bakıyorum civarda banyosu yıkık dökük evler en az 10k, eli yüzü düzgün evler en az 15k o da şanslıysan.

Bir ev buldum, merkezi konumda kira 14000, merkezi ısıtma ve aidat birlikte 750₺ ve sahibinden (depozito var kira bedeli) Sorum şu, bu şartlarda evden çıkmak mantıklı mı? yılbaşında ve temmuzda olası zamlar (ağustosta sözleşmem bitecek) ile kiralar ne duruma gelir? evler zamlanmadan emlakcısız ev bulmusken çıkılır mı?

konum ankara ve maas yeni evi karsılayabilecek duzeyde (ev arkadasım mevcut)
0
Lusid*
(15.11.23)
Yeni baktiginiz evin ici yeniyse veya daha temizse Tasinmak mantikli. 14-15 cok iyi bu devirde
0
ala09
(15.11.23)
Valla olay senin maddi durumuna ve evin şimdiki durumuna göre degisir.

Eğer maddi durumun direkt +10k kira vermekle biraz zorlanacaksa ve ev de idare edilebilecek düzeydeyse ben olsam en az 3-4 ay daha şimdiki evde kalır bir miktar kâr elde etmeye çalışırdım.

Şimdiki evin durumu o kadar iyi değilse, yeni geçeceğim ev standartlarımı arttıracak ve maddi olarak da çok zorlanmayacaksam da yeni eve geçerdim.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.23)
ev sahibi o maddeyi eklettiyse sizi seneye çıkaracaktır. kiraların düşmeyeceğini düşünürsek seneye çıkmak yerine şimdi çıkmak çok daha mantıklı. maddi olarak zorlanmayacağınızı söylediğiniz için bu dediğim geçerli tabi.
0
elorelia
(16.11.23)
(3)

Sevgiliniz bi etkinlik icin link atsa

ala09
direkt alir misiniz? Sonra bakariz hissi mi olusur? bazi 30+ erk problemleri yasiyorum da. Sanki manitayi ben goturmek zorundayim bi konsere, bi seye kendisi hep bi adim geride istek anlaminda. Citirken boyle degildi is guc yogunlastikca bize yetisemez oldu.
direkt alir misiniz? Sonra bakariz hissi mi olusur? bazi 30+ erk problemleri yasiyorum da. Sanki manitayi ben goturmek zorundayim bi konsere, bi seye kendisi hep bi adim geride istek anlaminda. Citirken boyle degildi is guc yogunlastikca bize yetisemez oldu.
0
ala09
(15.11.23)
@aman ustume geliyorlar hep ben aliyorum hep ben oneriyorum hatta bulamadigim biletler icin karaborsadan kovaliyorum. bu sefer icin cok ucuzdu bilet bu yuzden ona almasini soyledim
0
🌸ala09
(15.11.23)
Valla linki göndermeden önceki konuşma geçmişine bağlı olarak tiklamama ihtimalim bile yüksek. Öncesinde hiç konuşma vs yokken direkt link atarsa hic tıklamayıp direkt soru işareti ya da 'bu bir virüs olabilir mi' tarzı bişey yazarım. Açıkladıktan sonra da duruma göre konuşup kararlaştırdiktan sonra hareket ederim.

Gönderdiği şey 9gag linki falan değilse bişey demeden direkt link atması çok saçma geliyor çünkü bana. Devamı için tıklayınız tuzağına düşmüş gibi hissediyorum. Bişey istiyorsa açık açık yazar biz de konuşuruz.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.23)
Alıştırmış olabilirsin, her gittiğinde mutsuzluk belirtisi yoksa bundan sıkılıyor diyemeyiz. Bazı insanlar her şeye okay olabiliyor, gitmese de okay gitse de.

Sürekli dürten olmak bi yerden sonra yıldırıcı olabiliyor ama, o hissi anlıyorum. Konuşulabilecek bişi, hep ben kovalıyorum zorla gelmiyorsun dimi gibilerinden. Pasif agresif bi şekilde gönderip almasını beklemek hoş değil.

Bana gelse niye sen almıyon hep yaptığın gibi, paran mı bitti sadaka veriyim mi derdim geyiğe vurup.
0
Bruce
(15.11.23)
(5)

hukuk bürosuna hediye fikri? lambader olur mu?

Amaranta ursula
Merhabalar,İlk bürosuna Themis heykeli almıştım o yüzde bu seçenek dışı. Tablo da riskli geliyor zevkler ve renklerden dolayı. Sizce lambader alınır mı? Akşam evine gidecek ama havalar erken kararıyor acaba ofiste loş ışıkta çalışılır mı bilemedim:/Ofis şöyle:https://imgyukle.com/i/ySH0YHhttps://img
Merhabalar,
İlk bürosuna Themis heykeli almıştım o yüzde bu seçenek dışı. Tablo da riskli geliyor zevkler ve renklerden dolayı. Sizce lambader alınır mı?

Akşam evine gidecek ama havalar erken kararıyor acaba ofiste loş ışıkta çalışılır mı bilemedim:/

Ofis şöyle:
imgyukle.com
imgyukle.com

Şu lambaderler nasıl?
1. www.trendyol.com
2. www.trendyol.com

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(15.11.23)
bence gayet güzel olur :)
0
gadlemler
(15.11.23)
bir hukuk burosu klasigi olarak dilsiz usak olabilir.

fotograflara bakinca ise oda cok bos durdugundan eger seviliyorsa bir buyuk bitki alinabilir.
0
okuyamıyom ben ya
(15.11.23)
İşine yarayacak bir kitap da olabilir çalıştığı alan ile alakalı.

Veya bitki de olabilir.
0
drako
(15.11.23)
@yap desem yapmazsin he,
Kartviziti tasarladı basım sürecinde.
0
🌸Amaranta ursula
(15.11.23)
Valla lambader ofis için çok da iyi gelmiyor bana. Hani ev için iyi olabilir ancak ofis için lambader yerine masa lambası bence daha iyi olur. O varsa eğer çay ya da kahve makinesi falan al bence. İceceksiz olmaz çünkü.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.23)
(14)

Bu ilişki ve bu erkek kişi hakkında ne düşünürsünüz?

morca
Biraz uzun olabilir fakat en kısa haliyle anlatmaya çalıştım. :)Erkek tarafı, kadından 5-6 yaş büyük, 40'ların ortasında. Çok olgun, sakin, babacan, hayata karşı yorgun bir ruh. İstikrarlı kararları, tamamen stabil bir hayatı var. Orta yolcu, her şeye güzellikle ve sakinlikle halledenlerden. Ununu e
Biraz uzun olabilir fakat en kısa haliyle anlatmaya çalıştım. :)

Erkek tarafı, kadından 5-6 yaş büyük, 40'ların ortasında. Çok olgun, sakin, babacan, hayata karşı yorgun bir ruh. İstikrarlı kararları, tamamen stabil bir hayatı var. Orta yolcu, her şeye güzellikle ve sakinlikle halledenlerden. Ununu eleyip eleğini asmış ruh halinde, yaşayıp gidiyoruz işte kafasında.

Kadın tarafıysa konuşkan, neşeli, enerjik, girişken. Biraz daha dağınık yaşıyor hayatı. Atılgan, zaman zaman saldırgan, kendi hakkını savunmak zorunda kaldığı için güçlü ve yalnız insana dönüşmüş biri.

İlk olarak kadın erkeğe adım atıyor, erkek kabul ediyor. Arada karşılıklı olarak yoğun bir çekim olmasına rağmen erkek kısa süre sonra kendisini geri çekerek neredeyse kadından kaçıyor ve ''Ben kendi halinde, sıradan, düz bir adamım. Birinin beni olduğum gibi ve sadece ben olduğum için sevebilme, yanımda bulunma ihtimali bana uzak bir rüya gibi geliyor. Sen çok güzelsin, cıvıl cıvılsın. Bu kadın niye benimle diye altında bir numara arıyorum. Böyle düşünmek tabii ki kötü ama hayat bana böyle düşünmeyi öğretti. Birine alışıp üzülmek istemiyorum.'' gibi şeyler diyor. Bu arada erkeğin kayda değer bir geliri, makamı, ünü vs. kesinlikle yok. Kadın da dünyanın en güzel kadını falan değil zaten, belki bir tık ortalama üstüdür olsa olsa.

Kadının biraz bastırmasıyla erkek de duvarlarını yıkıyor, ilişkiye başlıyorlar. Erkek sevgisini açıkça gösteren biri değil ama kadın sevildiğini onun davranışlarından tabii ki anlıyor. Gündelik yaşamına kadını tamamen dahil ediyor, tüm gelecek planlarına katıyor, ailesiyle tanıştırıyor falan.

Sadece erkeğin davranışı biraz baba gibi. Kadını olgunlaştırmaya, büyütmeye çalışıyor sanki ve bunu yaparken bazen yargılayıcı veya kısıtlayıcı olabiliyor. Fakat kadın şımarık biri değil, aksine çocukluğundan beri tanıyanların kendisine olgun dediği bir kadın. Özellikle bu niyette olmasa bile erkek sanki kadını daha uygun, daha iyi olan şeyleri yapmaya ikna ediyor gibi bir tavır içinde. Kadın aslında erkek sayesinde daha düzenli bir hayat yaşamaya başlıyor ama ona belli etmese de zaman zaman kendisini yetersiz, çocuksu hissediyor onun yanında.

Dışarıdan bakıldığında çok alakasız görünen iki kişi. Arada çekim var, güvende olma hissi var, yan yanayken nadir anlar dışında huzur var, eğlenme ve bol bol gülme var, iyi sohbet var, kırk yıldır tanışıyor gibi hissetme var.

1- Böyle bir ilişki yürür mü sizce? Çok alışmadan, bağlanmadan ''farklıyız'' denilip yolları ayırmalı mı?
2- Erkek kişisi hakkında ne düşünürsünüz? Kadını yetersiz mi görüyor, beğenmiyor veya değiştirmeye mi çalışıyor?
0
morca
(14.11.23)
Ilk adim icin katilmiyorum ama biraz rahat batmis gordum bu iliskide. Adam ister istemez enerji emiyor 40larinda unumu eledim elege astim biraz erken göründü bana. Emekli tripli erkekle ne tur aktiviteler yapilir bilemedim. Rahat batmasini cozerse iliski yurur diyorum
0
mess
(15.11.23)
Adam bıkıp boşanmak isteyebilir. Yalnız kalmasına müsade edilirse yürüyebilir.
0
Bir cebinde das kapital
(15.11.23)
çok büyük genellemeler yapacağım ama bir de böyle düşün:

kadından ilgi gelince kendini geri çeken adam özgüvensiz olma ihtimali yüksek biridir. "benim neyimi sevdi ki" diyorsa ileride ya üste çıkar saçma şeyler yapar, eğer her şey yolunda giderse iyi de olabilir tabii. Yani sen kadın tarafısın sanırım, kendini yetersiz görme karşı tarafın bunu sana yansıtıyor olma ihtimalini de düşün.

ilişki yürüyebilir. İlk adımı kadının attığı ve yürüyen ilişkiler var, hatta bu yaşlarda daha da olası, sadece iki tarafın psikolojilerinin uygun olması gerekiyor. Bir de o yaşlarda insanların birbirini değiştirmeye çalışmaması, gerçekten olduğu gibi kabul etmesi lazım. Gençken bile öyle de, 30+'larda kesinlikle öyle.
0
nhk ni youkosu
(15.11.23)
yürür. herkes bir parça ilişkide evriliyor. aman ben değişiyorum, benliğim gidiyor vs. denilerek heba edilmemeli. ikili hayat elbette uyumlanma gerektirir ve siz uyumlanmışsınız bence.
0
o kadar da degil aga
(15.11.23)
Hikâye anlatıcısı olarak başarılı örnek olmuş, betimlemeler roman havasında. +Respect

Adamın mizacı çok bilindik ve sıradan, babacan adama tavsiye verme dersen şaşkın şaşkın bakar sana. Kızgınlık ve öfke halinde sözlü veya fiziksel şiddet yoksa veya kadının kabul edeceği düzeyde ise olur niye olmasın. Güzelken herkes güzel, tartışma kültürü belli eder ilişkinin dinamiğini, gerisi de tarafların kabulüne kalmış. Adam hayatı bildiği gibi yaşıyor, düşüncelerinin kadın kadar farkında olduğunu hiç sanmıyorum. Bunları şeffaf şekilde paylaşma yeteneği olduğunu da sanmıyorum, o yüzden bize soruyorsunuz zaten. Evlilik için acele etmeyin gene de siz
0
hasmetizm
(15.11.23)
Adam biraz mansplaining yapıyor gibi geldi bana.
Kendi yaşadığı hayat sanki en doğrusu da kadına da bu hayatı yaşaması gerekiyormuş gibi öğüt veriyor.
Burada ben aslında bir kötü niyet uyumsuzluk değil de, erkek tarafında bastırılmazı gereken eril bir zihniyet gördüm bu alanda.

Kendi yaşadığı hayatı iyi görüp, kadınınkini eleştirilebilir görmesi, zaten olgun kadını çocuk gibi görüp olgunlaştırmaya çalışması, 35 yaşını geçmiş kadını büyütmeye çalışması vs.
“Daha uygun daha iyi şeyleri yapmaya ikna edici bir tavır içinde”
Adamın gözündeki imaj şu;
Erkek uygun olanı iyi olanı biliyor
Kadın iyi olan ve uygun olana göre davranmıyor.
Bu durumda kadına öneri vermek, onu doğru ve uygun olana yönlendirmek adamın görevi gibi.

İşte buna toksik erik davranış diyoruz.

Adamın düşüncelerinin kaynağının cinsiyetçiliğe dayandığını, kadına ve hayatına gereken saygıyı göstermediğini ve göstermesi gerektiğini anlamadan ilişki yürütemez bu adam. Yanındaki kadına yazık olur. Kadın ya kendine güveninden ve beklediği saygıdan falan ödün verecek, bu erkeğin hep daha iyi bildidiği konularda nasihat dinleyecek. Ya da erkek saygı duymayı öğrenecek.
0
zimbirik
(15.11.23)
Bir an benim son ilişkimi mi anlatıyor acaba dedim. Ancak o kadar benzerlik olur.

Olaylar şöyle gelişiyor efendim.

Erkek kişisi, kadının kendi durağan hayatına uyum sağladığında mutsuz olduğunu görüyor.

Kadın kişisini seviyor ama ona ayak uydurmaya kalktığı taktirde kendisinin mutsuz olacağını biliyor.

Bir tarafın mutlak mutsuzluğuyla devam edecek bir ilişkiden hayır gelmeyeceğini düşündüğü için ilişkiyi sonlandırıyor.

Durum böyle. Yalnız, yazılı ifade beceriniz, kendinizi ifade tarzınız karşısında şapka çıkarıyor, önünüzde saygıyla eğiliyorum. Bu yeteneği heba etmeyin, değerlendirin efendim.
0
Mirket
(15.11.23)
Enerciii diyorum. O yaştaki adamların enerjisi bitiyor bunu kabul edelim. Kadın arada başkalarıyla da görüşsün, bu adamı da yedekte tutsun, ama köpek de çekmesin, o adam kimsenin peşinden koşamaz kendimden biliyorum, adamın enerjisi olduğunda kadın bu adamla takılsın ama tüm enerjisinin karşılığı bu adamda yok onu bilsin, enerjisi varken başka erkeklere de şans versin, yorulunca bu adamın yanında dinlensin.
0
gece abisi
(15.11.23)
Uyumsuz ilişki. Kadın kendisi gibi cıvıl cıvıl biriyle birlikte olsun, bu adam onun ruhunu emer bitirir. Kadın mutsuzlaşır, ilişkiden çıktığında da kendinden çok şey yitirmiş bulur.
0
birgumuspeni
(15.11.23)
Gayet normal giden bir iliski iste. Durup dururken overtinking yapip pismis asa su katmaya gerek yok.Akisina birakip keyif almaya bakin
0
turkuaz
(15.11.23)
Bence yürümez bu ilişki.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.23)
Insanlar kendi korkularini anlatirken kendileri hakkinda cok dogru fikirler verebiliyorlar.
"Birinin beni olduğum gibi ve sadece ben olduğum için sevebilme, yanımda bulunma ihtimali bana uzak bir rüya gibi geliyor."
adam burada kendi icinden geceni, aslinda kendini soylemis bence, sanki daha cok kadini oldugu gibi sevemiyor ve degistirmeye calisiyor gibi geldi bana. aslinda karsisindaki kisiyi oldugu gibi sevemeyen o sanki. sizi sevdigi yonunuzu simdi degistirmeye calisiyor gibi geldi. yurur yurumez bilemeyiz, sizin yapici iletisim becerinize bagli ancak sanki hayatin nasil yasanmasi ve olmasi gerektigini cozmus gibi de bunu dayatmaya calisiyor gibi geldi. oysa ki hepimizin yolu farkli, kimse kimseyi degistiremez, kisi ancak kendisi istediginde degisir ve degismek istemiyorsa da degismez. herkesin kendi yolu kendine dogrudur, kimsenin yolu bir baskasi icin digerinden dogru degildir.
0
songforsomeone
(17.11.23)
adamın her yaptığına bir kulp bulunmuş gibi. kısıtlayıcılık ve babacan olma durumu karşıda kontrol kurmanın bir başka rengi sadece. hatta pembe rengi, çünkü kadın şuan pembe gözlükle bakıyor.
0
rallied
(01.12.23)
Mansplaining demeye geldim ben de :)

Yürür mü yürüyebilir tabii ama dikkatli olmakta fayda var. Farklı olmaktan ziyade mansplaininge maruz kalıyor kadın tarafı gibi geldi bana daha çok.
0
patlamis misir
(01.12.23)
(6)

Yolculuk oncesi cok strese giriyorum

Chips
Oncelikle herkese iyi bayramlar, yurtici yolculuklarim da dahil olmak uzere ozellikle yurtdisi seyahatlerimde inanilmaz geriliyorum. Bayagi gunler oncesinden seyahatimi dusundukce elim ayagim terliyor. Bu kadar gerilmemin normal olmadiginin farkindayim ama bi taraftan kendimi de yatistiramiyorum. Bu
Oncelikle herkese iyi bayramlar, yurtici yolculuklarim da dahil olmak uzere ozellikle yurtdisi seyahatlerimde inanilmaz geriliyorum. Bayagi gunler oncesinden seyahatimi dusundukce elim ayagim terliyor. Bu kadar gerilmemin normal olmadiginin farkindayim ama bi taraftan kendimi de yatistiramiyorum. Bu stresimin sebebi ucak korkusu, kaza olur vs degil. Ozellikle pasaporttan gecme sureci filan beni darlıyor. Daha once bu duygulari hissedip basedebilen oldu mu? Gercekten artik kendimi daha fazla bunaltmak ve yormak istemiyorum.
0
Chips
(28.06.23)
Ben de böyleyim. Otobüsü kaçırırım, uçağa binerken pasaportta sıkıntı yaşarım diye düşünüyorum.
0
Kahvedesu
(28.06.23)
Seyahat oncesi valize gireceklerden tut, hava alanina ulasimi, gidilen yerde kalinacak, gezilecek yerlerin planlanmasi vs. iyi bir plan, program yapmak gerekiyor. Bence cok zevkli. Belki bu planlama, hazirlik asamasini iyi yapmiyorsunuz, fazla zaman ayirmiyorsunuzdur. Plan, program hazirlik yapilmazsa oraya yetistirmiyim, surdan kacta inerim, valize sunu koymus muydum vs tereddutlerle cikiyorsaniz stres olmasi cok dogal.
0
speedy
(28.06.23)
Benim çeşit çeşit anksiyetelerimden biri seyahat. Günler öncesinden bir şey unutur muyum, kediler ne olacak, kaçta çıkmak lazım, trene yetişemezsem ne olacak, uçak rötar yapmasa bari... diye diye kendimi yiyordum. Artık daha rahatım.

1. Telefonumda (evernote'ta) checkmarklı listeler yaptım. Giyim, kozmetik, sağlık, elektronik, el çantası gibi başlıkların altında yanıma almam gereken her şey var. Baya 5 tişört, 8 çift çorap, güneş gözlüğü, majezik, bilgisayar şarj kablosu, kulaklık, deodorant... Ev anahtarına kadar her şeyi yazıyorum. Listeyi bir kez yaptıktan sonra her yolculuk için detayları değiştirmek yetiyor. Valiz, carry on, el çantası hazırlarken listeyi kontrol ederek yerleştirince stresimin büyük kısmından kurtuluyorum.

2. Kimlik/pasaport, reçetesiz alamayacağım ilaçlarım, anahtarlarım, numaralı gözlüğüm, cüzdanda para/kartlar ve telefonum. Bunları unutmadığım sürece bir şey unutsam bile çok lazımsa gittiğim yerde yenisini alabileceğime kendimi ikna ettim. (Ek olarak her türlü uçuş, konaklama, seyahat sigortası gibi bilgileri, pasaportumun kimlik sayfası fotoğrafını vs Google drive'da bir klasörde topluyorum, offline ulaşabilmek için telefona da indiriyorum.)

3. Evle ilgili bir şey aklıma takılırsa (en son beş ay önce ütü yapmışken "ay ütüyü açık bırakmadım di mi" diye gerilmek gibi) eve gidip kontrol etmesini rica edebileceğim 2-3 insanda yedek anahtar var.

4. @speedy'nin dediği gibi, ne kadar iyi plan yaptıysak o kadar rahat oluyorum. Havaalanından kalacağım yere nasıl gideceğimi önceden öğreniyorum. Gittiğim yerde nereleri görmek lazım, güzel yemek nerede yenir, hava durumu nasıl, şık giysi lazım mı... gibi hazırlıkları önceden yaptıkça daha az geriliyorum. Bir de havaalanına gereğinden fazla erken gidiyorum ki uzun kuyruklarla karşılaşırsam gecikirim diye telaşlanmayayım.
0
kobuzchu kiz
(28.06.23)
Siz bensiniz. Özellikle yalnız seyahat ediyorsam bu yüzden mide bulantısından kusmuşluğum bile var. Bir ay sonra yurt dışına yalnız uçacağım şimdiden uykularım kaçıyor. Kendime hep şunu söylüyorum. “X moronu bile bunu yapabiliyorsa ben neden yapamayayım” “şimdi gitmekten korkuyorsun ama tatil günü geldiğinde iyi ki diyeceksin ya da tatile gidemediğinde ağlamayacaksın” gibi gibi. Bir de iadesi olmayan iptal edilemez biletler almak da bende çözüm oluyor.

Ayrıca aktarmasız direkt uçuşlar ve tek parça kabin bagajı büyük rahatlık psikolojik olarak.
0
ruhen hastayim ben
(28.06.23)
Valizim.com vardi senelerdir kullanirim. Valiz kismi ordan tamam.

Evden cikmadan yapilacaklar diye Turkce, ingilizce aratirsin google'da: gazi kapama, kedi, cicekler, faturalari odeme falan.

Gezecegin yerleri arastir, youtube'dan seyahat videolarini izle. Grev, eylem var mi, resmi tatil, mac, fuar vs. Gun gun planla, cok rigid olmasin gene biraz dogaclamaya da yer ayir planlarken. Muzelere, tourist attractionlarin sitelerine gir kacta aciliyor, kapaniyor hatta biletlerini al onceden ucuza gelir. Mesela 4 yil once La sagrada familia'ya girememistim cunku internet harici kapida bilet satisi yokmus.

Pasaporttan gecerken sorular belli zaten, niye geldin, nerde kalican falan filan. Ulasimin tum asamalarini planla.
Nakit al mutlaka, nakitini 3-4 parcaya bol, kimi cuzdanda kimi monta, kimi corapta vs. Kartlarini y.disina actir. Y.disinda Onemli sitelere girmeye calistiginda extra guvenlik sorusu soracak, dogrulama isteyecek o yuzden onlari cikmadan once bir update et. Internet paketi, hat vs onlari hallet. Pasaport vs onemli belgelerin fotolarini cek, mailinde, cloud'da vs de olsun ne olur ne olmaz. Sevdiklerine hediye getir, bos gelmis demesinler. Otelinde safety deposit box olsun. Benim bir tatilde temizlikci 100-200 euromu tirtikladi gibi hissediyorum ama pek de emin degilim alkol vardi belki ben paramin hesabini bilmiyorumdur neyse sen safety deposit box'a koy parani, pasaportunu.
0
neck_and_neck
(28.06.23)
Valla o olay genelde rutinin disina cikma olayi yuzunden oluyor bana. Bende hep seyahatten bir onceki gun oluyor. Atiyorum cumartesi ucusum varsa oncesinde o gunu hep iple cekerim ancak cuma gunu de 'ulan ne gerek vardi tatile bu aksam rahat rahat takilir, yarin gec vakitte uyanirdim iste' vs diye hayiflanirim.

Pasaport stresi falan da hep olumsuz durumu yasama korkusuba baglidir bence. Kimbilir belki de bu durum sadece pasaport olayiyla sinirli degildir de genelde hep olumsuza odaklanan bir yapidasindir. Cok fazla takma cunku gerildikce gerilirsin(O degil de bu cumle de omer urundulvari bir cumle oldu ancak aslinda manasi cok derin biseyler demek istemistim).
0
j r r tolkien hayrani
(28.06.23)
(6)

Youtube'da neler izleyebilirim?

Kahvedesu
Dizi olur, film olur.
Dizi olur, film olur.
0
Kahvedesu
(27.06.23)
Dizi film değil ama Alper Hasanoğlu, Sinan Canan falan dinliyorum bazen.

32.Gün +1
0
ruhen hastayim ben
(27.06.23)
Flu tv izliyodum ama z kuşağı konsepti gelince bi cringe geldi bıraktım bayağıdır izlemiyorum.
32. Gün+1
Tabi ki avrupa yakası
Sever misin bilmem ama geniş aile,kardeş payı,işler güçler
Evrim ağacı falan da izliyorum konusu ilgimi çekerse.
Onun dışında herhangi bir şeyin yapım videosu(yemek,epoksi zımbırtıları, dioroma yapımı,çizim videosu, bir şeylerin dönüşüm/tamir videosu vs vs)
0
yazdonumu
(27.06.23)
Shaqtin' a Fool da izleyebilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(27.06.23)
Tlc suç dosyaları
0
brnbrs
(27.06.23)
Ne zamandan beri benim de listemde olan bir şey onereyim:
ODTÜ teoloji sempozyumu: youtube.com
0
Amaranta ursula
(27.06.23)
FALL İZLE yaz
0
ercanzzy
(10.07.23)
(7)

30 yaş üstü ikinci örgün üniversite deneyiminiz oldu mu?

pikap
33 yaşında yks'ye girdim. yıllardır çalıştığım bir branş var. şimdi amacım onu okumak. kendi branşımdan 80 küsürlerle atanamadım. yıllardır da kpss çalışmaktan usanınca ve çalıştığım işime çok alışınca şansımı denemek istedim. yine o bölüme puanım yetmez bence ama umutsuz da değilim. ola ki gerçekte
33 yaşında yks'ye girdim. yıllardır çalıştığım bir branş var. şimdi amacım onu okumak. kendi branşımdan 80 küsürlerle atanamadım. yıllardır da kpss çalışmaktan usanınca ve çalıştığım işime çok alışınca şansımı denemek istedim. yine o bölüme puanım yetmez bence ama umutsuz da değilim. ola ki gerçekten tutturursam 34 yaşında üniversiteli olmuş olacağım. bunu sormamın nedeni yaş'tan dolayı rahatsızlık değil ki zaten genciz. benim merak ettiğim şey çalışma hayatına atıldıktan ve alıştıktan sonra üniversite yaşantısı, adapte olma durumu, para kazanma durumu vs çok bocalanacak şeyler mi yoksa gayet keyif alarak çok sorun yaşamadan mı okudunuz?

sadece kendi şehrimi yani istanbul'u tercih edeceğim. başka şehir maddi açıdan çok külfetli hatta imkansız olur. istanbul'da da aile evinden en kötü yakın akraba olan ilçelerdn gidebileceğim yerleri seçerim. yani zaten çok kısıtlı bir tercih seçeneğim olacak ama olur da tutarsa diye merak da ediyorum kazanırsam nasıl olacak vs...
0
pikap
(18.06.23)
Açıkçası örgün eğitimle 8-6 çalışma olayı pek uymaz gibi. İkinci öğretim olarak işyeri bir esneme sağlarsa olabilir (mesleğiniz var ve partime çalışmayacağınızı düşünerek söylüyorum bunu).
Onun dışında hafta içi her gün gitmezseniz de (devamsızlık hakkı esnekse) çok zorlamaz. Aksi durumda sıkabilir ve nerden başladım bu okula diyebilirsiniz. Mesleğiniz ne bilmiyorum ama teknik bir iş yapıyorsanız da çalışmış ve çalışıyor olmak derslerde size bilginizi kullanma noktasında pratik olarak rahatlık sağlar.
Bu arada hiçbiri olmazsa ve alternatif olarak paralı uzaktan eğitimde bölümünüz de mevcutsa hoca ahmet yesevi üniversitesi var. Online eğitim ve istanbulda sınav imkanı var. Tek handikapı diploma üstünde “uzaktan eğitim” yazması, yök kararı nedeniyle.
0
Unde bach canim
(18.06.23)
Deneyimim olmadı ama bu yola girme derim. Çok büyük bir risk. Küçük görmek için sòylemiyorum. Markette kasiyer olman daha iyi bir seçenek. Hem para kazanırsın hem tecrübe.
0
dissendium
(18.06.23)
Deneyimim yok ama eğitimde kalite çok düştü. Beklediğini bulamama ihtimalin çok yüksek. Şu an üniversite okumazdım eğer liseyi yeni bitiren biri olsaydım.

Eğitimin kaliteli olduğu bilkent, koç, sabancı gibi bir okulda okumayacaksan ve %100 iş garantin yoksa değmez.
0
roe
(18.06.23)
Çalıştığım firmada biri 38, diğeri 41 yaşında iki kişi lisans tamamlıyor. Firma imkan sağlıyor, gün içinde okula gidip geliyorlar. Bu tarz bir işin varsa tadından yenmez çok kolay okursun. Mevcut bir yerde çalıştığınızı düşünerek bu soruyu sorduğunuzu düşündüm.
0
useless
(18.06.23)
@Unde+1
Valla ortada cok fazla cevabi bilinmeyen soru var ancak eger genel olarak ikinci ogretim imkani varsa ve o tercih edilecekse oldukca avantajli durum olur calisan icin. Ozellikle derslerin 5-6 sonrasi olmasi calisan kesime buyuk bir avantaj getiriyor, tabii bunun surekli olmasi elbette zorlar ancak yinde orgun ogretime gore daha tercih edilebilir.

Yok ikinci ogretim degil de orgun ogretim terih edilecekse de bolum oldukca onemli. Atiyorum bazi bolumlerde bisekil devam zorunlulugu ya da surekli bir odev/proje teslim edilme durumu calisani zorlar ancak sinavdan sinava gecme agirlikliysa oldukca iyi olur.

Genel olarak da ben 4 senelik bir ugrasin omrun geri kalanina getirisi goz onune alindiginda cok da takilacak bisey olmadigini dusunuyorum. Yani sana ileride destek saglayacagindan eminsen yardir gitsin.
0
j r r tolkien hayrani
(18.06.23)
Kasiyer olma tavsiyesi kişiler de aylar önce bu soruyu sormuştu. Okumak istiyorsan oku. Ben tuttursam okurdum. Bulunduğum bir grupta memur bir kız var, inşaat mühendisliğini kazanmış İstanbul'da memurken, tayinini de kazandığı yere aldırmış. Çok da çalışkan.
0
Kahvedesu
(19.06.23)
sorunuzu birebir karşılamıyor durumum, ben çalışmıyorken okumuştum 31-34 yaşları arasında. yaşadığım yerde iş bulabilmek için. bölümün ne olduğuna bağlı olarak çok değişiyor işle beraber yürütme kısmı. ben bir mühendislik bölümünde okumuştum ve sınavı ödevi sunumu vs bir türlü bitmiyordu. ha belki şöyle olabilir, temponuza bağlı olarak dönemdeki derslerin hepsini almazsınız, 4 senede bitmez de 5-6 seneye uzar. işten ayrılıp okuyacaksanız, geçinecek bütçeniz de varsa çok daha rahat okursunuz.
yaşça büyükken insan sorumluluklarının daha farkında oluyor. kendini zaten tanımış oluyor, nasıl ders çalışacağını biliyor. dikkat dağıtıcı unsurları olmuyor. sadece derse odaklı olarak bölümü tamamlarsınız. ben 3 senede bitiricem diye kasmasaydım derece de yapardım o kadar rahat okudum diyeyim.
0
pide
(19.06.23)
(3)

Sosyal sorumluluk projesi ama hangisi

sırtçantalı
Selamlar,Hem insanlığa ufak da olsa bir katkıda bulunmak hem şu dönemde hayatıma birazcık anlam katabilmek için sosyal bir sorumluluk projesinde yer almak istiyorum. Çocuklarla aram pek iyi olmadığı için onu eledim.Az evvel İstanbul Gönüllüleri’ne başvurdum görme engellilere sesli kitap projeleri iç
Selamlar,
Hem insanlığa ufak da olsa bir katkıda bulunmak hem şu dönemde hayatıma birazcık anlam katabilmek için sosyal bir sorumluluk projesinde yer almak istiyorum.
Çocuklarla aram pek iyi olmadığı için onu eledim.
Az evvel İstanbul Gönüllüleri’ne başvurdum görme engellilere sesli kitap projeleri için.
Bir öneriniz varsa elimden tutup yazdırmaya götürürseniz memnun olurum
0
sırtçantalı
(18.06.23)
Merhaba, son zamanlarda benzer arayışlar içerisindeyim, koşullar uyar mı bilmiyorum ama insanlığa faydanız dokunacak ESC fırsatlarını ab-ilan.com adresinden takip edebilir ve başvuruda bulunabilirsiniz.
0
Sumashi
(18.06.23)
Valla acikcasi ben egitime ozellikle de koy okullari ya da zor durumdaki yatili, durumu iyi olmayan ogrencilere yapilan desteklere agirlik veriyorum. Digerlerine gore bu biraz daha ugrastirici cunku bir kisa mesaj atip bilmem kac x tl odeyip hemen kendini tatmin etme durumun yok yeri geliyor sehirlerdeki okullari/muhtarlariklari tek tek arayip bilgi almaya calisiyorsun ya da bir yerlerde denk geldigin yardim gonderileri icin bol bol soru sorup cevap almaya calisiyorsun ancak sonucu bana cok daha etkili geliyor.

Her ne kadar egitim sistemi gunumuzde buyuk bir darbe alsa da yine de bana en iyi yol gibi geliyor cunku direkt balik vermeyip balik yakalamasini ogretmekle birlikte gerekli ekipmanlari sagliyorsun gibime geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(19.06.23)
katma değeri yüksek şeyler yapmazsınız ama haftanın her günü gönüllük faaliyeti olması nedeni ile ankara lösev. istanbul da durum nasıl bilemiyorum. bir sorun.
0
haydii
(19.06.23)
(11)

Birisi sizi takip etse

karayel
izin gününüzde görünmez biri sizi takip etse, her saniye peşinizde ama siz farkında değilsiniz. Görünmez dedik :)Hakkınızda söyleyeceği şey ne olurdu?yani sizi nasıl tanımlardı?Tek kelime ya da kısa olsun tanım.
izin gününüzde görünmez biri sizi takip etse, her saniye peşinizde ama siz farkında değilsiniz. Görünmez dedik :)

Hakkınızda söyleyeceği şey ne olurdu?

yani sizi nasıl tanımlardı?

Tek kelime ya da kısa olsun tanım.
0
karayel
(18.06.23)
waoow der ne kadar sıradan bir insan :D
0
freebird5406_2
(18.06.23)
"Acınası" derdi.
0
huçi kuçi
(18.06.23)
bu da avare avare dolasiyor cok mutsuz galiba
0
Kittie
(18.06.23)
Klas adam.
0
dissendium
(18.06.23)
Rutin mükemmel
0
baldan kaymak
(18.06.23)
Doymuyor asla doymuyor..
0
AlsterWasser
(18.06.23)
Deli galiba
0
sırtçantalı
(18.06.23)
Valla izin gunumde takip ediyorsa moduma gore ya 'aman evden cikarsin' ya da 'gir lan iceri artik' falan derdi. Boyle de dengesiz biriyim.
0
j r r tolkien hayrani
(18.06.23)
Açıktan söyleyecekse "çok iyi çok tatlı biri, kendi dünyasında mutlu mesut yaşıyor" derdi.

İç sesinden konuşacak olursa "ot gibi gün geçiriyor bir de yaşadığını sanıyor (buraya bir küfür gelecek)" derdi. :D
0
akhenaten
(19.06.23)
Amma yattı be!
0
gadlemler
(19.06.23)
Bomboş bir hayat...
0
Dağcı
(19.06.23)
(2)

Java mı C# mı ?

sassot
Türkiye'de iş bulmak için hangisini öğrenmek fayda sağlar ?
Türkiye'de iş bulmak için hangisini öğrenmek fayda sağlar ?
0
sassot
(16.06.23)
her ikisi de açıkta bırakmaz sizi. linkedin'de istanbul java anahtar kelimesi 1978, istanbul c# anahtar kelimesi 613 sonuç veriyor. bir hedef sirketiniz veya hedef sektörünüz varsa o alanda da daraltarak bakabilirsiniz sirketler hangi teknolojiler ile ilan cıkıyor.
0
dr doofenshmirtz
(16.06.23)
Esasen oyle direkt su ya da bu demek pek mantikli degil. En temel itibariyle ikisi de benzer diller birini bilen digerini de cok zorlanmadan ogrenir zaten. Onemli olan sey hangi alana yogunlasacagin. Atiyorum gidip native mobile development kasacaksan Java elbette daha onemli hatta onun yerine Kotlin ogrenmek daha mantikli olur ancak oyle saf Java degil Android gelistirme olayina falan asina olman gerek.

Yok gidip web kasacam diyorsan da bu sefer olay yine direkt dilin bilgisinden ziyade kullancagin frameworklere ve o konudaki genel bilgine bakiyor. Yani gidip sadece Java ya da C# biliyor olmak seni bir web developer yapmaz. Java icin spring framework bilgisi, c# icin .net core framework bilgisi ve bu konudaki genel isleyisi bilmen gerek.

Yani kisaca Java ya da c# denecek bisey yok ortada. Basta da dedigim gibi olay salt dil bilgisi ise birini bilen digerini de kolayca ogrenir zaten. Olay girecegin alandaki bilgine bakiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(17.06.23)
(11)

Yaşadığınız absürt bir an var mı?

mor oje
Mesela ben şu an biraz çakırkeyif, beşiktaş’ta bir telefoncunun önünde tabureye oturdum. Elimdeki aynaya bakarak ruj sürüyorum. Arkada canlı müzikte köfn çalıyor.
Mesela ben şu an biraz çakırkeyif, beşiktaş’ta bir telefoncunun önünde tabureye oturdum. Elimdeki aynaya bakarak ruj sürüyorum. Arkada canlı müzikte köfn çalıyor.
0
mor oje
(03.06.23)
Absürt değil ama şu an manowar konseri için beklerken yere köy kahvesinde gibi oturduk bekliyoruz
0
kisa
(03.06.23)
arkadaşlarımızla trene binecektik. biletleri internetten ben almıştım. haydarpaşa garında bilet otomatından ben biletleri bastırmaya çalışırken tren kalktı. bizim arkadaşlar biletsiz trende kaldılar. ben de biletlerle haydarpaşa'da kaldım.

sonra telsizle treni arayıp durumu kondüktöre izah ettik. ben de sonraki trenle gittim gideceğimiz yere.
0
alperz
(03.06.23)
Bugün yabancısı olduğum bir ilçede hastaneye giderken karşıdan gelen teyzenin biri gülerek kızım nasılsın, nereye böyle dedi. Şaşırarak ve gülerek valla hastaneye gidiyorum teyze deyince, ah kızım hasta mısın, Allah şifa versin deyip gitti. Garipti.
0
Amaranta ursula
(03.06.23)
Askerde herkesi karşılıklı dizip bir süre selam verdirmişlerdi. Karşında biri var ve sana onlarca kez adını soyadını memleketini bağırarak söylüyor. Çok saçmaydı.
0
dissendium
(03.06.23)
Yürüyüş yaparken kafama yandan kuş çarpmıştı. Ben bi tarafa kuş diğer tarafa savruldu sonra yolumuza ettik.

Universitede yaz okulundayken tek başıma yemekhanede yemek yiyecektim. Şort, askılı geziyorum. Gerdanımda da yukarı bakan gözlü kolyem var. Yemeğimi alıp yer bakarken kapalı bir kız beni baya süzdü ve gerdanıma baktı. Açık buldu heralde diyip sallamadım en arkalarda bomboş bi alana geçip yemeğe geçtim. Yerken kapalı kız çevremde mırıldanarak 2-3 tur attı ama benim tarafta kimse yok. Büyü yapıyor falan sandım. Tepsiyi bırakacakken kız önümü kesti. O kolye ne demek biliyor musun diye çıldırmaya başladı. Yoo ne demek dedim, yukarı bakan göz şeytanın sembolu illuminati misin çıkar vs falan dedi. Yukarı bakan göz öyle mi demek dedim, evet dedi, ters çevirsem olur mu bak aşağı bakıyor şimdi dedim. Error verdi kız. Ben de kötü kadın kahkahası atıp yoluma devam ettim.
0
jazzabel
(03.06.23)
cezaevindeki yakinimi gormek icin baska sehre gitmistim.ucakla gidip arac kiraladim sehirde sel vardi ve goruse gec kalmistim kac kez kaza atlattim bilmiyorum en son goruse yetisebildim. orada yakinimin kogustan arkadasinin karisiyla tanistim. kadin ve bir oglu var kucuk. israrla kadina gitmemi soylediler napcaksam. ben ambale olmus durumdaydim ve cikista kadinin evine gittik. havaalanina yakin oturuyordu aksam ucagi beklerim die dusundum herhalde. kadin rus, cok az turkce biliyor. girdim corap verdi, kocasindan hayiflandi, rusya ovuldu, ogluyla biraz oynadim, cay ictik sonra ciktim. dunyanin en sacma bulusmasiydi neyime guvenip gittim bilmiyorum ama mahkum yakini diye bi "oz kardesim benim" havasi oluyor shshsh
0
ala09
(03.06.23)
sokakta yürürken karşıdan sinirli (sanırım psikolojik sorunları olan) biri hızlı hızlı bana doğru yürüyordu ve ben çok geç fark ettim. tank gibi geldi ve omzuyla benim omzuma carparak itti beni. çok feci bir ağrıyla yere düştüm, adam hiç umursamadan gitmeye devam etti, beni gordugunden bile emin değilim. ortam cok kalabalik olmasina rağmen kimse yardıma gelmedi. arkasından baktığımda adamın yürüme yolunu herkesin boş bıraktığını gördüm, karşısına çıkan bir geri**kali benmişim.
0
metallic orb
(03.06.23)
bana X otelinde kongre var, gel denildi. Gittim, ayni otelin baska bir subesine gitmisim, mal gibi ve baska bir toplantiyi dinledim geri geldim.
özgüven önemli, durusumu hic bozmadim. kimse de sormadi. kuru pasta yedim hic olmazsa :D
0
durgunfoton
(03.06.23)
Sene kaç hatırlamıyorum Anadolu turuna çıktım. Otobüs kaptanıyla Kuşadası'nda rakı balık yapıyoruz. Arkadaşı da var Kamil Koç kaptanı. Bizimki bıçkın bir delikanlı, içti yarınlar yokmuş gibi. Ertesi gün sabah 08:30'a depar verdim Çanakkale'ye yol yapcaz. Arkadaşı dedi bu ayılmazsa beni ara, ben kullanırım. Bizimki tabi b.k sürdürmüyo. Otele yürürken kızını arıyo, sevgilisini arıyo, direğe çarpmasın diye sağdan itiyorum yalpalayarak direği sıyırıyo vs.

Neyse sabah 8 oldu, baktım kahvaltıda yok. Herhalde kahvaltısını yaptı otobüsün başında diye düşündüm. Aradım cevap yok. Bi daha aradım yine cevap yok. İndim otobüse kilitli. Herkes valizlerle lobiye iniyo yavaş yavaş. Durmadan arıyorum yok Allah yok. Resepsiyondaki oğlana dedim al yedeği gel benle.

Koridordan odasına yürürken giderek çoğalan bi tv sesi... Kapıya geldik, dedim öldü herhal çünkü hala arıyorum ve telefonun sesini duyuyorum. Çocuğa dedim aç kapıyı bak, bana haber ver ne durumda. Açtı, girdi, baktı, döndü, burda dedi. Ben girdim tv son ses çizgi film açık, Bornovalı p.ç Semih (lakabı buymuş) pamuklu beyaz atlet beyaz slip donla yüz üstü yatıyo. Matador edasıyla yandaki yatağın örtüsünü tek hamlede çekip üstüne fırlattım, kaaak diye dürtüp uyandırdım. Resepsiyoncu oğlanı ben seni bunun için mi yanımda getirdim diye fırçaladım. Kahve, vitamin falan ayıltıp yolda tek S çizdiğini görürsemli cümlelerle olaysız dağıldık. Ama don gözümün önünden hala gitmiyo.
0
beetlejuice
(03.06.23)
Valla gecen sene riga'da gecenin bir yarisi otele girmeye calisirken bulasici beyin tutulmasi yuzunden cok sacma sapan bir olay yasamistim. Soyle ki, otele girecem kapiyi itiyorum itiyorum acilmiyor, 'ulan herifler kapiyi kilitleyip gitti, kod mod bisey de vermediler' deyip bendeki numarayi, kapinin yaninda yazan numarayi falan ariyorum ariyorum kimse acmiyor, ben de en son mesaj atip durumu anlattim.

Sonra etrafa bakarken karsi taraftaki pubta milletin bana cins cins baktigini gordum. 'Bunlar herhalde biseyler biliyordur' diye yanlarina gidip durumu anlattim herifler de benle gelip kapiyi zorladilar yok acilmiyor kapi. En son caresiz 'belki gorevliler gelir acar ya da mesaja cevap verirler' diye onlarla oturup otelin kapisini izleyecek sekilde icmeye basladik. Derken bir grup geldi otelin onune, kapiyi cektiler ve kapi acildi. Masadakilerle 5-10 saniye boyunca birbirimize bakip basladik gulmeye. Diger grup gelmese acik kapidan iceriye girememe malligi yuzunden geceyi disarda gecirecektim neredeyse :D
0
j r r tolkien hayrani
(03.06.23)
Coook var.

5 yil kadar oluyor. Biri benim fotograflarimla instagram hesabi acmis. Lezbiyen oldugunu söyleyip kadinlara yaziyormus, benim fotografimla. Bahsettigim fotograflar kedili fotograflar, normal selfieler bu arada. Müstehcen bir durum yok.

Olay, Besiktas'ta bir bujiteride dolasirken ortaya cikti. Bir kadin magaza calisani gözlerini bana dikti. Bakiyor fakat neden baktigini anlamiyorum. :D

+ Ezgi??? Ezo??? dedi. Afedersiniz, adiniz Ezgi miydi?
- YOOOO, degil. X ben.
+ Lezbiyen misiniz?
- NE?! YOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO???????

Sonra kadin, fotograflarim kullanilarak acilan hesabi ve yazismalari gösterdi. Hesabi sikayet ettik vs.

Yani hic bilmeden kadinin sapigi durumuna düsüyordum az daha. O kadar sapik ki is yerini bulacak kadar. Cok acayipti.
0
chihirovekohaku
(11.06.23)
(8)

Yeni görgü kuralları

akhenaten
Önceden gerek bugünkü teknolojilerin var olmaması gerekse yaşam tarzındaki değişiklerden ötürü yeni geliştiğine ve sessizce genele yayıldığına şahit olduğunuz görgü kuralları neler? Burda kıstas bu kural örneklerinin doğrudan kendi değer yargınızı yansıtmasından ziyade sizde yeterince geniş bir çevr
Önceden gerek bugünkü teknolojilerin var olmaması gerekse yaşam tarzındaki değişiklerden ötürü yeni geliştiğine ve sessizce genele yayıldığına şahit olduğunuz görgü kuralları neler? Burda kıstas bu kural örneklerinin doğrudan kendi değer yargınızı yansıtmasından ziyade sizde yeterince geniş bir çevre tarafından kabul gördüğü intibası uyandırmış olması. Hatta bu size ters gelen bir şey de olabilir.

Benim aklıma gelenler;

-Toplum içinde telefonla bir şey izlenip dinlenecekse ya kulaklık kullanılır ya da izlenmez, dinlenmez.

-Sıradışı bir durum yoksa günlük haberleşme için; Mesaj atmak > Telefon etmek

-Başkasının çocuğuna mümkün olduğunca bir şey öğretmekten, benimsetmekten kaçınılır. Bir sorun olduğunda doğrudan çocukla muhatap olunmaz ailesine söylenir.

-Romantik anlamda tanışma talebi iletmek için tek bir hak vardır, ikinci defası olmaz.
0
akhenaten
(27.05.23)
Ben daha apartmandakilere camdan cop atilmamasi gerektigini ogretemedim. Bu gorgu kurallari cok ileri seviyede.
0
Kahvedesu
(27.05.23)
Plajda veya sahilde otururken sesli müzik açılmaz.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.23)
Valla -mali -meli tarzinda degil de genel olarak dusuncemi soyleyecek olursam da karsi tarafla anlasmadan goruntulu arama cok sacma geliyor bana. Gecen mesela evde oyle malak gibi yayilirken bir baktim neredeyse 10 yil once yuzyuze konustugum kisi beni goruntulu ariyor. Ne alaka ulan deyip reddediyorsun aramayi dogal olarak. Sonra da sen kaba oluyorsun.


Bir de mesaja ses kaydiyla donen kisiler cok sacma geliyor bana. Bisey yaziyorsun adam sana ses kaydi gonderiyor cevap olarak. 'Sesle iletisim kurmak istesem zaten arardim dingil, ozet gec yaz' deyince de yine sen kaba oluyorsun. Ilginc.
0
j r r tolkien hayrani
(27.05.23)
İş yerinde masası başında telefonuyla uğraşan arkadaşın arkasından geçerken biraz daha acele etmek.
Kendisinin malum özel şeyleri olabilir, gözümüz takılabilir, rahatsız olabilir, şüphelenebilir. Bizde ağzında bakla ıslanmayan biriysek hemen öğle molasında sağa sola etrafa duyurabiliriz belki.

Sokakta yalnız başına sakin adımlarla yürüyen kadını hızlıca geçmemek gibi birşey bu.

Başkasının çocuğuna bir şey öğretmek kısmına katılmıyorum doğrusu.
Bir çok kez yere çöp atan çocuğu uyarmışımdır ve söz dinlemiştir çoğu. Yine biri arkadaşını üzdüyse nasihat vermişimdir.
Dersleriyle alakalı sorular ve bilmeceler sormuşumdur.
Bazı kelime manalarını öğretmişimdir.

Tabi bu zamanda insanların fiziki anlamda birbirine çok yakın olmalarına rağmen yabancılaşması, suizan ve karamsarlığımız karşıdaki kişiye ait herşeye de bir sorun yaşamama adına mesafeli olmamıza neden oluyor. Böyle konularda yer , tavır ve zamanlama önemli ki bu da ayrı konu.
0
diyecevaplandı
(27.05.23)
Biriyle (romantik anlamda) yeni yeni tanışıp konuşurken, sen istemeden ya da konusu geçmeden fotoğraf atması, fotoğraf istemesi. Wtf?
0
Amaranta ursula
(27.05.23)
İlk madde dışındakilere katılmıyorum. Siz neye göre genellediniz bunları acaba? Çok yeni değil ama hâlâ benimsenmeyen bir şey olduğu için yazacağım. Atm sırasındayken işlem yapanın dibinde durmamak
0
yazdonumu
(27.05.23)
Bence de öncelik telefon etmek değil, mesaj atmak olmalı ama buna bir görgü kuralı demem sanırım. Nick yazacaktım ama yukarıdakilerin hepsine +3 diyeyim bir iki maddeye şerh düşerek.

Trafikte mesela hiçbir görgü kuralı uygulanmıyor hatta bildiğin ahlaksızlık almış başını gitmiş. Tek görgü kuralı yol verene işaret ile teşekkür etmek sanırım.

Mesai bitişi çok yakınken gün içinde gönderilebilecek ya da acil bir durumu olmayan bir şey istememek, diyeyim ben de. Hatta mesai saati dışında ya da hafta sonu acil olmayan bir iş için aramak ya da mesaj atmak diye ekleyeyim.
0
nawar
(27.05.23)
@yazdonumu

Çevreden gördüklerim ve internette meme haline gelmiş, üstüne bolca esprisi yapılan konulardan çıkardıklarımdı.

Özellikle mesaj > telefon konusu 25 yaş ve daha alt yaş grubunda gün geçtikçe daha hassas bir konu haline geliyor gibi. Telefon edenlerden şikayetlenen gençlerden tutun çocuklarına telefon edip neden mesaj atmıyorsun dedi diye yakınan anne babalara kadar baya geniş bir gündemi var bu konunun.

Diğerleri de az çok böyle şeyler.
0
🌸akhenaten
(27.05.23)
(8)

bir is gununde ne yapiyorsunuz?

antikadimag
is ile alakali bir duyurudan aklima geldi. gun icinde day-to-day aktiviteleriniz neler?
is ile alakali bir duyurudan aklima geldi. gun icinde day-to-day aktiviteleriniz neler?
0
antikadimag
(25.05.23)
Üretimi geziyorum. Siparişleri kontrol ediyorum. Bu sabit. Hep oluyor.
0
dissendium
(25.05.23)
Valla genelde bana atanmis bir gorev varsa ilk birkac saat onu cozmeye calisiyorum. Cozebildiysem sonraki zamanlarda oyle bos bos takilip ustum bir geldiginde alt+tab yapip ilgili gorevi cozuyormus gibi gosterecek seyleri aciyorum. Bitiremediysem gorevi bitirmeye calisiyorum,
0
j r r tolkien hayrani
(25.05.23)
Senin yaptığın işin aynısı
0
zimbirik
(25.05.23)
Maalesef şu sıralar şirketi tek adam rejimi gibi yönetiyorum. Ben bir şirketi yapamıyorum koca ülkeler nasıl tek kişiyle yönetiliyor. Yorgunluktan, uykusuzluktan ölmek üzereyim. Satış faturalama, muhasebe, ithalat, ihracat, tahsilat, raporlama, vergi, tedarik, analizler, sözleşmeler, sap sorunları, geliştirmeler, aklına ne gelirse. Abi çalışanlar arasında anket yapacak şirketten bir kişi, teams’ten şirketin tepesindeki bana yazıyor. Neyi kullanalım, siz iyi bilirsiniz. Beni dahil etmedikleri hiç bir konu yok, kafayı yedim.
0
gabe h coud
(25.05.23)
Calisanlarin sorularına cevap ver.
Calisanlarin portfolyolarina göz at.
Acil siparislere çözüm bulmaya çalış; drop sipariş yap ya da çözüm bul.
Sap sorunlarina bak.
Garip garip sap processleri yapmak isteyen ürün grubunun processlerini anlamaya calsi, bunu yapacak is gücü olmadığını bütçeye adam yazmalarini soyle.
Asya ile konuş, amerika ile konus, avrupa ile konuş.
Calisanlarin bitmek bilmeyen sorularina cevap ver. Sürekli "tu es dispo?" Ya da "can we have a quick call" gibi mesajları görmüyor gibi yap.
0
logisticsmanager
(26.05.23)
benzer seyler benim de. %30-40 diger ekiplerle toplanti, kim ne istedi, hangi isten ne kadar 'deger' yaratiriz (orn x bi sistemi otomatize ettik diyelim, bu sayede artik haftada 50 saat baska isler yapilabilecek, normalde o 50 saatlik calisma bize 100k ya mal oluyorduysa artik o ayni 100k ile baska seyler yapilabilecek gibi), neyi onceliklendirelim vs. ya da alakasiz sacma sapan isleri elemece, iste bu is basit baska takim yapsin, bu is icin elimizde yeterince veri yok vs gibi.

sonra bi %20-30 kendi icimizde toplantilar, hangi is icin hangi yontem uygun, hangisine ne veri kullanilacak, bu veriler nerde, nasil modellenecek, daha once benzer bisey yapan olmus mu, privacy sorun olur mu, sonrasindaki operasyonlari kim takip edecek vs. kalan zamanda da is iste, verileri birlestirme, temizleme, toparlama, alakali feature'lari belirleme, model gelistirme filan. temel ciktimiz makine ogrenmesi modelleri, bazen modelin kendisini teslim ediyoruz bazen de modelin ciktisini.

chatgpt ciktigindan beri uzerimizde sacma sapan bir ilgi alaka ve baski var, herkes herseye yapay zekali cozum istiyor ama istenenlerin %70i yapay zeka olamdan da halledilebilecek isler. bu dengeyi saglamaya calisiyoruz kendimizi kovdurmadan.
0
taurina
(26.05.23)
web site yapiyorum ben. daha dogrusu ayni web siteyi surekli gelistiriyorum :D ekiple toplantilar falan oluyor. bazen baska ekiplerle toplantilar. webmaster'im yani :D
0
lemmiwinks
(26.05.23)
Yazılacak dilekçeler varsa onları yazıyorum. Onun harici müvekkiller ile görüşmem varsa onlar ile görüşüyorum. Bunlar harici standart günlük içtihat, aym kararlarına ve makale varsa ilgimi çeken bunlara bakıyorum.
0
drako
(26.05.23)
(6)

Flörtte sürekli yaşadığım belirsizlik durumu?

sassot
1.biriyle ilgilenmeye başlıyorum2. ilgim karşı tarafın hoşuna gidiyor3. ama bana karşılık vermiyor soğuk davranıyor4. istemiyor herhalde diyip uzak duruyorum5. bu sefer karşı taraf ilgilenmeye başlıyor6. ben tekrar ilgilenince 3.adıma geri dönüyoruz.neden böyle oluyor ?
1.biriyle ilgilenmeye başlıyorum
2. ilgim karşı tarafın hoşuna gidiyor
3. ama bana karşılık vermiyor soğuk davranıyor
4. istemiyor herhalde diyip uzak duruyorum
5. bu sefer karşı taraf ilgilenmeye başlıyor
6. ben tekrar ilgilenince 3.adıma geri dönüyoruz.

neden böyle oluyor ?
0
sassot
(15.05.23)
Cevap ikinci adimda sakli. Sen degil, ilgin hoslarina gidiyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.23)
Bahsettigin sey flört olmadigi içindir çünkü flört karsilikli olan bir sey.
0
Avoiding The Puddle
(15.05.23)
Biz bunlara literatürde attention whore diyoruz. Bir tür ego tatmini. Bu tavrı hissettiğin an uza gitsin.
0
halitkin
(16.05.23)
1- Her zaman belirli karakterdeki insanlardan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bu karakter de size uygun olmayan bir tip olabilir. Nasıl insanlardan hoşlandığınızı gözlemleyin.

2- Baştaki ilginiz çok ani ve korkutan bir etkiye sahip olabilir. Karşınızdaki kişinin temkinliliği olayı kontrol altına almak için bir mesafe koymaya dönüyor olabilir. Olağandışı ilgi insanı soğutur. İşleri ağırdan almayı deneyebilirsiniz.

3- Sorun sizde olabilir. İnsanlara nasıl davrandığınızı gözden geçirin. Doğru bildiğiniz şeylerden bazıları yanlış olabilir. Özellikle arkadaş çevresi ve çevrenizden öğrendiğiniz ve doğal gördüğünüz her davranışı gözden geçirin. Sorunlu insanlar vardır, siz de bunlardan biri olabilirsiniz, bir gözden geçirmekten zarar gelmez.
0
akhenaten
(16.05.23)
butun iliskilerinizdeki tek ortak nokta sizsiniz, hatta tum hayatinizin tek ortak noktasi, tek degismeyen degiskeni sizsiniz. cok basit bir kural ama insanlar kendisine bakmamak icin inanilmaz bir cabaya giriyor. bu her iliskinizde, her zaman sorun sizsiniz demek degil, ama ilk bakacaginiz yer her zaman kendiniz olmali, hele hele de bir patern tespit ettiyseniz. onun icin once kendinize bakin sonra digerlerine. siz degisince iliskileriniz de degisiyor zaten.
0
kassiopeia
(16.05.23)
@kassiopeia

ben de o yüzden size soruyorum sorunun bende benden kaynaklandığını düşünüyorum ama ne olduğunu anlamıyorum. dışarıdan bir gözle bakılsın diye yazdım. yoksa millet kafayı yemiş der geçerdim.
0
🌸sassot
(16.05.23)
(7)

Dışarda yürüyüşe/koşuya çıkarken

iptalipka
Cep telefonu, cüzdan, ev anahtarını nasıl taşıyorsunuz yanınızda? Kola takılan telefon aparatı filan kullanışlı mı?
Cep telefonu, cüzdan, ev anahtarını nasıl taşıyorsunuz yanınızda? Kola takılan telefon aparatı filan kullanışlı mı?
0
iptalipka
(15.05.23)
freebelt kullanıyorum. Telefon, ev anahtarı ve kimlik vs sığıyor. Cüzdan taşımaya gerek yok.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(15.05.23)
Çapraz çanta takıyorum. Ama hedefim telefonsuz çıkmak.
0
Amaranta ursula
(15.05.23)
Sağ cep: cep telefonu
Sol cep: ehliyet/kimlik
Arka cep: anahtar
0
nawar
(15.05.23)
Valla kirk yilda bir kosuya cikarim. Ciktigimda da yanima sadece anahtar ve telefon alirim. Telefon sag elde, anahtar da ya sol elimde ya da sortumun cebinde takilirim.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.23)
Decathlon’un kosu icin bel cantalari var, ondan alabilirsin
0
mor oje
(15.05.23)
Kola takılan telefon aparatı filan çok kullanışlı cidden.
0
halitkin
(16.05.23)
kışın cekete, yazın koşu şortunun ceplerine. Cüzdan taşımıyorum, para ve sigorta kartı sadece. Kola bir kere taktım terleyince kaşındırıyor daha kullanmadım.
0
abi bi dizi buldum on numara
(16.05.23)
(4)

Atma Ziyaa Modunda Takıldığımız Arkadaş

onkiloversemtamamım
Böyle bi arkadaşımız var. Çok fazla kadınla çok ilişki yaşamış/sevişmiş, kendine şirket kurmuş batmış (yaş 25), ihalelere giriyomuş, 70liği tekte devirirmiş falan. Manga konserine gitmiştik bizi kulise sokabileceğini söyledi. Tabiki tanıdık falan da yok ama hep böyle çok iyi şeylerde kendinden çok e
Böyle bi arkadaşımız var. Çok fazla kadınla çok ilişki yaşamış/sevişmiş, kendine şirket kurmuş batmış (yaş 25), ihalelere giriyomuş, 70liği tekte devirirmiş falan. Manga konserine gitmiştik bizi kulise sokabileceğini söyledi. Tabiki tanıdık falan da yok ama hep böyle çok iyi şeylerde kendinden çok emin. Biz de bazen yalan söylüyo veya ilgi çekmek için havalı davranabiliyoruz tamam kabul ama bizim arkadaş sanki bunu hayat mottosu yapmış gibi. Hani yalan söylediği konular da bizim ispatlayamayacağımız konular. Bi yerden sonra inanmayı bıraktık. Dün gece de twitchte çok takipçisi olduğundan, anlık olarak seçim yayını yaptığından ve ellerinde çok büyük veri akışı olduğündan bahsetti. kk 52% alıyor çok büyük manipülasyon var bize gercek veriler geliyo kıvamında takılıyodu. Bizi de yayına al dedik, ohoo üyelik falan uzun iş dedi almadı. Okulda tam burslu olduğunu söylüyo ama 50% burslu olduğunu ondan gizli öğrendik. Yalan konuşurken de kesinlikle renk vermiyo, 6 senedir arkadaşız ve hiç "hani geçen böyle diyodun şimdi noldu" gibi bi yalanın ortaya çıkışı da olmadı. Bunlar haricinde oturup gayet güzel muhabbet ediyoruz da bu nedir anlamadık. Narsistik büyüklenmecilik olabilir diye düşünüyorum ama bunun bir psikolojik tanımı var mıdır? Neden bi insan böyle leblebi yer gibi yalan söyler?

Saygılar
0
onkiloversemtamamım
(15.05.23)
Mitomani
0
freedonia
(15.05.23)
Bu şekilde çok fazla kişi tanıdım. Kadın tanıdıklarımda bu oran daha da yüksekti epey.
0
Avoiding The Puddle
(15.05.23)
Ilgi cekme ihtiyaci ve alismis kudurmustan beterdir durumu yuzundendir bence. Yalani eger baskalari tarafindan oyle ya da boyle yuzune vurulmadigi muddetce ziya gibi cakiyla aslan oldurme modunda takilacaktir. Yalan yuzune vurulduktan ve baskalarinin durumdan bisekilde haberdar oldugu farkedildinde de yalanlar daha olculu duzeye gelecektir bence.
0
j r r tolkien hayrani
(15.05.23)
mitoman +1
0
bir soru sorcam
(15.05.23)
(4)

piyano çaldığım zaman mutfakta daha başarılı oluyorum?

sanemz
yani şöyle 1 saatte bir kaç çeşiti rahatlıkla çıkarabiliyorum. ama normalde bazen didinirim 1 çeşit zar zor. böyle bir ilişki olabilir mi bana mı öyle geliyor. sözlükte biriyle sohbetim olmuştu matematik hocasıydı, inşaatta çalışmış öğrencilik yıllarında, performansının yılların ustasından bile iyi
yani şöyle 1 saatte bir kaç çeşiti rahatlıkla çıkarabiliyorum. ama normalde bazen didinirim 1 çeşit zar zor. böyle bir ilişki olabilir mi bana mı öyle geliyor. sözlükte biriyle sohbetim olmuştu matematik hocasıydı, inşaatta çalışmış öğrencilik yıllarında, performansının yılların ustasından bile iyi olduğunu yazmıştı. sizin kendinizde farkettiğiniz gündelik hayatınıza iyi gelen hobileriniz var mı?
0
sanemz
(03.05.23)
piyan çalınca gelen bir mutluluk-başarı-rahatlama hissi diğer işteki performansı etkiliyordur.
benzer bir şeyi ben de yaşıyorum, davul çalıştığımda yorgunsam bile enerjim keyfim yerine geliyor. bunun peşine yapıp süre tuttuğum bir rutinim olmadığı için daha net konuşamıyorum ama modum yükseldiği için kesinlikle normalden daha rahat ve çabuk halledeceğime eminim işimi.
0
kisa
(03.05.23)
Satrançta önceki maçlarımı analiz ederek, hamleler üzerine düşünerek, puzzle çözerek günde 2-3 saati geçtiğim zamanlar oluyordu ve o dönemlerde çok daha kıvrak zekalı olduğumu hissediyordum. Problemlere çok farklı perspektiflerden yaklaşıp çözüm üretebildiğimi düşünüyorum satrançla yoğun haşır neşir olduğum zamanlarda.
0
vedatchilipeppers
(03.05.23)
Valla eskiden dota oynadigim zamanlar normal hayatta cok daha sabirli ve anlayisliydim. Hem oyunda bazen denk gelen toksik oyuncular ile basetmek hem de iflah olmaz cinliler gibi hep late game stratejilerim yuzunden hep ileriyi dusunuyormusum. Ilginc.
0
j r r tolkien hayrani
(03.05.23)
Daha dışardan bakınca buna verimlilik artışı deniyor, var yani böyle bir şey. Birçok firma buna kafa yoruyor o yüzden.

Ben de yeni bir şeyler öğrendiğimde, ilgimi çeken okuyacak/izleyecek yeni şeyler bulduğumda böyle oluyorum.
0
akhenaten
(04.05.23)
(8)

koşulsuz sevmek ne demek?

deartheodosia
bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak ne demek sizce? nasıl büyürseniz, anne/babanız size nasıl davranırsa “koşulsuz sevildim” dersiniz? (şımartılmayla, bencil/saygısız bir çocuk yetiştirmekle karıştırmadan.)
bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak ne demek sizce? nasıl büyürseniz, anne/babanız size nasıl davranırsa “koşulsuz sevildim” dersiniz? (şımartılmayla, bencil/saygısız bir çocuk yetiştirmekle karıştırmadan.)
0
deartheodosia
(30.04.23)
Koşulsuz sevgi verebilmek için travmalardan arınmış bir zihin gerekli. Bu da çoğu ebeveynde yok.
0
ruhen hastayim ben
(30.04.23)
Varlığına değer vermek. Derslerine çalışırsan seni severim demeden seversen koşulsuz sevmiş olursun. Koşulsuz sevmek için bu dünyayı iyi anlamak gerekiyor. Çoğu insan ölümü aklına bile getirmiyor. Çocuğu bir gün ölse keşke dersini bahane etmeden sevseydim diyecek ama artık geçmiş olacak. Ya da çocuğu uzak bir yere gitse değerini anlayacak, koşul sunmayacak, fırsatı olduğu her an sevecek.
0
dissendium
(30.04.23)
babamla iyi geçinirse.
0
sanemz
(30.04.23)
Valla acikcasi ben gercek manasiyla kosulsuz sevgi diye birseyin varligina inanmiyorum. Sevgi su ya da bu sekilde kosulludur bence. Ebeveynler ozelinde dusunursek de bir kisinin cocugunu sevmesi ya da diger cocuklardan daha fazla sevmesi de birsekilde kosulludur. Atiyorum cocugun kendi cocugu olmasi yani cocugun dunyaya gelmesinde rol oynamasi ve kendinden ozellikler tasimasi, belki cocugun fiziksel ozellikleri, belki cocugun zekasi/davranislari, belki cocukla ilgili gelecek planlari, belki hormonal vs diye gider bence. Dolayisiyla ben hicbir zaman kosulsuz sevildim diyemem cunku kosulsuz sevgi yok bana gore.

Haa kosulsuz sevilme degil de sevgi/sevilme eksikligini hissetmeme tarzi biseyden bahsedecek olursak da bu da genelde cocukla bir sekilde vakit gecirme ve onunla dogru sekilde ilgilenmekle ilgilidir bence. Genelde dedim cunku kisilerin ebeveynlerini degerlendirmeleri de gorecelidir. Misal cocukluk ya da ergenlik cagindaki degerlendirme farkli oluyor, yetiskinlik cagina gelindigindeki degerlendirme farkli olluyor. Ya da zaman sabit kalsa bile A cevresindeki diger ebeveynlerden gordukleri ile B cevresindeki diger ebeveynlerde gordukleri seyler baska beklentilere sebep oluyor falan filan.
0
j r r tolkien hayrani
(30.04.23)
tam olarak koşulsuz değil
1.si yaşamsal/fiziki ihtiyaçlarını karşılamak zorunda
2.si çocukla geçirdiği vakitten keyif alabiliyorsa bu da bir fayda/koşul

içten sarılmak, görev gibi görmeden oyun oynamak, vakit gerçimek, konuşmak, öğretmek, gezmek, parka gitmek vs.
0
bir soru sorcam
(30.04.23)
benim deneyimime göre; çocuk, ebeveyni koşulsuz sever.
0
from where i ride
(30.04.23)
Bunu ben de merak ediyordum mesela biliyor musun? Yani ben küçükken biraz yaramaz bi çocuktum, biraz çektirdim yani aileme ama çok enteresan bir şekilde ne yaparsam yapayım bana olan sevgilerinde 1 gram eksilme olmuyordu, yani oturup sakin kafayla düşününce bu bana çok mantıksız gelmişti, yani anne baba olmanın böyle bir modu açması bana imkansız geliyordu ama ben böyle bir şeyin olabileceğini kedimi sahiplendiğimde anladım. Yani açıkçası ben çoluk çocuk işine girmedim, bu yaştan sonra da girmem hem sevmiyorum hem de uğraşamam yani ama kedimi sahiplendiğimde gördüm ki kedi bana ne yaparsa yapsın sevgimde hiçbir azalma olmuyordu, yüzümü parça pinçik ettiğinde bile 5 dakika sonra "lan şunu bi denk getirsem de kafasını ısırsam" diye sevgiyle coşuyordum kendisine karşı. Sonra aklıma "lan bu kadın (annem) neden ne yaparsam yapayım beni hala bu kadar seviyor" diye sorguladığım anlar aklıma geldi, demek ki aramızda böyle bir bağ var, yani ben sahiplendiğim kediye karşı bile böyleysem beni bir miktar sıvıdan kendi içinde oluşturup büyütüp doğuran bir varlığın duyduğu koşulsuz sevgiyi tahayyül bile edemiyorum, bir ebeveynin çocuğunu koşulsuz sevmesi tam olarak böyle bir şey bana göre.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.04.23)
kosulsuz sevgi ebeveyn cocuk arasindaki iliskidir, yetiskin iliskileri icin soz konusu degildir. kosulsuz sevgi ile eylemlerinizin bir sorumlulugu oldugunu/olmadigini, ya da ailenin sinir koyamayacagini, kural koyamayacagini karistirmamak lazim. ders notlarin iyi olursa seni severim, yaramazlik yapmazsan seni severim degil, derslerin kotu de olsa yaramazlik yapsan da seni severim ancak bunlarin bir sonucu olur, bu seni sevmemek degil, haftasonu disari cikmamak, arkadaslarinla bulusmana izin vermemek olur gibi. ya da seninle oyun oynarim ve tum dikkatim uzerinde olur, ancak su anda telefonla konusuyorum ve rahatsiz edilmemem gerekiyor sinir koyma ornegi olabilir mesela. cocuklar isirmayi ogrenmeye basladiklarinda mesela, isirman canimi acitiyor ve bu davranisi yapmaman gerekiyor da yine kurallar ve sinirlar ile ilgili. ya da yorgunum ve 1 saat dinlendikten sonra seninle oynayabilirim de sinir koyma ornegi olabilir. cocuklarin arkadasa degil, ebeveyne, sinirlara, saygiya, ongorulebilirlige ve duzene ihtiyaci vardir. cocugu kosulsuz severek bunlari ogretmek mumkun ve olmasi gerekendir. ancak yaramazlik yaparsa cocugu gormezden gelmek, konusmamak, yok saymak gibi triplere girmek cocugun sevgiyi kosullu olarak ogrenmesine neden olur. ayrica cocuklar, ozellikle kucuk yasta her seyi kendilerinden dogru algilarlar. mesela isten eve sinirli geldiginizde, triplere giriyorsaniz, pasif agresif davraniyorsaniz, konusmamazlik yapiyorsaniz, 3-4 yasindaki cocuk bunun is nedeniyle oldugunu algilayamiyor ve kendisinin, varlik olarak sevilmedigini dusunuyor.

bana benzersen seni severim, benim gozumu/kasimi alirsam seni severim, escinsel olursan seni sevmem, engelli bir birey olmazsan seni severim gibi bir sey bir ebeveyn icin mumkun degildir. oyle biri ebeveyn de olamasa keske. ayrica cocukla kaliteli ve keyifli zaman gecirmek icin ortam yaratmak da ebeveynin gorevidir. bunlarin olabilmesi icin de oncelikle kisinin tam ve yetkin bir birey olmasi, kendi golge yanlarini gorebilmesi ve bunlari kabul etmesi gerekir. zaten bu surec hepi topu 10 sene filan, akli ermeye basladikca cocuga eylemlerinin bir sonucu oldugunu, sorumluluk almayi vs. ogreteceksiniz.

elbette ailesine siddet uygulayan bireylerden bahsetmiyorum, 18-20 yasina gelmis ailesine maddi ya da fiziksel siddet uygulayan bireye dur demek kosulsuz seviden bagimsiz, sinir koymaya giriyor.
benim anladigim cerceve bu sekilde.
0
kassiopeia
(01.05.23)
(2)

Dünyaya neden geldik amacımız ne ?

sassot
Yıllardır aklımda olan bir soru. Bu yüzden yaptığım her şey de bir yerden sonra anlam bulamıyorum. inception izleyenler bilir, ne yaparsam yapayım aklımdan çıkmayan bir düşünce. amacımız nedir, neden geldik.
Yıllardır aklımda olan bir soru. Bu yüzden yaptığım her şey de bir yerden sonra anlam bulamıyorum. inception izleyenler bilir, ne yaparsam yapayım aklımdan çıkmayan bir düşünce. amacımız nedir, neden geldik.
0
sassot
(15.04.23)
Amaç yok. Büyük resim yok. Madem geldik, sevip sevilelim, güzel insanlarla birlikte olalım. Hayat kısa, kuşlar uçuyor.
0
gabe h coud
(15.04.23)
Senin sectigin ve karar verdigin bisey olmadigi icin ortada amac da yok. Ebeveynlerimiz karar verdigi ya da oylesine zevk icin bir aktivitede bulunduktan sonra dunyaya geldik o kadar. Bilinc kazandiktan sonra da kendi amacini kendin yaratmaya calisip yasamina anlam katmaya calisirsin. Kimisi icin bu guc elde etmek olur, kimisi icin oteki dunyaya hazirlik olur, kimisi icin de zaten hiclige karisacaz hazir vakit varken kopalim tarzi bir amac olur.
0
j r r tolkien hayrani
(15.04.23)
(18)

yurt dışına yerleşince aidiyet hissi sağlanabiliyor mu?

ala09
hadi ben doğma büyüme hep aynı yerde ikamet ettim ama türkiye içinde üniversite, iş için şehir değiştiren insanlardan birinin derdi bu. beyaz yaka çalışanı. bu hususta soruyu kamoyuna açıyorum. ikinci sınıf vatandaş hissetmek var mı gerçekten? ait hissediyor musunuz yaşadığınız yere? kendiniz veya y
hadi ben doğma büyüme hep aynı yerde ikamet ettim ama türkiye içinde üniversite, iş için şehir değiştiren insanlardan birinin derdi bu. beyaz yaka çalışanı. bu hususta soruyu kamoyuna açıyorum. ikinci sınıf vatandaş hissetmek var mı gerçekten? ait hissediyor musunuz yaşadığınız yere? kendiniz veya yakınınız icin ne cevap verirsiniz

bana göre çok kişiye göre değişebilecek bir durum. yaşadığı eve bile aşırı duygusal bağ ile bağlı insanlar da var. sadece potansiyel imkanlar için tatmin olanlar da.
0
ala09
(05.04.23)
Ben yurtdışına yerleşmedim ama aidiyet konusu benim de dert edindiğim bir mesele olduğu için tezimde göç deneyimi olan katilimcilarima sorduğum bir soruydu. Göç çalışmalarında yeni mekansal yer edinmeler eski mekanlara olan aidiyet hissini ortadan kaldırmıyor. Hatta Faist'in şu sorusu çok anlamlı " Neden göçmenlerin sadece bir ülkeye bağlılık duyabileceğini düşünmek zorunda olalım ki?". Ama öte yandan göçmenin yerleştiği ülkenin eksiksiz bir vatandaşi olma hali ile benliği ile ilgili düşüncelerini memleketiyle tamamen koparma arasında kaldıkları ikili bir durum da mevcut. Ama şu da bir gerçek ki göçmen için karşılıklı ilişkiler yoluyla anlama, önemseme, ve onaylama durumu deneyimledigi ölçüde, topluluk tarafından önemli, değerli ve katkıda bulunma hissini hissettiği ölçüde sosyal olarak bağlı ve ait hissedebiliyor.
0
Amaranta ursula
(05.04.23)
ikinci sinif vatandas hissediyor musun? - hayir
aidiyet hissi var mi? - hayir
0
cooperr
(05.04.23)
ne yasadigim ulkeye ne de turkiye'ye aidiiyet hissediyorum. yasadigim ulkenin ana dilini bilmedigim icin benimle ayni statude olan yerel arkadasim az bu yuzden kendimi oraya ait hissetmiyorum, turkiye'de eski baglarim kalmadigi icin turkiye'ye de aidiyet hissetmiyorum. ha evet sonuc olarak evim orada ve ev neredeyse aidiyet oradadir.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(05.04.23)
romence bilseydim eğer tam buralı olurdum. ne yazık ki bilmiyorum, ama öğreneceğim daha kalırsam.

kendimi buraya rock konserlerine gidip de konserden sonra grup üyeleri ile sohbet ettiğim zaman buralı hissediyorum.

basçısını, lead gitaristini, bateristini, 2 solistini isim olarak bildiğim ve beni de tanıyan; zamanında istanbulda bile konser vermiş bir grup var luna amara diye. mahallemin grubu derim resmen.
0
rain when i die
(05.04.23)
kişiye göre çok değişir tabii. gittiğin ülkeye göre de çok değişir, dubai gibi herkesin yabancı olduğu bir yerde yaşam daha rahat ama isveç gibi çoğunlukla safkan olan bölgelerde bu iş daha zor. ben %100 aidiyet sağlanabileceğini sanmıyorum, 2. sınıf vatandaşlığı da yabancılar şubesinde sıraya girince yer yer yaşarsın ama bunlar hep baştan kabul edilmesi gereken şeyler zaten.

yani çok saçma bir cevap olacak ama ne abartıldığı kadar zor ne de kolay.
0
roket adam
(05.04.23)
O an neredeysem kendimi oraya ait hissediyorum, 1 haftalığına başka bir ülkeye gitsem 40 yıldır oranın vatandaşıymışım gibi takılırım, hatta bırak ülkeyi şehri bulunduğum semtin sorunlarına çözmeye yönelik girişimlerde bulunacak kadar kolay asimile olurum, götür bırak beni Grönland'a 1 sene sonra belediye başkanı olacak kadar benimserim güzel Grönland'ımızı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.04.23)
ikinci sinif vatandas hissediyor musun? - hayir 2. sınıf hissetmen zor ab ülkeleri usa, karışık zaten. dilini öğrenene kadar zorluk var

aidiyet hissi var mi? - hayir ama tr dede yoktu 3-4 senedir yer değiştiriyordum. o yüzden sorun yok.

kendi hayatına odaklanırsan zaten kimin ne düşündüğü o kadar önemli değil.
0
abi bi dizi buldum on numara
(05.04.23)
şu "ülkeler zaten karışık" argumanı geçerli değil ya kabul edemiyorum. isviçre toplama kampı bi ülke ama hayvan gibi ırkçılar. ismine göre bile farklı duygular uyandırabiliyosun karşındakine. Nur ile Rossy aynı kategoride değil
0
🌸ala09
(06.04.23)
Valla ben kendimi hicbir yere ait hissetmiyorum ancak genel olarak cevaplayacak olursam o aidiyet olayi bircok faktore bagli bence. Kultur, dil, iklim, oradaki kosullar vs diye girer. Her ne kadar diger faktorler de cok onemli olsa da oradaki kosullarin ve sahip oldugub imkanlarin her seyi belirleyecek en onemli sey bence.

Kosullar derken de hem ekonomik, hem sosyal kosullardan bahsediyorum. Atiyorum ekonomik kosullarin pek iyi degilse bu olay diger tum faktorleri direkt etkiler. Hem uzun soluklu yasam kurman zor olur hem de kulturu, dili vs ogrenebilme imkanlarin da oldukca kisitli olabilir. Iklim guzelse guzelligin farkina varamazsin, iklim kotuyse sana x2 daha kotu gibi gelir. Hal boyle olunca da zaten yasadigin yere kendini ait hissedemezsin cunku her an gidebilecek gibi bir durumdasin.

Misal Turkiye avrupa birligi ulkesi olmadigi icin gittigin yerde kalabilme kosullarin diger avrupa birligi uyesi ulkelerine gore daha zor oluyor genelde. Yani is bulmak, bir takim burokratik islemlerle ugrasmak, bir takim ekonomik kosullari yerine getirme falan insani bezdirebiliyor.

Sosyal olanaklar da iste bulundugun cevre, kisiligin hatta bir miktar sansa gore de degisiklik gosterebiliyor. Atiyorum eger biraz aktif ve girisken biriysen arkadas edinmen ozellikle yerel kisilerle tanisma olayi cok yarar saglayabilir. Dilini ogrenebilmeni kolaylastirir, kulturu daha cabuk ogrenebilirsin, iklime gore aktivite yapabilirsin ve bu da bisekilde belki aidiyet hissine yol acabilir. Yok icekapanik ve pek arkadas edinemiyor ya da sadece kendi ulkendeki kisilerle takiliyorsan da dilini ogrenemezsin kolay kolay, kulture adapte olamazsin falan aidiyet hissini hic hissedemezsin.

Kisacasi, kisinin yasadigi kosullar ve kisilikler bence en omelisi aidiyet hissi icin,
0
j r r tolkien hayrani
(06.04.23)
Ikinci sinif vatandas- hic hissetmedim.
Aidiyet- dilini ogrendikten sonra daha cok. Daha iyice karistim, kültürünü daha çok benimsedim.

Bence ulkenin kültürüne, yasamina asimile olunca daha kolay oluyor.
0
logisticsmanager
(06.04.23)
28 yasinda yerlestim. aidiyet hissedemiyorum. yani aidiyet hissediyorum da turkiye'ye hissettigim aidiyet seviyesinde hissedemiyorum. hic olacagini da sanmiyorum.

bir de ben amerika'dayim. herkesin gocmen oldugu bir ulke. almanya'da falan olsam allah gostermesin cok daha az hissedecegime eminim.

edit: sorunun diger kismini atlamisim. ikinci sinif hissetme durumu yok. ben burada ogrenci vizesiyle calisiyorum yarin isten cikarilsam adamlar bana issizlik maasi bagliyorlar. daha ne kadar vatandas gibi hissedebilirim bilmiyorum. yani devlet tarafindan degil de kulturel olarak aidiyet yok.
0
antikadimag
(06.04.23)
bu işin genel raconu şu: ilk göçen nesil aidiyet sağlayamaz ama uyumlu şekilde yaşar.(zorlukları da çeker)

orada doğan çocuklar eh, oranın vatandaşı olurlar ama yine biraz arada olurlar.

üçüncü nesil oralıdır artık çünkü aileleri de orada doğmuş hep o kültürle ve Türkiye'yi bilmeden yetişmişlerdir. Tabii Avrupa'da şu an böyle olanların bir kısmı reisçi :D O yüzden sosyal çevreyle de alakalı.

Kendin gibi insanlarla yaşarsan aidiyet hissi sağlanır. Bu Türkiye'de olursa Türkiye'de, başka ülkede olursa orada. Gidip aidiyet hissedemiyorum diyenler sosyal çevresi olmayanlar, ve evet zor. Mesela gidip oralı biriyle evlenip onun çevresine girenler bir tık kolay alışıyorlar.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
nhk ni youkosu +1 demeye gelmiştim.
0
alfired
(06.04.23)
hayatımın neredeyse %20'si yurtdışında geçti. hiçbir yere ait hissetmiyorum. önceden yaşadığım ülkeleri özlüyorum ama. türkiye hariç.
0
bohr atom modeli
(06.04.23)
@nhk ni youkosu adam bunu sormamış ki sen köylünün almanya ile imtihanını yazmışsın. beyaz yakalı ile işçi gelen kıyaslanamaz
0
abi bi dizi buldum on numara
(06.04.23)
@nkn "Kendin gibi insanlarla yaşarsan aidiyet hissi sağlanır." bunu genellestiremeyiz sanki.
kendim gibi insanlarla yasiyorum ama farkli nedenlerle ne turkiye'ye ne buraya yuzde yuz aidiyet hissediyorum. ayni zamanda her iki yeri de bir sekilde evim olarak goruyorum, havaalaninda 'eve geldim' diye mutlu oluyorum. hatta yasadigim bazi diger ulkelere gidince de oralari evim gibi gorup, baska turlu bir aidiyet hissediyorum .

bu kavramlarin hicbiri bence siyah beyaz olmadigi gibi, kisinin yasantisina, yasami algilayis bicimine gore fazlasiyla degisir.
2.sinif vatandas olarak hissetmiyorum ama elbette kendi vatandaslarinin sahip oldugu ve benim sahip olmadigim haklar var, ki bu gayet normal.
0
kassiopeia
(06.04.23)
Turkiye de dislanmis hissediyordum. Yurtdisina geldigimden beri “daha ait” hissediyorum. Ama t butunlesme de olmuyor tabi. 13-15 yas bence en son sinir, bu yaslardan sonra yurtdisina cikanlar tamamen butunlesmekte zorlanir diye dusunuyorum sahsen.
0
icim urperiyor
(06.04.23)
@abi bi dizi buldum on numara, beyaz yakalı iyi alım gücü ve benzer kültürle gidiyor okey ama "aidiyet" farklı bir şey. Beyaz yakalı dediklerinin bir kısmı Türkiye'de aidiyet sorunu yaşayıp kendini bulamamış insanlar.(ki belki de Türkiye'de aidiyet sorunu olduğu için gidiyor) O kelimeden ne anladığına göre değişir bunun cevabı. Ben İngiltere'de kendimi çok rahat hissetmiştim mesela ama artık buralıyım Dorset çocuğuyuz biz kafasına gelebilir miyim emin değilim. Orada büyüyenlerin ilkokul, lise vb. hayatları hep benzer şekilde yoğurularak geçti, oradan geçmeyenler tam o kültürün parçası olamaz gibi geliyor bana. Bakış açın, hayallerin her şeyin yetiştiğin ülkeye göre şekilleniyor ve ülkesindeki büyük problemlerden dolayı göç etmiş yetenekli biri ile X ülkesindeki Average Joe'nun aynı topluluğa ait hissetmelerini beklemek anlamsız bence, hayatları bambaşka geçti çünkü. İlk nesilden kastettiğim bu. Yoksa Almanya'da İngiltere'de yasalar düzgün uygulanınca hakkın verilince "ne güzel ülke ya çok seviyorum" demek aidiyetse okey o olur.

@kassiopeia, aynen kişiye göre değişebilir tabii, siyah beyaz değil dediğiniz gibi. Ama ben zaten orada da vatandaş olanları kastetmiştim vatandaş değilken (veya süresiz oturma izni) yerleşmiş kabul etmezdim ben mesela. Ama onu şu yüzden dedim, mesela Kanada'da çok mutlu olan da var ama sosyal çevre dolayısıyla mutlu olamayıp dönüp burada Bağdat Caddesinde oturan ve buradaki sosyal çevresiyle daha mutlu olan tanıdığım da var.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
(1)

CV sorusu - kariyer pivot etmek

bapyemir
arkadaşlar selam,daha önce şirketlerin operasyon ve operasyon geliştirme departmanlarında çalıştım.30 yaşımdan sonra kariyerimi pivot etmeye karar verdim. Veri analizi, python ve ilgili kütüphaneler, machine learning vs öğrendim ve bir yandan da veri bilimi yüksek lisansı yapıyorum.Henüz okulum bitm
arkadaşlar selam,

daha önce şirketlerin operasyon ve operasyon geliştirme departmanlarında çalıştım.

30 yaşımdan sonra kariyerimi pivot etmeye karar verdim. Veri analizi, python ve ilgili kütüphaneler, machine learning vs öğrendim ve bir yandan da veri bilimi yüksek lisansı yapıyorum.

Henüz okulum bitmedi fakat iş arama noktasına geldiğimi düşünüyorum. Bunu özgeçmişimde tam olarak nasıl anlatmam ve göstermem gerekiyor karar veremedim. İnsan kaynakları veya bu alanda işe alım yapan insanların tavsiyeleri önem arz ediyor.
0
bapyemir
(30.03.23)
Valla hocam acikcasini soylemek gerekirse okul tek basina hele de yuksek lisans ise bisey ifade etmez ne yazik ki. Ulkede yuksek lisans bolumlerinde egitimler ve icerikler oyle cok saglam olmadigi icin tek basina cok bir kredi sunmuyor.

Yapabilecegin sey, ilgili yuksek lisans bolum bilgisine ek olarak konuyla ilgili birkac proje yapmak ve bu projeleri de bisekilde gerek github linkiyle gerek aciklama ile vs CV ye ilistirmek bence.
0
j r r tolkien hayrani
(30.03.23)
(10)

İş teklifinde hangi aşamada istifa etmek lazım

baldan kaymak
Teklif ettiler kabul ettiğimde mi? Yoksa sözleşmeyi imzalayınca mı? Hangi aşamada yapmak lazım.
Teklif ettiler kabul ettiğimde mi? Yoksa sözleşmeyi imzalayınca mı? Hangi aşamada yapmak lazım.
0
baldan kaymak
(20.03.23)
Mutlaka imzaladiktan sonra
0
wct3 org
(20.03.23)
Kimi zaman mevcut sirket comak sokuyor sektor kucukse, sirket kurumsal degilse ha oyle demedik soyle oldu boyle oldu diyor. Pozisyon kapaniyor baska aday torpille geliyor her sey oluyor :) imzaladiktan sonra da olabiliyor tabi de ne kadar saglama alabilirseniz o kadar iyi her ihtimale karsi
0
wct3 org
(20.03.23)
Aslinda direkt imza atmadan once eger sirketten ayrilma sebebin cozulebilecek seyse (maas, bir takim haklar vs) dusunme suresi icerisinde gidip calistigin sirketinle konuyu konusup 'bak ben ayrilmak istiyorum soyle bir teklif var, karsi teklif yaparsaniz sizde kalabilirim' tarzi konusmak da yararli olabilir.

'yok ben her turlu ayrilacam' dersen de @wct nin dedigi gibi imzayi at sonra ayril.
0
j r r tolkien hayrani
(20.03.23)
Valla ben 3 is degistirdim hic oyle imza at sonra istifa et olmadi.

Teklifi alirsin el sikisirsin, gidersin mevcut is verene ben ayrilcam dersin. Tarih netlesir, sonra gider yeni is yerine bu tarihte basliyorum dersin.

Ha belki milyon dolarlik binlerce calisani olan sirketlerde farklidir ama tr ortalamasi bu
0
another satisfied lover
(20.03.23)
Valla bence de imzayı attıktan sonra söyleme. Belki daha yüksek bir teklif gelir kalmaya karar verirsin filan.
0
Amaranta ursula
(20.03.23)
Ben anlamıyorum sözleşme zaten işe giriş günü imzalanıyor, sözleşmes imzalamadan istifa etme diyenlerin ihbar süresi falan yok mu arkadaş bugün sünnet yarın deniz gibi hemen ertesi gün yeni işe mi başlıyorsunhz. Bu zamana kadar 7 defa istifa ettim hep de bilinen şirketletde çalıştım belki onun da etkisi vardır ama teklif aldım ertesi gün istifa ettim baktım mevcuttan teklf gelir mi diye baktım gelmedi hemen aradım kabul ettim teklifi.
0
condom kurşunu
(21.03.23)
Bugüne kadar hep teklifi aldıktan sonra istifa etttim, problem olmadı.
0
mirty
(21.03.23)
İki ay deneme süresi var zaten. Sözleşmeyi imzalasan bile bir sonraki gün işten çıkarabilir. Teklifi kabul etmek yeterli değil bana göre. İhbar süresi varsa ben iki hafta ya da bir ay sonra işe başlayabilirim, sizin için uygun mu demek gerekiyor. Belki işe hemen başlayabilecek birini arıyorlardır.
0
dissendium
(21.03.23)
Ben şimdiye dek yeni iş teklifi netleştiğinde, maaş ve diğer haklarda kesinlik sağladığımızda istifa ettim. İhbar sürem ve işten ayrılma tarihim netleştiğinde yeni başlayacağım yere bilgi verip X tarihinde başlıyorum diyerek talep ettikleri belgeleri yolladım. Yeni işin ilk günü de sözleşme imzalayıp başladım.
0
Lethe
(21.03.23)
teklifi kabul ettiğinizde gidip mevcut amirinizle görüşüp, böyle böyle bir durum var, izninizle ayrılmak istiyorum demeniz lazım. çıktığınız işyeri ile ihbar sürelerinizi görüşmeniz gerekir, ihbar sürenizde çalışmak istemiyorsanız, karşılıklı anlayış içerisinde çözmeniz lazım. yoksa zehir olur.
0
co2s2
(21.03.23)
(1)

Steam offline gözükme

tchuck
her zaman offline gözükmenin ya da spesifik kişilere offline gözükmenin yolu var mıdır?
her zaman offline gözükmenin ya da spesifik kişilere offline gözükmenin yolu var mıdır?
0
tchuck
(06.02.23)
Friends&chat kismina tiklayip durumunu direkt offline olarak ayarlayabilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.23)
(11)

nakdi yardım mı eşya yardımı mı

huzurlarinizda huzursuzluk
Sizce hangisi daha hızlı ve makbul ?Bir yardım kuruluşu aracılığı ile nakdi yardımda bulunmak mı yoksa belediye vs aracılığı ile eşya göndermek mi?
Sizce hangisi daha hızlı ve makbul ?

Bir yardım kuruluşu aracılığı ile nakdi yardımda bulunmak mı yoksa belediye vs aracılığı ile eşya göndermek mi?
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.02.23)
nakit. bu tip durumlarda genelde ihtiyac olmayan esya yigintisi olusur.
0
hot potato
(06.02.23)
ben de hot potato'nun dediği sebepten maddi yardım yaptım bu sefer. o eşyaların oraya götürülmesi, orada ayıklanması vs çok zor cidden.
0
roket adam
(06.02.23)
Bence her ikisi de. Bugün ahbap üzerinden yardım yaptım, yarın elimden geldiğince yardım malzemesi göndericem.

Yalnızca biri olacaksa nakit derim tabii.
0
msb
(06.02.23)
@datnet ben henuz yapmadim ama dedigim gibi tercihim nakit. hep afet durumlarinda gereksiz/asiri battaniye vs gonderiliyor diye okuyoruz. battaniye ihtiyaci olmayabilir, bilemeyiz yani. onun yerine telefonunu enkazda kaybetmislere telefon, medikal malzeme, ilac, cadir vs ihtiyaci olabilir. bu tip seylerin tedarigi icin de nakit gerekli.
0
hot potato
(06.02.23)
Mirket
(06.02.23)
Valla ben de nakit yardimini tercih ederim.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.23)
ahbap'a nakit gönderdim. imkanı olanların da güvenilir kurumlara bağış yapması çok önemli. ayrıca evdeki sağlam durumda olan kışlık kıyafetleri bulunduğum belediye aracılığı ile göndereceğim.
0
faithless
(06.02.23)
biz de hızlı olsun diye ahbap platformuna nakit gönderdik. yarın da belediye aracılığıyla eşya gıda vs için yardım yapmak istiyorum.
0
hypathia
(06.02.23)
Eşya yardımı daha mantıklı
0
red hot chili
(06.02.23)
ben nakitte cok guvenemiyorum ama battaniye yigini dedikleri sey cesetleri sarmaya bile yetmeyebilir. hicbir zarar gormediyse bile bolge halki komple barinma, yemek ve giyinme ihtiyacini bir sure gideremeyecek. ben de tercihimi esyadan yana kullandim. belediye de gida, giysi vs diye ayiriyordu toplarken de. sahit oldugum kadariyla gordugum cogu sey de ihtiyac niteligindeydi en basiti temizlik malzemeleri sinirsiz bi ihtiyac. yardim tirlarinin hakkini yememek lazim
0
ala09
(06.02.23)
Allah hepinizden razı olsun canlar. Ben de güvenilir kuruluşlar aracılığıyla nakit yardımı yapacağım.(kuvvetle muhtemel ahbap) İmkanım olursa yarın olduğunda da kıyafet yardımı yapabilirim inşallah.
0
🌸huzurlarinizda huzursuzluk
(06.02.23)
(8)

siz olsanız ne yapardınız?

0zlem
asgari ücrete çalışan koyu akpli bir kardeşim var. sırf bu yüzden iletişimimi min seviyede tutuyorum.bunun 15 yaşında bir kızı var. eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorum, özel ders vs gibi ama yukarıda bahsettiğim olay beni her şeyden soğutuyor.kızın başarılı olmasını istiyorum ama bu şekilde der
asgari ücrete çalışan koyu akpli bir kardeşim var. sırf bu yüzden iletişimimi min seviyede tutuyorum.

bunun 15 yaşında bir kızı var. eğitimi için bir şeyler yapmak istiyorum, özel ders vs gibi ama yukarıda bahsettiğim olay beni her şeyden soğutuyor.

kızın başarılı olmasını istiyorum ama bu şekilde ders almasını sağlamak onu ailesinden soğutur mu o da kafamı çok kurcalıyor. babasının yapmaması benim yapmam onda ne hissettirir bilemiyorum.

bu gibi durumlarda nasıl davranmak lazım?
0
0zlem
(05.02.23)
Eger egitimi icin yapabileceginiz bir sey varsa, lütfen elinizden geleni yapin.

Herkes ailesiyle bir noktada kendi ic dünyasinda hesaplasiyor. Yasadiklarini tartiyor. Siz yardim etseniz de etmeseniz de o hesaplasmalar yapilacaktir.

Siz bir gencin egitimini maddi manevi destekleyebilecekseniz, bundan hicbir sebeple geri durmamalisiniz. <3 Bazen ben buradayim diyip bir insana el uzatmak, o insanin hayatinda cok sey degistirebiliyor.
0
chihirovekohaku
(05.02.23)
Ayarlayabilirseniz o desteği verdiğinizi belli etmeden yapın.

"Ben bir arkadaşımı ayarladım Ayşe'ye A dersi için özel ders verecek ücretsiz" vs. Ücretsiz kısmını anne babaya söyleyin.

Bulacağınız öğretmenle de önceden konuşursunuz onlar bilmeden ödemeyi siz havale falan yaparsınız.

Ama son paragrafinizda dediğiniz "hissettirmemek" kısmına yapacağınız bir şey yok bence bu konudan bağımsız olarak. Öyle bir umursamazligi varsa eninde sonunda hissedecek o çocuk onu, ki hissetse daha iyi olur.
0
encokbenisevinnolur
(05.02.23)
ailesi kizlarina demek ki boyle bir hayati uygun goruyor. ve kiza belki matematik falan degil de sukretmeyi ogretiyorlardir. kaynaklarinizi baska bir cocuga ayirin bence. yine de yardim sonrasinda ailesine tavir almaz saniyorum kiz. sonucta imkanlarinin olmadigini 15 yasindaki cocuk farkindadir zaten.
0
Kittie
(05.02.23)
@chihi+1
Egitim yardimi bence de en iyi yardimlardan biri. Direkt balik vermek yerine baligin nasil yakalanacagina yonelik oldugu icin daha uzun omurlu. Yapacagin yardimin onda ne hissetirecegi de onun dusuncelerine, seninle olan iliskilerine vs bagli.

Ozel ders gibi seylerle ilgili olarak da hissettirmeden yardim etmek yerine onunla direkt bir iletisim kurarak ilerlerdim. Yani 'bak egitimin icin sen istekli ve basarili oldugun surece ben elimden geldigince sana destek olurum' tarzinda destegimi bildiririm ki hem sorumluluk olayi olsun hem de arkasinda bir destegin oldugunu bilsin.

Senin verecegin bu destek daha cok onun sana karsi daha pozitif olmasini saglar bence. Ailesi bu konuda fazla imkan sunamadiklari icin de onlardan soguyacagini sanmiyorum cunku onlar da ellerinden geldigince zaten ugrasiyorlardir diye dusunuyorum. Kisi de zaten olanaklarin ve durumunun bisekil farkindadir ve olaylari kendince yorumluyordur.
0
j r r tolkien hayrani
(06.02.23)
On beş yaşındaki çocuk çok da küçük değil. Babasının asgari ücretinin temel giderleri karşılamaya ancak yettiğinin farkındadır. O yüzden dışarıdan gelecek herhangi bir yardım elinin onu ailesine karşı soğutacağını düşünmüyorum. Önemli olan burada çocuğun geleceği, anne babasının kararları onu bağlamaz ve sırf bu yüzden böyle bir fırsatı kaçırmayı hak etmiyor bence. Kesinlikle destek olun, size karşı daha iyi yaklaşacaktır. Bazen çocuklar anne babaları bu imkanları sağladığı zaman onların zaten yapmak zorunda olduklarını düşündükleri için yeterince tutunmuyorlar böyle şeylere. Ama babasının kardeşinin onun için böyle bir fırsat sağlaması onun daha fazla ders çalışmasını sağlayabilir. İnsan anne babasına çarşı çok mahcup hissetmez ama size karşı hissedebilir başarısızlık yaşadığında ve bunu hissetmemek için daha fazla çalışabilir.
0
black holes in the sky
(06.02.23)
Elinizden geliyorsa kesinlikle yardim edin. Ailesinin goruslerini benimsemiyor olabilir ki benimsese bile ben yardim ederdi. Sonucta daha 15 yasinda ve babasindan ailesindrn etkileniyotdur. Hic olmazsa ilerde kendi ayakkarinda durur, ekonomik ozgurlugu olur meslegi olur. Hic dusunmeden yardim edin egitimine bence
0
oscar
(06.02.23)
babası yapmıyorsa sen yaptığını belli et. çocuk zaten babasının yapmayacağını anlayacak yaşta. ara kızı hangi konuda destek istiyorsun diye sor. sonuçta yakın akrabasın.
0
mikahakkinen
(06.02.23)
Belki vicdansızlık ama bende aynı şekilde düşünüp yardım etmiyorum bu tarz kişilere.
0
nhtzmc
(06.02.23)
(8)

Riga/Vilnius/Talinn

mirafiori
Kopenhag'a bir seyahat ayarlamayı düşünüyordum ama her şeyin fiyatını görünce odağımı bu 3 şehire doğru kaydırdım. Muhtemelen 4 günlük bir seyahat olacak, Riga öbürlerinden daha büyük gibi dolayısıyla yapacak daha fazla şey bulabilirmişiz gibi geldi. Ref de aldım güzel orası diye. Gece hayatı herha
Kopenhag'a bir seyahat ayarlamayı düşünüyordum ama her şeyin fiyatını görünce odağımı bu 3 şehire doğru kaydırdım. Muhtemelen 4 günlük bir seyahat olacak, Riga öbürlerinden daha büyük gibi dolayısıyla yapacak daha fazla şey bulabilirmişiz gibi geldi. Ref de aldım güzel orası diye. Gece hayatı herhalde 3'ünde de aktifçedir, ama gündüz görebilecek şeyler bakımından sıkmaması da önemli. Modern sanat müzesi falan filan cazip şeyler. Çok tarihi bir dokusu olmasındansa genç ve canlı bir dokusu olmasını tercih ederim. Derinlemesine dalmadan önce tecrübesi olan paylaşabilirse sevinirim :)
0
mirafiori
(04.02.23)
ben valla Vilnius hariç bunlara gittim. ama spesifik şeyler sormuşsunuz sanırım. o yüzden çok da cevap veremeyeceğim çünkü düz turist olarak gezdim. :.)

benim nazarımda Tallinn > Riga ama ikisi de güzel yerler. tallinnin old townı çok güzel gerçekten tarihi dokusu dışında da sanki biraz daha sizin aradığınıza uyar gibi de.
0
AlsterWasser
(04.02.23)
erasmus'u riga'da yaptım ama pandemiye denk geldi. belki onun etkisidir bilemeyeceğim ama gece hayatı olarak pek şey gelmedi bana. hiçbir kısıtlamanın olmadığı zamanlarda, erasmusçuların aktığı ortamlarda bile fazla insan-eğlence olmuyordu açıkçası. şehrin en sevimli merkezi yeri zaten küçük, her yer erken kapanıyor. yine de tallinn ve riga çok tatlı, gittiğine pişman olacağın yerler değil kesinlikle. ki gece hayatı yok değil, belki tatmin eder, ben pek ilgilenmediğim için üzerinde durmamıştım. vilnius'un sevimli ve yeşil olmak dışında bir özelliği yok ama bildiğim kadarıyla, ben olsam oraya gitmek yerine tallinn-riga ikilisinde daha fazla harcar veya feribotla helsinki'ye geçerdim.
0
mark greg sputnik
(04.02.23)
Valla öncelikle hepsini 4 güne sığdırma planından vazgeç bence. Vaktini sürekli yer değiştirmekle, bilet kovalamakla falan harcama derim. Şimdilik Vilnius ve riga takıl. Sonra da talinn ve helsinki yaparsın.

Gece hayatı üçünde de belli günler aktif. Cuma ve cumartesi diyelim, pazar zaten direkt ölü gün gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(04.02.23)
vilnius’da gerçekten hiç bir şey yok.
tallinn de max 1 günde bitirilebilecek gayet ufak bir yer. ben olsam bu programa artı olarak tallinn’den helsinki feribotu ile helsinki’yi de eklerdim. 2 saat sürüyor ve 20 euro mu ne. helsinki güzel bir şehir ve rock klüpleri falan da çok iyi. .
riga’ya gitmedim
helsinki olmazsa size hayal kırıklığı yaşatacak bir rota olacağı kesin bence. eh işte şehir gezmiş olurum derseniz gidin tabii ama o paralara gidilebilecek çok daha güzel ve canlı yerler var baltık kasabaları dışında
0
roket adam
(04.02.23)
Mesajda belirtmemişim, sadece birine gideceğim, 4 günde 3 şehir değiştime planım yok :)
0
🌸mirafiori
(05.02.23)
sadece birine gitme dostum. vilniusta falan sıkıntıdan patlarsın. akşam 11’de yemek yenecek yer yoktu ben gittiğimde. gideceksen helsinki’ye git, vapurla tallinn yap bir günü de oraya ayır. en fazla 20 euro vapur parası vermiş olursun ama diğer alternatiflerden çok daha iyi olur.
0
roket adam
(05.02.23)
4 gun bir yerde takilacaksaniz riga disindakiler pek isinize yaramaz. ucune de gittim, riga disindaki diger iki sehir de max. 1 gunde (hatta bence daha kisa surede) gezilebilir.

tek riga icin bile bence 4 gun cok. yazin gidecekseniz jurmala'ya da gidin mutlaka. onun disinda bir suru parklar var sehir merkezinde. sevimli bir yer riga. bir de cikolata muzesi vardi ilginizi cekerse guzel bir aktivite olabilir, laima idi sanirim ismi.

gece hayati muthis canliydi diyemem prag vs. gibi yerleri gordukten sonra ama ölü bir yer de degil. giderseniz mutlaka bal birasi icin. hayatimda ictigim en guzel icki olabilir :) sekerli ickileri seviyorsaniz hosunuza gidecektir. bir de bu tip sehirlerin standardi olarak ortacag restoranlari var. eger daha once baska yerde gitmediyseniz deneyebilirsiniz, ilginc bir deneyim olabilir. baska da aklima bir sey gelmiyor acikcasi. 10 yil olmus ben gideli, zalimsin zaman -_-
0
in vino veritas
(05.02.23)
Hepsine gittim talin>riga>vilnius şeklinde vakit ayır
0
basond
(05.02.23)
(8)

Severek ayrılınır mı?

KUCO
Severek ayrılmak diye bir şey olur mu sizce? Bir takım sebepler buna sebep olabilir mi?
Severek ayrılmak diye bir şey olur mu sizce? Bir takım sebepler buna sebep olabilir mi?
0
KUCO
(30.01.23)
olur tabi. hiç türk filmi seyretmedin mi. bir çok sebep olabilir buna. günümüzde dahi
0
abelardo
(30.01.23)
Oluyor. Tecrübe edildi geçmişte.
0
baldan kaymak
(30.01.23)
sevseydin ayrılmazdın
ilerisine inanırdın
bi şeyler eksiktir, hisler eksiktir illa ki
0
bir soru sorcam
(30.01.23)
Oyle bi sey olmasa koskoca ayna grubu o isimde bir sarki yapmazdi. Bir takim sebepler de buna sebep olabilir muhakkak. Boyle yazinca da suleyman demirel vecizesi gibi oldu.

Saka bi yana, eski zamanlarda bu olay bence ilisklerin en az %90 i icin gecerli bir olaydi. Yani o zamanlarda duyuru olsa 'severek ayrilmak var mi?' seklinde bir soru yerine 'sevip de kavusmak var mi?' seklinde soru sorulurdu bence. Evlilikler genelde gorucu usulu ya da bir takim cikarlara dayandigi icin bu olay oldukca yaygindi. Tabii maalesef simdilerde de yine o sekilde olaylar halen var hatta o da yetmezmis gibi 'X oldugun icin olmaz' tarzi olaylar da yasaniyor. Hani gecmise kiyasla oran oldukca dusmustur hatta belki ekstrem ornek olarak da sayilabilir bunlar ancak olmadiklari anlamina gelmiyor maalesef.

Bunun disinda bir de uzun mesafeler donusen iliskiler, gelecek ile ilgili farkli beklentilerin olmasi ya da taraflardan birinin artik sevmemesi yuzunden de yine o sekilde sonuclanabiliyor. Her ayrilik direkt iki tarafin da artik sevmedigi anlamina gelmiyor.
0
j r r tolkien hayrani
(30.01.23)
Evet var. Bırak ayrılmayı, çok sevdiğin halde kesinlikle olmayacak biri olduğunu gördüğün için kalbini çevirmek zorunda kalmak bile var ki bunu ben yaşıyorum. Oluyor. Dünya işte.
0
muhayyer divan
(30.01.23)
Evet
0
gabe h coud
(31.01.23)
Olmaz hasta misiniz kardesim, seviyorsaniz neden ayriliyorsaniz?
0
duster
(31.01.23)
var tabii ki. örneğin sen çocuk istemiyorsundur karşı tarafın gelecek beklentisi budur. seeverek ayrılırsın. sevmek demek illa ömür boyu fedakarlık yapmak demek değil. geçerli sebepleri olabilir.
0
ala09
(01.02.23)
(3)

BluTV'deki İngilizce altyazısızlık

nundu
Bu platformdaki dizilerde İngilizce altyazı çok nadir oluyor bunun sebebi ne yahu dümdüz hazırda var bi de, eklemesi de zor değildir diye düşünüyorum.Mesela Handmaid's Tale'ın ilk sezonunu bu yüzden izleyemedim, Türkçe altyazı çok iyi değildi, sessiz konuşulan yerlerde de ben anlamıyodum ne dediğini
Bu platformdaki dizilerde İngilizce altyazı çok nadir oluyor bunun sebebi ne yahu dümdüz hazırda var bi de, eklemesi de zor değildir diye düşünüyorum.

Mesela Handmaid's Tale'ın ilk sezonunu bu yüzden izleyemedim, Türkçe altyazı çok iyi değildi, sessiz konuşulan yerlerde de ben anlamıyodum ne dediğini. Takıntılıyım bi de bi kelimeyi anlamasam geri sarıp tekrar izliyorum falan, böyle böyle tüm hevesimi kaçırmıştı diziye dair.

The Last of Us'ta da İngilizce altyazı bi var bi yok. İlk iki bölümde vardı mesela şimdi görünmüyor üçüncü bölümde. İkinci bölümde de ipadde açınca yoktu PC'de tarayıcıdan açınca vardı falan.

İngilizce dizileri İngilizce altyazı ile, diğer dillerdeki dizileri Türkçe altyazı ile izlemeyi seviyorum. Sırf bu yüzden BluTv'den bi şey izlemeye heves edemiyorum ki çok iyi diziler de var izlemek istediğim. Ama ne açsam İngilizce altyazı olmuyor.

Mail falan atsak eklerler mi acaba :D
0
nundu
(30.01.23)
Valla ingilizce altyaziyi 'olmazsa olmaz' degil de 'olsa iyi olur ama olmasa da olur' seklinde bir ozellik olarak gordukleri icindir. Yani Turkiye de cogu kisi ingilizce altyazi olayini kriter olarak almadigi icin cok ustunde durmuyorlardir.

Sadece bir kisi mail atarsa koyarlar mi bilmiyorum ancak bayagi kisi ayni sekilde mail atarsa kesin koyarlar. Sen yine de mail atip sansini dene bi.
0
j r r tolkien hayrani
(30.01.23)
İngilizce altyazı olmaması yüzünden ben de ısınamadım blu TV'ye.

Türkçe olmayan her şeyi orijinal dilinde İngilizce altyazı ile izlemeyi tercih ediyorum.
0
inheritance
(30.01.23)
Bundan birkaç yıl önce bir Türkiye'deki bir video on demand servisinin istatistiklerini öğrenmiştim.
Seçenek varsa altyazılı izleyen %8, dublajlı izleyen %92'ydi.
Bu %8'in ne kadarının İngilizce altyazı tercih ettiğini hayal gücünüze bırakıyorum.

Çok az kişi İngilizce altyazı ile izlediği için umurlarında olmuyor. O şirketin yöneticisi olsam ben de İngilizce altyazı eklemekle zaman kaybetmeyin derdim sanırım.
Not: Türkçe altyazıyla hiçbir dizi/film izlemiyorum. İngilizce dışındaki yapımları da Türkçe altyazıyla izlemek zulüm olacağı için izlemekten kaçıyorum.
0
michael_knight
(31.01.23)
(10)

kadin programindaki katil

Kittie
bugun hastaydim sabahtan aksama kanepede sizmis bi sekilde yattim.sonra bi kadin programi basladi. vallahi kendime geldim bi anda :)cok ilginc bir seye rastladim.bir adam var. anladigim kadariyla bu adam gunlerdir o programa cikiyormus. karisini oldurmus.bi ara olen kadinin anne babasina baglanildi.
bugun hastaydim sabahtan aksama kanepede sizmis bi sekilde yattim.
sonra bi kadin programi basladi. vallahi kendime geldim bi anda :)
cok ilginc bir seye rastladim.

bir adam var. anladigim kadariyla bu adam gunlerdir o programa cikiyormus. karisini oldurmus.
bi ara olen kadinin anne babasina baglanildi. gunler once programa kizlarini aramaya cikmislar diye anladim.

neyse bu katil koca bugun karisini oldurdugunu itiraf etti. nasil anlatiyor gorseniz detayli detayli.

sunucu kadin da polisler gelecek birazdan diyor. adam canli yayinda cesedin yerini tarif etti. soklar icinde izledim.

simdi sasirdigim seye gelirsek; bu adam neden canli yayinda bir cinayeti itiraf etti ki?
hani aile icinde kalmasi gereken kavgalari canli yayinda gunduz kusaklarina tasiyorlar onlar da ilginc ama hadi neyse. biraz da onlarin kurgu oldugunu dusunuyordum...

cinayet neden itiraf edilir canli yayinda anlamadim.

mantiken bu adam supheli degil demek ki cunku canli yayina gelebiliyor. hakkinda bi kanit olsa zaten karakolda sorguda olurdu coktan. e cinayeti isledigini biliyor sonucta neden kacmak yerine canli yayina cikiyor?? polis zoru yok bi sey yok. anlatabildim mi bilmiyorum bana cok ilginc geldi bu durum.

yok madem anlatma niyetiyle cikiyorsa programa e o zaman direkt git polise itiraf et. neden bi gunduz kusagi programi? bi de gunlerce itiraf etmemis belli ki.

hani "celebrity" olma icgudusu diyecem de koy yerinde karisini oldurmus siradan bir adam. oyle bir amaci olmadigi da belli.

nedir bu insani canli yayina cikaran sey? tamam suclular kacmasin tabii ama mantiken insan niye kendini ifsa eder biri aciklar mi.
0
Kittie
(30.01.23)
Şüphelenilmemek için kaçmamak daha mantıklı. Kaçarsan direkt şüpheli, hatta suçlu görülüyorsun. Programa dikkatleri başka yöne çekmek için katılabilirler. Olayları yalan ifadelerle karmaşık hâle getirebilirler. Program uzun sürdüğü için bir noktada itiraf etmek zorunda kalıyorlar. Zaten zekâları yüksek değil. Bir de anlatırsan cezada indirim olur gibi şeyler söylenince dökülüyorlar.
0
dissendium
(30.01.23)
Master degree Müge izleyicisi olarak, bunun sebebinin "yorulmak, anlatıp kurtulmak" olduğuna karar verdim uzun analizlerim sonucu...
0
abuzer
(30.01.23)
Toplumsal baski ve kendini bisekilde istedigi gibi cevreye gosterme istegidir. Buyuk olasilik delil yetersizliginden dolayi kanunen pek bisey yapilmiyordur kisiye. Konu tv de gosterilmeye baslandiginda da kisi arkasindan 'korkup kacti. Saklayacak biseyi olmasa niye orada olmasin' demesinler diye ve bir de delil yetersizligine guvendiginden dolayi programa cikmakta sakinca gormuyordur. Kendince cikip bir de cevresindeki imajini duzeltecegini vs hesapliyordur.

Tabii genelde farkinda olmadiklari sey ise olayin tv de yayinlanmasiyla olayin daha genis bir kitleye hitap edecek olmasi oluyor. Bu da yeni deliller, yeni kaynaklar vs saglayabiliyor. Normalde polislerin kaynaklari sinirli oldugu icin olayin ustune pek gidemiyorlar. Iste olay boyle genis kitleye yayilinca da evdeki hesaplari carsiya uymuyordur ve bu durumda da hizli karar verip aksiyona gecmeleri gerekecektir. Eger delillerin yetersizliginin farkindalarsa kalip inkara devam edebilirler, yakalanacaklarini anlarlarsa da cikip kacabilirler ya da itiraf edebilirler.

Canli yayinda degil de direkt polise gidip itiraf etmek de daha iyi olabilir onlar icin ancak bu durumda da kanal yonetimi, tv programi falan devreye giriyor olabilir. Sonucta olayi direkt canli yayinda itiraf etmeleri onlar icin oldukca saglam bir olay olur. Dolayisiyla bazen bu sekilde de yonlendiriyor olabilirler. Bazen de belki de o anin verdigi heyecan, baski yuzunden direkt cozuluyorlardir vs.
0
j r r tolkien hayrani
(30.01.23)
o programlar öyle. esra erol seyrettim pandemide haftalarca. yerinde olsam asla televizyona çıkmam dediğim insanlar çıkıp her şeyi anlatıyorlardı. programa getirmeden önce kandırıyorlar, senin tarafını tutucaz diyorlar, işini görücez diyorlar, sonra yardım etmiyorlar. canlı yayında çapraz sorular soruyorlar, sürekli baskı altında oluyor. en sonunda aptallaşıyor, bülbül gibi konusuyor. zaten genelde televizyona çıkmayı matah bir şey sanan, televizyon programcılarını üstün insan sanan köylü kesim oluyor bunlar.
0
abelardo
(30.01.23)
ayni programda kendi kizini bogarak olduren bir anne vardi. yillar once cinayeti islemis, fakat itiraf etmedigi icin iceriden cikarmislardi. sonradan sonraya uzerine giderek itiraf ettirdiler.

www.haberturk.com
0
idexo
(30.01.23)
o durum bana da tuhaf geldi.
müge'nin olaylarında katiller çevreden baskı görüyorlar ve suçlu olmadıklarını savunmak için ekrana çıkıyorlar.
bu olayda gördüğüm, çok ciddi üzerine gelen yok çevreden. kadının aldatma olayı olduğu için anne babası bile pek arkasında durmuyor. Adam stüdyoya gelmiyorum dese hiçbirşey olmaz.
0
vizivozo
(30.01.23)
para mı alıyorla acaba. katil olsam çıkmam programa. psikolojim bozuk derim. böyle saçma bir ülke nasıl olabiliyor ya
0
ShadowOfMoon
(31.01.23)
Valla o insanlari canli yayina cikmaya nasil ikna ettiklerini anlamis değilim.
0
stavro
(31.01.23)
@stavro insanlarin cehaletini ve kimisinin unlu olma istegini hafife aliyorsunuz. Gercekten cok cok cahil insanimiz var.
0
kassiopeia
(31.01.23)
Biraz Bosch izlemiş olanlar durumu daha kolay kavrar. Adam LAPD dedektifi, şüphelileri bir odada bekletiyor (cooking like a stew diyor ya da marinated, tender vs.) yoruyor, konuşurken direkt suçlamıyor, zihnini meşgul ediyor, olayları yaşatmaya çalışıyor, adamı önce zihninde tutukluyor, kaçacak yeri olmadığını görünce tek bir çıkış yeri bırakıyor, itiraf et ve yardım edelim. itiraf et ve kurtul bu işten, bu stresten. benzer bir şeyler olmuş gibi. izlemedim ama tahminim bu yönde.
0
gabe h coud
(31.01.23)
(20)

Haksız mıyım?

personaa
Şimdi uzaktan ilişki yürütüyorsunuz iş sebebiyle ayrı yerlerdesiniz sevgilinizle. Kısıtlı vakitte görüşebiliyosunuz. Tatil planı yapıyorsunuz sapancaya. Tatile gitmeden önce bi işiniz var ondan istanbula uğramanız lazım.izmir istanbul arası yol var yani. sevgiliniz size hiç sormadan, bi abisi ve eşi
Şimdi uzaktan ilişki yürütüyorsunuz iş sebebiyle ayrı yerlerdesiniz sevgilinizle. Kısıtlı vakitte görüşebiliyosunuz. Tatil planı yapıyorsunuz sapancaya. Tatile gitmeden önce bi işiniz var ondan istanbula uğramanız lazım.izmir istanbul arası yol var yani. sevgiliniz size hiç sormadan, bi abisi ve eşini olaya dahil ediyor diyor ki onları da ist bırakalım geçerken. Size hiç sormadan planı en son size söylüyor. Sinirlenmekte haksız mıyım? Sonuçta kısıtlı bi vaktimiz var ve ben tatile yayıla yayıla gitmek istiyo da olabilirim her gün görüşen çiftler değiliz ki biz? Sinirlendikten sonra yaptığı açıklama da kızlarını göremiyorlar zaten maddi durumlar sebebiyle, bizi de bırak dediler kıramadım. Ben de zaten başka yaptığı şeylerin birikimiyle ciddi patladım. Şuan sinirlenen ben olduğum için kendisi suçlu hissettiriyor beni. Sizce sinirlenmekte haksız mıyım
0
personaa
(30.01.23)
haklısın bence. aşırı derecede düşüncesizce bir hareket.
0
roket adam
(30.01.23)
Haklısın bence de. Ya da biz fazla takintiliyiz
0
abuzer
(30.01.23)
bence o kadar da abartılacak bir şey olmayabilir.
evet, elbette sorması çok daha iyi olurdu da, maddi sebeplerden kızını göremeyen abisi, "bizi de bırak" dediklerinde, "hayır bırakamam" mı diyecek?
o da ayrı saçma olurdu.

zaten gideceğiniz bir yol bu.
arabayla toplasanız beş saat sürüyor, yani tatile davet etmiş gibi davranmak biraz abartılı bence.
şu ekonomik ortamda insanlar çocuklarını görmek istemiş, keyif yapmak için işgüzarlıktan yapılan bir şey değil.
0
blatta hiberna
(30.01.23)
haklisin bence de. "ne var ki bunda idare et iste" diyenler olacaktir ama ben hic hoslanmam zorakiden.
0
hot potato
(30.01.23)
Blatta hiberna, abisi öz değil tanıdığı sevdiği bir abi yanlış anlaşıldıysa eğer
0
🌸personaa
(30.01.23)
yine de siz, "hayır gelmesinler" diyebilecek miydiniz?
ya da siz bunu deseniz de, o buna ses çıkartmadan "tamam" diyecek miydi?

tatile gideceğinden haberi olacak kadar yakın biriyse öz veya üvey veya tanıdık fark etmez ki.
özet olarak, "giderken bizi de bırakıverin" diye rica etmişler, o da kıramamış.
tatilinize engel olan bir şey yok ki, o süre zaten yolda geçirilecek.

yani siz de aynı şekilde tatil planınızdan önce iş için istanbul'a uğruyorsunuz.
sizin işiniz önemliyse, onun da tanıdığı abisi onun için önemli olabilir.
"tatile gideceğiz, ne istanbul'u, ne işi şimdi? yolu uzatıyorsun" demiyorsa, siz de abiyi götürüverin arka koltukta.
ilişkiler karşılıklı çabayla yürüyor.
0
blatta hiberna
(30.01.23)
haksız sayılırsın, hayatı bu kadar bireysel yaşamak istiyorsanız ilişki de yürütmeyeceksiniz.
0
nuisance
(30.01.23)
Haklsınız, sorması gerekirdi. İlişki karşılıklı çabayla yürüyor, doğru. Tam da bu yüzden size önceden haber vermesi gerekiyordu.
0
pispinti
(30.01.23)
El iyisi denen tabir varya hani ayıp kaçacak farkındayım ancak herkesin yardımına koşma gibi bi zorunluluk yok bence. Çok zorunlu olmadığı sürece ben yapayalnızken kimseden yardım istemeden bir şeyler hallediyorum. Mesela kredi kartıyla yol paramı ödüyorum. Benim babam çok el iyisi bir insan travmatik derecede, o tarz hareketler benim canımı sıkıyor. Önce bana sorması gerekmez mi? Aynı şekilde arkadaşıyla plan yaptı diyelim. Beni çağıracaksa arkadaşına söylemeli öncelikle bence doğrusu böyle değil midir?
0
🌸personaa
(30.01.23)
Bireysel takılan karşı taraf +3

Hayır diyememesini anlarım, bazen spontan gelişir böyle durumlar. Ama en azından bir mahcubiyet ve "idare edelim" ricası hoş olur.
Yine de istemiyorsa partner, "x'in teyzesi de gelecekmiş" şeklinde bir bahane söylenebilir abiye.
0
abuzer
(30.01.23)
Haklısın, buz gibi haklısın. Hayatını nasıl yasayacağını sen belirlersin, bireysel de olabilir asosyal de olabilir. Burada önemli olan bu değil, sevdiğinizin bunu düşünmemesi. Hele ki özlem varken böyle çer çöp az olan zamanı gaspediyorsa ben de sinirlenirdim
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.01.23)
Valla araba kimin, kim kullaniyor arabayi orasini anlamadim ben. Eger araba sevgilininse ve o kullanacaksa yaptiginda pek bisey yok, bazen oyle emrivaki gelisebiliyor olaylar. O gibi durumda 'dur bi sevgilime sorayim' demek kolay olmayabiliyor.

Yok araba seninse ve sen kullanacaksan sen haklisin. Cunku o durumda 'dur bir sevgilime sorayim' demek direkt kabul etmekten daha kolay.
0
j r r tolkien hayrani
(30.01.23)
Sonuna kadar haklısın. Emrivaki yapılacak hukuk anca evlendikten en az 10 yıl sonrasıdır diye düşünüyorum. Emrivaki öyle bir şey. Ben hâlâ kend anneme emrivaki yapamam. Hakkı var çünkü, ne münasebet yani. Haklısın.
0
muhayyer divan
(30.01.23)
neye sinirlendiğini bilmiyorsun bence;

sinirlenmenin sebebi saygısızlık yapıldığını düşünüyorsun. eğer sorulsaydı zaten kabul edecektin, bir iki dakika düşünecektin, belki şakasına yolu bölüşürüz diyecektin, pazarlık yapma, kuralları belirleme şansın vardı.

bu tür durumlarda en güzel tepki aslında biraz sessiz kalmaktır, kısa kelimeler kullanmak, iletişimi azaltmak gibi davranışlarla karşı tarafa yaptığı şeyin bir sonucu olduğunu göstermiş olursunuz. bağırmanın çağırmanın, tehdit etmenin, ültimatom vermenin bir faydası yok. tam aksine sinirlenip bağırdıkça daha da artar.

Bu olay artık bir şekilde bağlanacak, o sizin bileceğiniz iş. bundan sonrasında kavga etmeyin, bağırmayın çağırmayın, laf sokmayın. çok içinizden geçecek çok fırsatlar çıkacak karşınıza bunlar için ama yapmayın, iletişimi biraz azaltın sadece, her şeyden bahsetmeyin falan.
0
selam
(30.01.23)
Ben de aşırı sinirlenirdim.
Hayir diyemezsin anlarim da hemen ardindan hsber verirsin boyle böyle bir durum oldu evet demek zorunda kaldım diye. Son dk soylemezsin yani.
0
stavro
(30.01.23)
Haklısın ama abartmaya gerek yok, olur böyle şeyler, başbaşa da kalırsınız yani bu son görüşmeniz değil sonuçta.
0
turuncu tonlarda
(30.01.23)
blatta hiberna +1 +1 +1

önceki şeylerin birikimiyle ciddi patladım falan hele en büyük hata. önceki şeyleri önceden söyleseydiniz? şimdi karşı taraf da pireyi deve ettiğinizi düşünüyor haklı olarak. madem kısıtlı vakit zaten yayıla yayıla gitmeyeceksiniz istanbul izmir yolunu, otobandan 4 saatte patlatacaksınız. kaldı ki siz izmirden sapancaya doğrudan gitmek varken istanbul diye bi şey çıkarmışsınız (dönüşte olsa neyse) ona bir şey dememiş karşı taraf. yaptığınız kıymet bilmezlik, ayrıca çevresine iyilik yaptı diye böyle kızıp bağıracaksanız hem sizden hem çevresinden soğur, ona zarar verirsiniz... seviyorsanız yapmazsınız, sevmiyorsanız da bitirin gidin böyle şeylerle zarar vermeyin.
0
sert siyah krom
(31.01.23)
blatta hiberna ve sert siyah krom +1 +1 +1
bu kadar sinirlenmekte haksizsiniz.
0
65 derece
(31.01.23)
bu mevzu o kadar eşimin yapabileceği bir şey ki daha okurken tetiklendim. kızım doğduktan sonra ailecek gittiğimiz ve ev kiraladığımız ilk tatilimizin ertesi gün kiraladığımız ev 2+1 diye abisi, yengesi, annesi, teyzesi ve 3 çocuğu damlamıştı siz çocuğu yanınıza alırsınız biz öteki odada ayak bacak yatarız diyerek lol :D sonra ben yaz tatilinde evimde rahatça yatıp kalkıp çocuğumu emziremeyecek miyim diye arıza çıkarınca eşim kaldığımız yerin üst katını onlara tutmuştu, ben ücretsiz izinde ve tek maaşla dişten tırnaktan arttırıp tatile gelebilmişken tatil masrafımız onların kirası ve mutfak masrafıyla durduk yere 3e 4e katlanmıştı. durduk yere sanki biz onları evimize davet etmişiz gibi davranıp hiçbir masrafa ortak olmadıkları gibi sürekli eşimi bizi çay bahçesine götür, bize dondurma al vs diye de darlamışlardı çünkü.

sevgiliniz de muhtemelen böyle biri, ille aile olması gerekmez hiç tanımadığı yoldan geçen biri bile bir şey istese acaba şu an kullanılıyor muyum, enayi yerine koyuluyor olabilir miyim diye düşünmeden varını yoğunu ortaya koyuyor. iyi biri belli ki, ama birlikte yaşayanı yoruyor, çeken bilir eşim sürekli ortaya atladığı için elalemi memnun etmek adına maddi manevi nelerden taviz verildiğini. o yüzden önceki olayların birikimini ve patlayışı da çok iyi anlıyorum.

siz belki açacaktınız son ses müziği, canınız istediği yerde durup yemek yiyecektiniz, kenara çekip manzara izleyecektiniz, öpüşe koklaşa, romantik sohbetler eşliğinde gidecektiniz. hayatınızda ilk kez göreceğiniz insanların yanında rahat olamayacaksınız, kötü bir başlangıç olacak ama sevdiğinizle ömür geçirecekseniz bu ne ilk ne de son olacak, bunları göze almanız gerekiyor onun karakteri açısından. o yüzden zaten kısıtlı bir zaman diyerek çok da mevzuyu uzatmadan baş başa olan zamanınızın tadını çıkarmaya bakın derim ben.
0
kakamelsokoban
(31.01.23)
kakamelsokoban+1
Yol da tatilin bir parçası çünkü. Hele ilişkinin başlarında, hele uzaktan ilişkide, her dakika değerliyken. Bu konuda sevgili haksız.
İnsanın sinirine hakim olması her türlü ilişkide ama en çok da sevgili / eş ilişkilerinde önemli. Patlamamak, yaptığı hatayla kişiyi yüzleştirmek her ne kadar bir patlamadaki ferahlığı vermiyorsa da bünyeye uzun vadede gerekli saygı, sevgi ve haklılığı sağlıyor insana.
0
SiyamkedisiZorro
(31.01.23)
(19)

Ayrılık Depresyonu HEP KÖTÜYÜM

grid
Kötüyüm çok. İki ay önce boşanmamız gerçekleşti. Öncesinde tartışmalar kavgalar ve karşılıklı inatlaşmalar sonucu böyle oldu. Sürekli kendimi suçluyorum geçmişe dönmek istiyorum. Acaba böyle böyle yapsaydım iyi olacak mıydı diye deliriyorum. Eşime ulaşıp özür dileyip düzeltebileceğimi söyledim. Olma
Kötüyüm çok. İki ay önce boşanmamız gerçekleşti. Öncesinde tartışmalar kavgalar ve karşılıklı inatlaşmalar sonucu böyle oldu.
Sürekli kendimi suçluyorum geçmişe dönmek istiyorum. Acaba böyle böyle yapsaydım iyi olacak mıydı diye deliriyorum. Eşime ulaşıp özür dileyip düzeltebileceğimi söyledim. Olmadı.
O bambaşka bir dünyada artık. Evliyken benim kabullenmeyeceğim şeyleri ayrılınca hiç vakit kaybetmeden yapmaya başladı. Bir gün bir kafede başka biriyle görüştüğünü gördüm. Sadece arkadaşı olduğunu kendinden çok küçük olduğunu bunu nasıl da düşünebileceğimi söyleyip isyan etti. Akabinde de görüşmeyi kesip engelledi. Kafamı bozma sevgili yaparım bak diyerekten.
Burada şimdi önemli olan benim aşırı kötü olmam. Artık her gün rüyamda görüyorum. Eşimi böyle düşünmek bana öyle zor geliyor ki. O kadar psikolojim bozuldu ki. Sanki hayat artık tıkanmış. Hiç bir şeyden zevk alamıyorum. Onu başkasıyla gördükten sonra intiharı bile düşündüm. Psikoloğa gittim olmadı. Antidepresena başladım olmadı bıraktık. Başka bir uğraş edibemiyorım. Tek istediğim bir 6 ay önceye dönmek. Bana yardım edin
0
grid
(27.01.23)
Hocam hiç tanışmıyoruz, sadece yazdıklarından çıkarım yapıyorum lütfen kabalık algılama ama senin adına sevindim, bazen en hayırlısı ayrılmaktır."kafamı bozma sevgili yaparım" lafı pek çok şeyi zaten açıklıyor, kaldı ki "evliyken kabullenemeyeceğin şeyleri ayrılınca yapmaya başlamış" ciddi ciddi. Bu iki ifade senin için çok yanlış birisi olarak anlaşılıyor. İş bir sevgililik durumu da değil hukuki bağlayıcılığı olan evlilik aktiniz bitmiş. Artık herkes kendi yoluna. Evli kalıp her gün ölmektense sen bir kere ölmüşsün. Bundan dolayı senin adına sevindim. Ama benim bir erkek olarak hemcinslerimde gördüğüm en büyük eksiklik inanılmaz saplantılı ve duygusal olmaları. Kadınlar bildiğiniz gibi değil abi; bu melankoli onlar için değersiz, kaldı ki ben hep şöyle düşünüyorum, "sen biriciksin, teksin, nefes aldığın iki adet ciğer bir kalbin var, bunlar olmadan yaşayamazsın, bunu da sağlayan yine kendi varlığın, kimseye ihtiyacın yok, ola ki hayatına biri girdi, bu yolculukta ben de varım dedi, buyursun, ama gidene de dur demek bir acziyettir ve insanın kendine karşı, bir zamanlar kendinden, ruhundan ödün veip, zamanını onun için harcayıp biriktirdiğin onca anıya yaptığı haksızlıktır, hakarettir bu. Gitmeyi tercih eden bunlara saygı duymamış, yaşanmışlıkları elinin tersiyle itmiş, kim olursa olsun, seni kendine layık görmeyen birini bir insan nasıl kendi gururuna yedirip, kabul ettirip, kendini dizginleyip, kendine layık görür hatta prşinde koşar? Bu olgu bana çok saçma geliyor.Abi sen değersiz misin ki senle birlikte olmak istemeyen birisi ile bile bile birlikte olmak istiyorsun. Hayatım boyunca çok aşık oldum, bunlar tecrübelerimin bir sonucu. Günün sonunda her insan evli de olsa bekar da olsa, romeo juliet de olsa yalnızdır, kendi mücadelesini vermektedir ve tek gerçek hayatta kalman üzerinedir, seni sen yapan şeylerden taviz verme, ağlamak zırlamak zamanı değil, toparlanıp hikayenin geri kalanını yazma zamanı. Ve gerçekten tartışmalı, geçimsiz bir evliliktense tek tabanca yaşamak en evlasıdır. Psikolog ve psikiyatrist sana şart, ama en şartı senle karşılıklı kuracağımız bir rakı sofrası :)
0
bugisme
(27.01.23)
Valla hocam takinti yapmissin ve 'kor olur badem gozlu olur' sendromunu yasiyorsun gibi gozukuyor. Yapacagin is su asamada gecmisi kurcalamayi birakip onune bakmak ve karsi tarafi da rahat birakmak olmali bence. 'Yasandi bitti' deyip kabullen, her sey iyi olsaydi zaten ayrilmazdiniz. 6 ay oncesine donmen de yine cok biseyi degistirmezdi bence cunku 6 ay onceki sen simdiki sen degildin. Simdiki dusuncelerinle 6 ay oncesine gitsen bu sefer olay daha da kotu olabilirdi cunku bu sefer kaybetmekten daha cok korkacagin icin belki de seni sen yapan ozelliklerinden feragat edip bambaska bir gelecege adim atardin falan filan bu is biraz da bilimkurguya doner.

Ne kadar suredir iliski devam ediyordu, cocuk var mi yok mu vs bilmiyorum ancak iki ay gorece yeni sayilir ve cocuk yoksa da super bence. Su asamada git kendine bir takim ugraslar bul, ne bileyim git marangozluga basla ya da klasik spor yap tavsiyesine uyarak spora ver kendini. Gecmise takili kalmaktan kurtar kendini.

Kisacasi zaman tani ve durumu kabullen. Oyle 'psikologa gittim olmadi' ya da 'sunu yaptim olmadi' vs deyip kestirip atma cunku oyle her seyi bir anda cozecek mucizevi bir yontem yok. Dedigim gibi 2 ay gorece kisa gibi.
0
j r r tolkien hayrani
(27.01.23)
zaman, zaman, zaman. acı ama gerçek; zamanla geçecek. acı çekmekten korkma.
0
phi fenomen
(27.01.23)
@respect 4
0
🌸grid
(27.01.23)
Kör ölür badem gözlü olur +1

O kadar bulunmaz biri olsa bu kişiyle bile isteye boşanır mıydın sence?

Bugün tekrar evlenseniz, garanti diyorum 6 ay sonra yine boşanmak isteyecektin.

Ha ama üzülmen doğal, üzül, sonra normale dön.
0
KUCO
(27.01.23)
@kuco haklısın
0
🌸grid
(27.01.23)
Yaşamayan bilemez. Yaşamadığım için konuşmak kolay ama kendinizi bayağı meşgul edecek bir iş bulmanız iyi olabilir. Aktif çalıştığınız işler kafanızı dağıtabilir. Önünüze bakın. Geçmişi değiştiremeyiz.
0
dissendium
(27.01.23)
Böyle yazan birisi eminim evliyken elinden geleni yapmistir, 6 ay önceye donsen ayrılığı ileriye atacaktin kendinden yine ödünler verip,

Akıl verdiğime bakma bende 4 senelik iliskimden ayrıldım , daha az önce ağladım.
Ama kendime işime verdim , kismetime ayrıldığım gibi işlerim rast gidiyor..
Kendi kendime dedim ki öyle başarılı olacağım ki beni duyduğu zaman bin pişman olacak, olmasa bile başarılı olacagim.
Başarı çok güzel bir duygu, bırak kendini düşün , sende insansın , seni acilarda bırakan insanı geri dönse nasıl sevebilirsin, geri gitmeyeceğini nasıl rahat edebilirsin ..
Kadınlar vezasiz duygusuz kadar düşüncesiz, hak ettiklerini değeri bile vermek çok onlara, evliliği çocuğu sadece kendileri için isteyen varliklar..

Bırak gitsin..
0
coner
(28.01.23)
Cinsiyetini belirtmedigin halde bilebiliyorum, gerisini sen anla
0
coner
(28.01.23)
Bence ayrılıklarda önemli olan o kararı verebilmek. Yani şu an bu kadar üzgün olmanıza bakılırsa çok da kolay olmamış ama ayrılık kararı verip boşanmayı başarmışsınız. Bu noktaya kadar bu gücü bulabilmek boşandıktan sonra güç bulmaktan daha zordur gibi geliyor bana. Yani boşanmaya kadar acaba barışır mıyız şöyle olur mu böyle olur mu diye hep bir umut olur, o ümide rağmen boşanabilmişsiniz.

Acı da çekseniz kopmuşsunuz. Hazır kopabilmişken 6 ay öncesine dönmeyi değil de geleceği düşünmek daha güzel olur. Şimdi artık o evre geçmiş, büyük kısım atlatılmış, aynı gücü yine bulabilirsiniz. Mutlaka geçecek. Herkesin söylediği gibi, başka konulara yoğunlaşmak önemli.
0
dfn4
(28.01.23)
artık eşiniz değil eski eşiniz. boşanmışsınız. çocuğunuz varsa bir yere kadar birbirinizin hayatına karışabilirsiniz. onun haricinde artık ikinizin arasında bir ilişki olmadığını ve eski eşinizin ve sizin istediğini yapabileceği gerçeğini kabullenip hayatınıza devam etmeniz gerekiyor.
isterse arkadaş olarak görüşür, isterse fuckbuddy olarak görüşür, isterse nikahı basar isterse tek gecelik ilişki yapar. sizi ilgilendirmez.
sizin bu durumunuzu ve çaresizliğinizi görüp sizi umursamayan, engelleyen hayatına devam eden biri için kendinizi bu hallere sokmanız kendinize saygısızlıktır. bu eziklikten kurtulup gerçeklerle yüzleşip hayatınıza devam edin. insanlar ayrılır, boşanır. hayat devam eder.
0
denizgonen
(28.01.23)
@denizgonen seni hala seviyorum, birleşme ihtimali vardı diyen biri olduğu için karşımdaki benim isyanım ona
0
🌸grid
(28.01.23)
her şey geçiyor. Geçmek (de) zorunda. Şimdiye kadar da hep geçti. Acınızı yaşamak istiyorsanız, mutsuz olmak istiyorsanız sonuna kadar olun. Mutlu olmak, eğlenmek kadar normal bunlar da. Ama yaşamaya devam edeceksiniz ve bir başka gün bir başkasıyla yine mutlu olacaksınız. Ta ki aynı kötü hale tekrar düşünceye kadar.
0
sparkle kiddle
(28.01.23)
Sayın hocam daha önceki duyurularınıza baktım kadınmışsınız. Ben sizi ilk başta erkek zannettim. MAlum erkekler biraz daha hassas olurlar boşanma konularında.
Kadınlar ayrılığı daha kolay atlatıyor.
0
komando kani var bende
(28.01.23)
@komando erkeğim
0
🌸grid
(28.01.23)
www.youtube.com

şu videoyu izleyin.
0
komando kani var bende
(28.01.23)
@komando izledim teşekkür ederim
0
🌸grid
(28.01.23)
Zamanla geçecek, vaktinizi başka şeylere ayırıp düşünmemeye çalışın.

Zira artık boşanmışsınız, ilişkiniz bitmiş. Herkes hayatına bakıyor, siz de hayatınıza bakın derim.
0
drako
(30.01.23)
@drako olmuyor o kadar kolay
0
🌸grid
(30.01.23)
(3)

Aile içi ilişkiler

personaa
Aile içi ilişkilerden bahsedildiğinde çoğu zaman kişiye anne ya da babasının davranışları sorgulanır. Şiddet, kontrolcülük, ilgisizlik bunlar olumsuz yönde etkiler. Peki anne baba kişiye(yani çocuğa)iyi davranırken, birbirlerine kötü davranırsa yani sevgisizlik diyebilirim mesela ya da aldatma. Bu d
Aile içi ilişkilerden bahsedildiğinde çoğu zaman kişiye anne ya da babasının davranışları sorgulanır. Şiddet, kontrolcülük, ilgisizlik bunlar olumsuz yönde etkiler. Peki anne baba kişiye(yani çocuğa)iyi davranırken, birbirlerine kötü davranırsa yani sevgisizlik diyebilirim mesela ya da aldatma. Bu durum en az kendisine yapılmış kadar ciddi etkilemez mi bir çocuğu? Annen ve babanla ilişkin nasıldı sorusunu çok duydum fakat onların birbiriyle olan ilişkisini pek sormuyorlar. Bundan ciddi olarak etkilenen oldu mu yaşantısında
0
personaa
(25.01.23)
olur tabii, etkilenmeyen yoktur diyebilirim hatta. Anne babanin iliskisinden siz sevginin, iliskinin, evliligin nasil oldugunu, sadece iliskiler degil, para, is bulmak, gelecek konusundaki tum dusunceleriniz onlardan etkileniyor/ogreniyorsunuz. Anne babanin bosanmasinin nedeninin cocugun kendisi oldugunu sanmasi, siddetin dogal oldugunu ogrenmek (anne babanin birbirine uyguladigi siddetten), ya da sevginin nasil gosterildigini ogrenmek vs. hep anne babanin birbiriyle olan iliskisine sahit olmaktan oluyor. Ayrica, cocuk o yasta annenin/babanin sinirlenmesinin (sinirlenmesinin nedeni siz olmasaniz da), ya da bosanmasnin nedeninin kendisi olmadigini algilayabilecek yasta olmuyor, cocuk/bebek dunyanin merkezini kendisi saniyor, her sey kendinden dolayi oldu gibi dusunuyor, oyle algiliyor. dolayisiyla, onlarin kendi arasindaki iliskiden dogrudan siz de etkileniyorsunuz.
0
kassiopeia
(25.01.23)
anne ve babamla ilişkilerim ayrı ayrı çok güzel olabilecekken birbirleriyle ilişkilerinin kötü olması nedeniyle olamıyor. çocukluğumda da yetişkinliğimde de kişisel olarak sorunlar yaşamadım çok fazla ikisiyle de. birbirleriyle ilişkileri iyi olsaydı veya en azından boşanmayı becerebilselerdi bu kadar fucked up bir insan olmazdım.
0
aydonno
(25.01.23)
Valla cocugu etkileme orani ebeveynler arasindaki anlasmazlik seviyesi, cocugun hangi yas araliginda buna maruz kaldigi ve onun ebeveynleriyle olan iliskilerine gore degisir bence. Atiyorum eger ikisi arasindaki anlasmazlik seviyesi fiziksel siddete kadar gidecbilecek bir seviyede oluyorsa ve cocuk da kucuk yastan itibaren bu olaya maruz kaliyorsa bu olaylar cocugu cok ciddi sekilde etkiler. Ebeveynler arasindaki sevgisizlik sadece iletisimsizlik olarak kendini gosteriyorsa da ilk baslarda cocuk bunu algilayabilecek seviyede olmaz bence. Gosterilen seylerle yetinip kendisini avutur. Cok daha sonralari ikisi arasindaki gercek iliskiyi farkedebilir ve bu da onu pek fazla etkilemez bence eger aileler aileymis gibi rol yaparsa ki genelde bence oyle oluyor.


Aldatma olayinin etkisi ve kisinin buna gosterecegi tepki de hangi tarafin aldattigi ve kisinin bunu hangi yas araliginda ogrendigine gore degisir bence. Misal kisi babanin aldattigini erken yasta ogrenirse belki direkt babaya karsi tavir almak yerine babanin birlikte oldugu kadini suclu olarak gorup daha degisik hareket edebilecekken, ergenlik doneminde bunlari ogrenmesi cok daha degisik tepkilere sebep olabilir. Bu zamanda direkt tepkisini babaya karsi gosterebilir ve bu da iliskileri cok degisik bicimde etkilebiliyor vs.
0
j r r tolkien hayrani
(25.01.23)
(9)

çalışma masalarından sizce hangisi? zevkinize başvurma sorusu

lovemyself
otantik bir görünüme sahip olsun istiyorum. antika bakacaktım ama vaktim yok. iki seçenek dışında "şunu görmüştüm, daha iyi bence"lere de açığım.Bunu bizzat gördüm. hafif salanıyor bacakları ağır ahşap olmadığı için, ama masanın ucundaki, yani düz olmaması çıkıntı hoşuma gitti.https://www.evidea.com
otantik bir görünüme sahip olsun istiyorum. antika bakacaktım ama vaktim yok. iki seçenek dışında "şunu görmüştüm, daha iyi bence"lere de açığım.

Bunu bizzat gördüm. hafif salanıyor bacakları ağır ahşap olmadığı için, ama masanın ucundaki, yani düz olmaması çıkıntı hoşuma gitti.
www.evidea.com

Bunu dünya gözüyle görmedim, duruşu hoşuma gitti.
www.evidea.com

arttırıyorum, üçüncü bir seçenek de şudur:
www.trendyol.com
0
lovemyself
(24.01.23)
İkisi de hoşuma gitmedi ama illa ikisinden biriyse cevabım bir. İkincisinin o çekmececeli kısmının masanın iç bölgesinde olması sinir eder beni.
0
vedatchilipeppers
(24.01.23)
Ilki hos görünüyor ama bacaklarinin sallanmasi pek iyi degil. Eger masa üzerinde yazi yazacaksaniz, sallanan masa bir süre sonra sinir bozucu oluyor :)

O yüzden ikinci eger stabilse, ikinciyi öneririm.
0
chihirovekohaku
(24.01.23)
2. çok güzel görünüyor
0
neira
(24.01.23)
laptop kullanacağım, yazı yazınca ne kadar sabit durur bilemedim ya :( demiri çok hafifti, ondan sallanıyor dediler. acaba bu yüzden mi uygun... birkaç kişi daha beğenmezse vazgeçeceğim sanırım. ama inceden bi tasarım-otantik kokusu var gibi, bu fiyata da uygun geldi.
0
🌸lovemyself
(24.01.23)
Valla ilki cok kotu bence. Ikisi arasinda net 2. derim.
0
j r r tolkien hayrani
(24.01.23)
görsel olarak da 2, uzun olduğu için zaten 2. İlki 90 diğeri 120cm.
0
nhk ni youkosu
(24.01.23)
İlk masa ince metal ayaklarla otantik gözükmüyor ki.
İkincisi çok çirkin, her yanı ayrı oynuyor.

www.ahsapsokagi.com şu hoşunuza gidebilir gibi geliyor bana, aynı markanın başka bir masasını kullanıyorum, yeterince ağır ve sağlam.
0
kobuzchu kiz
(24.01.23)
@kobuzchu kız, gerçekten çok iyiymiş. ayakları hariç, bu tarz arıyorum ama onlar da çok sırıtmıyor sanki, tarz durmuşlar. arada 4 bin oynuyor tabi.
0
🌸lovemyself
(24.01.23)
illa bir tanesi olacaksa 2.yi secerim.
ilkinin bacaklari cok ince sallanir kesin.
3.de yer yok ve eski suratli.
0
cooperr
(24.01.23)
(7)

sizin için önemli olmayan ama karşınızdaki için önem arz eden tarih

baldan kaymak
Hatırlanılmalı mı? Hatırlıyor musunuz?Sevgili eş dost arkadaş fark etmez.
Hatırlanılmalı mı? Hatırlıyor musunuz?

Sevgili eş dost arkadaş fark etmez.
0
baldan kaymak
(24.01.23)
Başlarda hatırlamaya çalışıyorum ama sonra unutuyorum. Genelde böyle oluyor.
0
Amaranta ursula
(24.01.23)
Sevdiğim bir insansa ben de önem veriyorum evet.
0
ruhen hastayim ben
(24.01.23)
Hepsi ve daha fazlası için Google Calendar. Sevdiğim tüm insanların doğum günleri kayıtlıdır.
0
vedatchilipeppers
(24.01.23)
@Amaranta+1
Valla olay bende de genelde oyle oluyor. Ilk baslarda kendimi hatirlamaya kasip baslarda hatirliyorum. Sonradan, yani kendimi pek sartlamadigim zaman ise unutuyorum.

Haa bazen o tarihler ve bazi tarihsel olaylar cakisabiliyor bu durumda hatirlamak kolay oluyor cunku beyin direkt iki olayi birbirine bagliyor. Tabii beyin o baglantilari da kolay kolay unutmadigin icin bazen istemsizce de aklina gelebiliyor, o ayri.
0
j r r tolkien hayrani
(24.01.23)
sevdigim biriyse hem haturlar hem de kutlarim. onemsemedigim birinin bir seyini hatirlarim ama kutlamam.
0
in vino veritas
(25.01.23)
ay hayır ya doğum günlerini zor hatırlarım. gerisine karışmam.
0
elorelia
(25.01.23)
Karşımdaki kişi benim için önemliyse hatırlamaya çalışırım.
0
peki madem
(25.01.23)
(12)

Evli insanların flörtleşmesi

dissendium
Ofisinizde evli insanların flörtleşmesine tanık oluyor musunuz? Bu sizi rahatsız ediyor mu? Bunu normal karşılıyor musunuz? Sizce bu normal karşılanmalı mı? Başınıza gelse nasıl tepki verirsiniz? Cevaplar için teşekkür ederim.
Ofisinizde evli insanların flörtleşmesine tanık oluyor musunuz? Bu sizi rahatsız ediyor mu? Bunu normal karşılıyor musunuz? Sizce bu normal karşılanmalı mı? Başınıza gelse nasıl tepki verirsiniz? Cevaplar için teşekkür ederim.
0
dissendium
(24.01.23)
zaman zaman oluyorum, benimle flortlesmeye calismadiklari surece rahatsiz olmuyorum umursamamayi tercih ediyorum, herkesin kendi hayati sonucta. benimle flort etmeye kalkisan olursa iletisimi keserim cunku basitce flort de olsa hoslanmiyorum bu tarz durumlarda bulunmaktan.
0
in vino veritas
(24.01.23)
Tanık oluyorum, yeni evliler değil de 10+ yıllık evlilerde görüyorum daha çok. Rahatsız olmuyorum çünkü şirketten kimseyle flört etmem, benim yollar kapalı olunca onlar da o alana giremiyor doğal olarak. Karısından kocasından sıkıldığı için işe gelenlerle dolu ofisler artık.

Bazı insanlardan pasif agresif davranışlar görüyorum, yaşları büyük olsa da çocuk gibi davranışlar, aşırı kişisel sorular, iki bira içip direkt yamulmalar, ağzının ayarını bilememeler vs. Anormal karşılamıyorum tabi dengesiz insan her yerde, bu tipleri tespit edip sınır çizmek çok zor olmuyor benim için.
0
vedatchilipeppers
(24.01.23)
Flört etmeye çalışan evli çocuklu tiplerin önünü kesiyorum. Başka insanların ne yaptığı da beni ilgilendirmiyor. Yoksa okul aşkı memnu konağı gibi.
0
ruhen hastayim ben
(24.01.23)
1- Oluyorum ancak flort etme ve yakin arkadaslik iliskisi arasindaki o cok cok ince cizginin bazi kisiler icin nerede baslayip nerede bittigi tam belli olmadigi icin hepsi direkt flortlesme de olmayabiliyor.
2- Etmiyor.
3- -mali, -meli tarzinda yorum yapilacak bir konu degil bence. Herkesin normali kendisine.
4- Basima gelmez cunku evlenme olayi bana uzak. Ancak hadi seni kirmayip evli oldugumu varsayarsam da birinin bana flortoz davranmasi durumda siniri cizer niyeti direkt belli ederim.
0
j r r tolkien hayrani
(24.01.23)
zaman zaman olmuştu iş hayatımda. Bazıları yeni evliydi hatta. Bazıları çocukluydu. Görünce, tanık olunca falan "benim hayatımda böyle konular geçemez" diyip arkama bakmadan uzaklaşıyorum.

Başıma gelse bi an önce ilişkinin bitmesini isterdim. Yani eşimle yaşasam o yapmış olsa ayrılmak isterdim. Ben yapmışsam yapmadan önce ayrılırdım, muhtemelen de benden kaynaklı olduğundan bu durum beni yıkardı. Ben yapamam çünkü. Çok üzer beni birine söz verip tutamamak. Bir de erkek söz verip tutamazsa sıkıntı büyüktür benim gözümde o yüzden erkek taraf olarak hep tutmalıyımdır.

Bu arada kızın birinin ciddili sevgilisi olup, evli erkek arkadaşımla olmak isteyende oldu. Arkadaşım tepkisini koydu ama ben tozdan nem alır misali onunla da mesafe koydum. Sonuçta kız nasıl böyle davransın?

Böyle şeylere yer yok benim hayatımda açıkçası. Başlangıçta herşeyi kavrayana kadar bir kişinin ağına düştüm ben o zaman tabi çaylak gibiyim bu konularda ama olayı kavrayınca "sevgilim var" diyip uzadım. Çünkü olayı bilmek de bana suç gibi geliyor. Biri bir yerde kandırılıyor ve sen de bunu biliyorsun. O birini tanımıyosun. Üzücü. İç güdüsel olarak da ben hep erkekleri yanni hem cinslerimi tutuyorum :D

Ha son olarak hep kadınlara denk geldim çalışma hayatımda doğal olarak. Sadece kadınların karşısında 1 i ağır nefret ettiğim 1 i ağır psikolojik sorunlu olduğuna inandığım 2 erkek vardı o flörtlere dahil olan. Biri evli çoluk cocuklu diğeri nişanlı. Benden sonra benim yerime giren erkek çalışma arkadaşım konuşmak isteyip durumu farkettiğini ve bu durumun onu da rahatsız ettiğini sormuştu. Herkesin hayatı kendine tabi.

Özetle benden uzak olsunlar, çevremde de olmasınlar. Zaten remote çalışıyorum, olamayacaklar. Teşekkürler.
0
baldan kaymak
(24.01.23)
Work husband ve work wife diye bir şey var.

Eskiden, başka şirketlerde çok görürdüm ama artık pek göremiyorum. Ben varken yapmazlar.
0
gabe h coud
(24.01.23)
Haddi hesabi yok tanik oldugumun. Neler gordu bu gozler flort ne ki:)

Rahatsiz olmuyorum, bunlar sagimizda solumuzda her tarafta olan, hayatin gercekleri. Surayi okuyan herkesin işyerinde, apartmanında, sokaginda, sürekli oluyor bunlar sadece cogu farkedilmiyor. Cok eskiden rahatsiz oluyordum ama o zamanlar saftim bi halttan haberim yoktu etrafimda olan biteni farketmiyordum. Ama simdi alistigim icin rahatsiz etmiyor.

Tasvip etsen de etmesen de bu cok yaygin bir sey. Genelde naif tipler bunu pek farketmiyor. Hic ama hic umayacaginiz, asla yakistiramayacsginiz oyle ki gorseniz bile inanmayip yok lan ben yanlis gormusumdur bu oyle seyler asla yapmaz oyle bir insan değil bu diyeceginiz kişilerin neler yaptigina inamazsiniz:)
Normal mi, bana sorarsan degil ama anormal olan normal olmus durumda bilmem anlatabiliyor muyum.

Bu zamana kadar tanik oldugum bu mevzuların hiçbirinde herhangi bir tavrim herhangi bir aksiyonum olmadi, görmezden geliyorum herkes dalgasina baksin kafasindayom milletin ahlakina erdemine ben sahip çıkacak degilim yetiskin insanlar bunlar ve kimsenin ailesi falan degilim. Ama bu insanladsan herhangi biri bana ahlak dersi vermeye calisirsa yuzune vururum.

Gorsem izin vermem diyenler nasil izin vermeyecek onu merak ediyorum ama. İki yetiskinin kulagini cekip yapmayın boyle seyler, izin vermiyorum mu diyecekler mesela onu düşündüm.
0
stavro
(25.01.23)
evliyken başka bir erkek/kadınla tatlı tatlı flörtleşme aldatmak değil mi ya? illa cinsel ilişki mi olması gerekir aldatma olarak sayılması için. ben rahatsız olduğumu mutlaka bir şekilde belli ederim. tersi durumda sınırlar gitgide gevşer, insanlar laubalileşir hatta kalkıp size bi şey öğretmeye falan çalışırlar.
0
deartheodosia
(25.01.23)
Ben fazla gormedim ve kendim de asla boyle bir sey yapmam ama diyelim ki yaptim ve biri de bana gelip dedi ki "benim yanimda boyle seyler yapamazsiniz". İste o kisiye ne yaparim bilmem. Kimse kimsenin ahlak bekciligine soyunamaz. Gidersin en fazla soguk yaparsin o kisilere, o kadar. Otesi kimseyi ilgilendirmez.

En fazla samimi bir arkadasinsa oturup konusabilirsin. Baktin, senin degerlerine gore "yola gelmiyor", o zaman bitirirsin arkadasligini.

Yoksa diyelim ben bir sey yapicam, oradan alakasiz biri gelip de bir sey diyecek bana, yok artik. Pardon da sen kimsin?
0
ahm1
(25.01.23)
Çok var. Beni rahatsız etmiyor ama normal de değil. Didem aslan müge anlı kısmetse olur izler gibi izliyorum. Başıma gelir gibi olunca anlamazdan gelmek, kibarca uzaklaşmak verdiğim tepkiler arasında.
0
baba553
(25.01.23)
Niyete bakmak lazım. Kimi insan doğalında flörtöz, o nedenle "merhaba" derken bile o enerji geçebiliyor. Ama kimi insan aşırı rahatsız edici, hatta tacize vardıranları oluyor. O gibi kişilerden uzak durmak iyidir.
0
lcha
(25.01.23)
Ofisteki insanlar hakkında mümkün olduğunca az şey bilmeye çalışıyorum. Bizim ofis küçük olduğu için çok mümkün olmuyor ama görmemek ve duymamak için elimden geleni yapıyorum.
0
peki madem
(25.01.23)
(17)

Evinizde "şıklık" kattığını düşündüğünüz neler var?

winston insani
MerhabalarEvinizin herhangi bir yerinde "şık" olarak gördüğünüz neler var mesela? Hani mutfak dolaplarının altında spot lambanın olmadı, yatak odasında küçük bir lambader olması vs. gibi. Sade ama şık bir şeyler koymak istiyorum, genel olarak fazla eşya olmasından yana değilim bu arada.Bir eve şıklı
Merhabalar

Evinizin herhangi bir yerinde "şık" olarak gördüğünüz neler var mesela? Hani mutfak dolaplarının altında spot lambanın olmadı, yatak odasında küçük bir lambader olması vs. gibi.

Sade ama şık bir şeyler koymak istiyorum, genel olarak fazla eşya olmasından yana değilim bu arada.

Bir eve şıklık kattığını düşündüğünüz şeyler var mı? 18 sene kirada oturduktan sonra ilk defa kendi evim oldu da (:

O yüzden her türlü tavsiyeye açığım.
0
winston insani
(19.01.23)
Gereksiz eşyaların ve kitsch ürünlerin olmaması en büyük şıklık.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
salona da bir iki lambader, yerden sarı ışık huzurdur medeniyettir göz sağlığıdır

mum olayını da seviyorum yine loşluk
0
freebird5406_2
(19.01.23)
Şıklık sadeliktir ama ben kitaplığa, üstündeki biblolara ve yanındaki lambadere özel bir ilgi duyuyorum. Bunun dışında gizli veya açık halde çeşitli lambalarla evin her köşesini çok daha zarif hale getirebilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(19.01.23)
Evde herhangi bir art piece olması, tabloların üzerinde flut aplik aydinlatma olması, el dokuması halılar,vitrin,kitaplık ve gardropların içinde spot aydinlatmalar, bolca canlı çiçek ve bitki.
0
hipopotamus
(19.01.23)
Not panosu var. Bos durmasin diye de sacma sapan notlar yazip asiyorum. Bu sayede baktigim zaman kendimi duzenli biriymis gibi hissediyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(19.01.23)
Perdelerim, lambaderlerim, soundbarım, baykuş mumluğum, tepe home melman koltuğum, yüksek sandalyelerim, avizem, fotoğraf çerçevelerim, saksıda bitkilerim
0
gabe h coud
(19.01.23)
Beyaz duvar, sıcak ampül, devetabanı
0
chavezding
(19.01.23)
sarı ışık, lambader vs terörüne tepki olarak geldim. Bembeyaz laboratuvar ışığı gibi tepeden aydınlatmam var evime dair en sevdiğim şeylerden biri. Sarı ışıkla yaşamak zorunda kalsam çok mutsuz olurdum :d

Ciddi cevaba dönersek, odaların tek renk boyalı olması değil de uyumlu bir şekilde iki renkte olması hoşuma gidiyor. Aile evimizi aldığımızda içini iç mimarla baştan yapmıştık, her odada olan bir baz renk ve her odanın bir-bir buçuk duvarında olan sekonder renk kombinasyonu çok yakışıyor bence odalara.
0
nundu
(19.01.23)
Büyük yeşil yapaklı bitkiler. Lambaderdir aksesuardır falan iyi hoş da bitki olmayan ev direkt bomboş geliyor gözüme.
0
ms brownstone
(19.01.23)
Yağlı boya tablo
Büyük yapraklı çiçekler
Kediler için estetik uyuma alanları
0
hasmetizm 2046
(19.01.23)
Şuan yok ama tablo, lambader, rengi ayarlanabilen ampul, led aydınlatmalar belki
0
kararsızataletfilozofu
(19.01.23)
Okuma köşesi, galeri duvarı, şu şekil cam ev içi duvarlar
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
yazdonumu
(19.01.23)
abi nasil bir sadelik bu. sadelik ayagina 2010-2020 arasi butun trendleri tikabasa doldurmus bazi cevaplar.

bana gore en buyuk siklik etrafta dokuntu olmamasi. her sey olmasi gereken yerde muhafaza ediliyors o ev siktir.
0
hot potato
(20.01.23)
duvara geyik postu aldım. inanılmaz güzel duruyor
0
roket adam
(20.01.23)
Mutfak tezgahının masif ahşap olması çok iyi hissettiriyor bana. Bir de tezgahın üstündeki dolapların altında şerit gibi sarı ışıklar var, tepe ışığı yerine onu kullanıyoruz, özellikle akşamları ve geceleri açık tutuyoruz. Huzur verici.

Bunun haricinde uygun bir yer varsa kocaman bir tablo. 50*70 bence iyi. Zevk sizin.

Boy aynası ve dilsiz uşak yatak odasında çok iyi olur.

Eşyalar da altına süpürge mop vs girebilir şekilde olsun. Temizlikte ciddi rahatlık olur. Baza değil karyola olsun mesela veya koltuklar yere kadar inmesin, altı boş olsun. Bi robot süpürgeyle mis gibi günlük temizlik olur bu sayede.

Büyükçe bir masa şart bence. Yani bence salona kocaman bir masa, üstünde hem çalışırsınız geniş geniş, hem de evde eş dost daveti falan yaparken rahat edersiniz. .
0
vedatchilipeppers
(20.01.23)
mobilya olarak iskandinav tarzı masif ahşap komodin, büfe, tekli koltuk, orta sehpa vs. direkt havayı değiştiyor.

salona çiçek sehpası ve üstüne bir palmiye, devetabanı ya da fikus benjamin.

tablolar.

abajur, biblo gibi itemlar.

küçük raf ve raftan sarkan bir çiçek.

özetle iskandinav mobilya, çiçek ve tablo evi bayağı toparlar.
0
sir gawain
(20.01.23)
Tavanda isik olmamasi. Dumduz tavan. Avize denen sey bes metrelik tavanda isigi biraz asagi cekmek icin vardir. Apartman dairesinde avize olmaz.
0
alperz
(20.01.23)
(17)

her zaman hesabınzıda kaç para olduğunu bilir misiniz?

momento
ben çoğu zaman bilmiyorum var mı öyle olan?
ben çoğu zaman bilmiyorum var mı öyle olan?
0
momento
(18.01.23)
bilirim yaklaşık olarak
bilmeyenler aşırı zengin ya da umursamazlardır
0
jelly bear
(18.01.23)
Mobil uygulamalar sagolsun neredeyse kurusu kurusuna bilirim
0
j r r tolkien hayrani
(19.01.23)
sirkülasyon olduğu için kabaca ne olduğunu bilirim sık kullandığım hesapları. ama az kullandığım hesapları pek bilmem
0
paintov
(19.01.23)
bilirim.
0
rakicandir
(19.01.23)
Ben aylık toplam gelirimi de kuruşu kuruşuna bilmiyorum açıkcası. Kafamda kaba taslak aşağı yukarı bir miktar var sadece. Kart ise şu ana kadar bir şey alırken hiç şüpheye düşürmedi, kontrol etme ihtiyacı hissettirmedi. O yüzden bilmiyorum diyebilirim. Belki birikimim hakkında daha gerçekçi tahminim olabilir.
0
ruhen hastayim ben
(19.01.23)
zırt pırt hesaba girmek zorunda olduğum için genelde bilirim. bir de tek banka kullandığım için haliyle...
0
candide
(19.01.23)
yani kuruşu kuruşuna tam bilmem. atıyorum 20 vardır derim 18 küsür çıkar gibi. küçük sapmalarla da olsa bilirim.
0
pardus
(19.01.23)
Zenginsen ya da fakirsen bilmezsin, ortadireksen bilirsin ;)
0
halitkin
(19.01.23)
kredi kartı borcumu dahi bilirim.
0
mstiteltr90
(19.01.23)
Evet. eskiden hic bilmezdim su an butun hesaplarda ne kadar para var ne kadar borc var vs noktasina kadar biliyorum
0
hot potato
(19.01.23)
evet çünkü her şeyi nakit alıyorum. ay başında maaş yatınca artısını eksisini ve o ay kenara ne kadar attığımı tartıyorum. bunun aksi bana mantıksız geldi. neden bilmeyesin ki? şu hayatta en önemli meta para.
0
bohr atom modeli
(19.01.23)
Hiç bilmiyorum ben de. Ne kadar borcum var, bu ay ne kadar para geliyor falan tamamen kaos.
0
plutongezegendegilmi
(19.01.23)
borsa vs. çeşitli kalemlere yatırım yaptığım için hepsini excel'de düzenli şekilde tutarım. o nedenle kuruşu kuruşuna bilirim.
0
lazpalle
(19.01.23)
Başlığı okuyunca düşündüm, 3 tane ayrı bankada hesaplarım var üçünü de bilemedim şu an.

Çünkü çok hareketli hesaplar, durgun değiller, sürekli giriş çıkış oluyor ticaretten dolayı. Takip etmek için ben de excel tablosu kullanıyorum.
0
John Bloor
(19.01.23)
1 tane aktif kullandığım hesabım var. bir başka bankadan kredi kartım var ama orada hesap tutmam, kart borcunu da aktif kullandığım bankadaki hesaptan yaparım. her gün sabah bankaya girdiğim için hesabı tam olarak bilirim. hesaba para geldiğinde veya çıkışında telefona bildirim gelir. kontrol altındadır her zaman.
0
gabe h coud
(19.01.23)
yaklaşık olarak bilirim
0
freebird5406_2
(19.01.23)
ben de kredi kartımda kalan limiti bilirim. ne güzel hepinizin parası var benim hep borç.
0
entropik
(19.01.23)
(22)

Hep aynı yere oturmak

Kaleci Saçlı Forvet
Çeremde fazla kimsede görmedim bunu sizde var mı merak ettim. Misal evde hep aynı koltuğa otururum, 3 senedir yaşadığım evin salonunda hiç oturmadığım bikaç koltuk var mesela hep aynı koltuğa oturuyorum, başka bir yere oturmak zorunda kalırsam rahatsız oluyorum. Yemek masasında falan da öyle mesela
Çeremde fazla kimsede görmedim bunu sizde var mı merak ettim. Misal evde hep aynı koltuğa otururum, 3 senedir yaşadığım evin salonunda hiç oturmadığım bikaç koltuk var mesela hep aynı koltuğa oturuyorum, başka bir yere oturmak zorunda kalırsam rahatsız oluyorum. Yemek masasında falan da öyle mesela bi kere bi arkadaşım benim sandalyeme oturmaya çalıştı döverek kaldırmak zoru asdas tabii döverek kaldırmadım ama bilerek yaptığı için 5 dakika sonra kendiliğinden kalktı. Acaba obsesif miyim falan diye düşündüm ama bundan başka da bi takıntım yok, sizde var mı böyle şeyler? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Yaşlılara özgü bir davranıştır. Yaşlanıyosun galiba :)
0
Mirket
(18.01.23)
Abi yaşlanıyorum ama 20 yaşımda da böyleydim, ruhum komple yaşlıdır belki bilemedim asdads
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Normal bir davranış, ben bir porblem görmedim.
0
gabe h coud
(18.01.23)
Geçen iş yerinde bunu konuştuk. Yaygın bir durum bence.

Konuyu bir adım ileriye taşıyarak “sevgililikte sağ-sol” konusunu açıyorum. Şimdi tüm birlikteliklerimizi düşündüğümüzde de fark edeceğiz ki her ilişkimizde ya hep sağ taraftayız ya da sol tarafta. Bir kere sağ tarafta yattıysak mesela orası yıllarca üzerimize zimmetleniyor. Sonraki ilişkinizde yanlışlıkla solda bulundunuz diyelim b.ku yediniz, oraya mahsur kalıyorsunuz. Artık sinemada falan hep sol tarafta oturmanız gerekiyor. Bu bana daha acayip geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(18.01.23)
bende var biraz bu valla çok katı değilim ama gider yine bellediğim yere otururum. el ele yürürken de elim ve tarafım bellidir vs. gibi.

ha bir de sheldon da var

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(18.01.23)
Valla hocam hani grupca hep sabit bir yerde falan yemek yiyorsak istemsizce ayni yerde oturuyoruzdur da onun disinda hep ayni yerde oturmaliyim gibi bir takintim yok. Bu davranisin da pek normal oldugunu dusunmuyorum acikcasi.

Icindeki forveti ozgur birakip git bir sac tirasi ol ve kendine gel.
0
j r r tolkien hayrani
(18.01.23)
Ben katıyım abi bu konuda oturmak zorunda kalırsam götümde kurt varmış gibi kımıl kımıl oluyorum; el ele yürüme durumlarında ben hep kaldırımın cadde tarafında yürüyorum şimdi buna araba çarpar falan beni kan tutar uğraşamam deyip.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Abi restoran kafe vs gibi hep gidilen yerlerde önemli değil nereye oturduğum masaya da otururum gerekirse onu umursamam, ben ev içinde diyorum sadece.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(18.01.23)
Var böyle bir şey. Mesela bir mekana gittiğinde de hep aynı yerde oturur bu tipler. Bb'deki Lydia'nın ölümü bu yüzden olmuştu mesela. Obsesif bir davranış tipidir.
0
halitkin
(19.01.23)
evdeki 2 metreye 3 metre L koltuktaki sadece 30 cm lik aynı yerde oturuyorum yaklaşık 7-8 yıldır. masada da aynı sandalyeye otururum hiç değiştirmem. hatta her gün git gel yaptığım 500 metre uzaklıktaki bir yer var, yolun hep aynı kaldırımından yürür birebir aynı yerden karşıya geçerim. yatağımda da hep sağ tarafta yatarım. çok sık gittiğim kafe restoran olursa hep oturduğum yer boşsa orayı tercih ederim. böyle düşününce ve yazınca çok hastalıklı duruyor evet:) ama alışkanlıklarımı ve konfor alanımı seviyorum diye tanımlıyorum ben.
0
hypathia
(19.01.23)
evde oturduğum yer ve yemek yediğim sandalye sabittir. ancak dışarıda böyle bir alışkanlık yok
0
paintov
(19.01.23)
Ben de senin gibiyim paintov.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(19.01.23)
evin icinde herkesin oturdugu yer bellidir zaten. ister tek basina yasa ister ailen ve 5 kardesinle.
0
baldur2
(19.01.23)
Evin içinde hobi olarak farklı yerlere oturan var mı ya? Yemek yerken tv izlerken falan herkesin koltuğu belli olur zaten genelde. Eskisi kadar salonda ailecek oturmuyoruz aile evindeyken (yemekler hariç) ama o zamanlarda da genelde herkesin oturduğu yer aynı oluyor.
0
nundu
(19.01.23)
Abi ben tek yaşıyorum akşam salona geçip televizyonda film izliyorum ama Kanal D'nin filmleri değil tabii Mubi filmleri gibi diyelim, oturabileceğim 2-3 farklı yer var ama ben hep aynı yere oturuyorum, bi gün de geçip şuraya oturayım demiyorum mesela, hatta benim koltuğum televizyona çapraz kalıyor görüş açısı olarak daha güzel konumda bi koltuk var oraya oturmuyorum hiç, böyle düşünelim. Yani 5 nüfuslu bir aile olup da herkesin bi köşeyi kaptığı bir ortam değil pek.
0
🌸Kaleci Saçlı Forvet
(19.01.23)
kendi evimde veya eş dost evinde hemen her yere oturmuşluğum vardır ama sıklıkla oturduğum bir yer de vardır ayrıca. avmde yemek yerken çoğunlukla aynı yerde otururum. kafe ve restoranda aynı yerler boşsa oraya yamulurum. bir refleks gibi heralde zamanla kanalize oluyor insan.
0
pardus
(19.01.23)
yolculuklarda ve koltuklarda sağ tarafa oturmayı tercih ediyorum. benim açıklamam sağ kolumu dayayıp sol kolumla bir şeylerle uğraşabiliyor olmanın daha kullanışlı olması.

onun dışında yok evde her yerde yemek yiyorum.
0
bohr atom modeli
(19.01.23)
Son kısma kadar normal gidiyordu. Benim de evde tercih ettiğim sandalye ve koltuk var ama ilgili şeyleri yaparken en uygun konumda olmamı sağlıyor. TV'ye uygun uzaklık ve konfor gibi. Biri oturursa sorun etmem ama. Biraz takıntıymış seninki.
0
nawar
(19.01.23)
Alışkanlık bizi buna doğru itiyor. Ben mesela bilerek farklı yerlerinde oturmaya çalışıyorum evin. Arada yere yatıyorum bildiğin, tavanda neler var görmek için. Maksat bakış açısı değişsin. Şimdi böyle yazınca sanki ben de enteresanmışım gibi oldu, ama değil. Değiştir bakış açını ufak ufak.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.23)
Evin içinde hobi olarak farklı yerlere oturuyorum. Kitap okurken ya da bir şey izlerken açıya göre güneşi önüme ya da arkama almam gerekebiliyor. Onun dışında hele bu gün de şu koltukta şöyle yatayım dediğim çok:D
0
Amaranta ursula
(19.01.23)
işte tek kişilik evde zaten bence daha da nettir bu o yüzden aile evi örneği verdim. Ben de kendi evimde hep aynı yerlere oturuyorum çünkü zaten niye başka yere oturayım diyorum :D

benim de mesela L koltuk var tv karşısında. Dünya kupası izlerken mesela tam karşısındaki kısma değil çaprazdaki kısma oturuyodum hep ve hep oraya oturuyorum. Zaten onun dışında bi de bilgisayara girdiğim masam var orda da oturduğum yer belli. Şu anki evde oturacak pek bi seçenek yok gerçi ama farklı seçeneklerin olduğu bir evde yaşasam da sabit yerlere otururdum.

Otobüs, metro gibi toplu taşımalarda da favori koltuklarım var boşsa kesin oturduğum. Ya da yemekhanede genelde sabit yere otururum. Ben de alışkanlıklarımı severim böyle zamanlarda :)
0
nundu
(19.01.23)
Ben de @hypathia +1
0
peki madem
(19.01.23)
(4)

twitch'de bilimsel makale okumak

duyurukullanıcısı
günümün yarısı bilimsel makale okuyarak geçiyor. bunları twitch'de youtube'da falan okusam olur mu?video edit falan yapabiliyorum da mesela twitch'de falan önemli yerleri kesip yükleme yapabileceğim toollar falan var mı?yoksa screen record yapıp yüklemeli miyim?twitch'i hiç bilmiyorum. sadece yayın
günümün yarısı bilimsel makale okuyarak geçiyor. bunları twitch'de youtube'da falan okusam olur mu?

video edit falan yapabiliyorum da mesela twitch'de falan önemli yerleri kesip yükleme yapabileceğim toollar falan var mı?

yoksa screen record yapıp yüklemeli miyim?

twitch'i hiç bilmiyorum. sadece yayın mı? kayıt mı? yoksa video falan yükleyebiliyor musun?

birde korsan ebookları yayınlayabilir miyim oralarda? internetten indirdiğim ebooklar ban yer mi?
0
duyurukullanıcısı
(16.01.23)
Twitch'te bilimsel makale okuyan birini izleyecek kişi neden doğrudan makaleyi okumasın ki? Diye düşündüm ama ben diyorsam tersini yapın yeni bir akım falan yaratırsınız belki.
0
signore
(16.01.23)
Two minute papers var youtube'da, ilham için ona bakabilirsiniz.
0
plutongezegendegilmi
(16.01.23)
telifli herhangi bir içerik, izniniz yoksa ban yer. bilimsel yayınlarında telifi mevcut. ama sci-hub sayesinde insanlar bedava erişebiliyor :)

okumaya üşendikleri için izleyip dinleyebilirler tabi.

twitch'de yayıncı olmak için belirli koşullar var. video içerik için youtube daha iyi. twitch canlı yayın vb olayları için.
0
kobretti
(16.01.23)
Valla twitch streaming platformu oldugu icin canli yayin acman gerek. Hazirladigin videolari da koyabilme olayi var ancak onun icin bir takim limitleri asman gerekir. Iste su kadar takipci sayisi olmali ya da su kadar kisi yayini izlemis olmali vs diye. Sen yeni baslayacagin icin bu olaylarin hicbirinin olmadigini varsayarsak canli yayin yapman sart ilk basta.

Makale okuma formati da ne tarz makale okuyacagina, ne sekilde okuyacagina, makalenin diline vs gore degisik etkilesimler alir. Canli yayin olacagi icin onceden hazirlanip, aciklayici sekilde ustunden gecersen daha iyi olur. Ne tarz okuyacagin da yine cok onemli. Atiyorum gidip tarih makaleleri mi okuyacaksin yoksa bilgisiyar bilimleri mi. Ikisinin anlatim olayi hem cok farkli olmakla birlikte hedef kitleleri de cok degisik.

Misal gidip bilgisayar bilimleri ile ilgili makale okuyacaksan ve gidip en populer makaleleri okuyacaksan adim adim aciklayici sekilde anlatman oldukca iyi olabilir. Ozellikle de ingilizce makale okuyup bunu turkce aciklamaya calisirsan bence bir yerden sonra saglam bir kitle kazanabilirsin.

Yine de realist olmak gerekirse, ilk basta max 2-3 kisiye hitap edersin. Ona gore karar ver. Benim onerim ilk basta youtube ile basla sonra da belli bir kitle kazandiktan sonra twitche gec seklinde olur.
0
j r r tolkien hayrani
(16.01.23)
(9)

Pizza nasil isitilir (mikrodalga yoksa)?

ahm1
1 gun beklemis tam orta boy pizza.Koca firini yakmak ne kadara mal olur acaba? Tavada mi isitsam?
1 gun beklemis tam orta boy pizza.

Koca firini yakmak ne kadara mal olur acaba? Tavada mi isitsam?
0
ahm1
(14.01.23)
Dışarda beklediyse yeme bence hocam, mideni rahatsız eder. Buzdolabında beklediyse at fırına 5 dkda ısınır. Tavaya koyup üstüne bi kapak da örtebilirsin.
0
vedatchilipeppers
(14.01.23)
Buzdolabi posetine koyup buzdolabina atmistim.
0
🌸ahm1
(14.01.23)
Soguk gom gitsin, soguk pizza normal pizzadan daha guzel bence. Hele bir de yaninda da kola varsa. Yok soguk yiyemem dersen de at firina birkac dakika.
0
j r r tolkien hayrani
(14.01.23)
önce sadece teflon tavayı ocakta orta-yüksek ateşte ısıt 1-2 dk
ardından pizzaları koy
boşlukta kalan kısma bir tatlı kaşığı kadar suyu damlat, su cozurdayıp buharlaşsın ve hemen tavanın kapağını ört
ocağın altını kısık konuma getir
buhar ile çok güzel pişiyor 4-5 dk civarı

bu buharlı pişirme yöntemini dünden kalmış poğaça simit börek pide gibi şeylerde de kullanabilirsin

burada da videosu var
youtu.be
youtube.com
0
freebird5406_2
(14.01.23)
Freebird +1

Evde airfry olmasına rağmen ben böyle ısıtıyorum en iyisi o.
0
Mcfly
(14.01.23)
mikrodalgada guzel olmaz zaten. ben de boyle durumlarda tavada isitiyorum.
0
supergirl
(14.01.23)
freebird5406_2 +1

bu her yerde en cok onerilen yontem
0
fakyoras
(15.01.23)
Ben tost makinesinde isitiyordum :) çok da güzel oluyor, kısık ateşte kapat makineye
0
fakat
(15.01.23)
buharlı pişirme yöntemi süpermiş. çok teşekkürler ;) kıvamı ilk günkü tazeliğindeki gibiydi ama tadında bir farklılık vardı, anlayamadım. tuzu az gibi geldi. belki de ağzımın tadı değişmiştir yemeden önce.

"herkes biliyormuş, bir ben bilmiyormuşum" diyecektim ama aylar önce yine bir pizza başlığı açmıştım, o zaman böyle bir öneride bulunmamıştı kimse.
0
🌸ahm1
(16.01.23)
(2)

konfor alani ve birtakım sorular

yuvarlanantencereninkapagi
https://seyler.eksisozluk.com/konfor-alanindan-cikmak-istemeyenlere-dert-ortagi-olacak-incelikli-bir-gorus-bildirisiyazı hakkında ne düşünüyorsunuz?konfor alaninizdan çıkabilen biri misiniz? evetse yazıda bahsedildiği gibi sık sık yıkımlar yaşıyor musunuz, bunlar sizi yaralıyor mu, baş etmeyi öğrend
seyler.eksisozluk.com

yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

konfor alaninizdan çıkabilen biri misiniz? evetse yazıda bahsedildiği gibi sık sık yıkımlar yaşıyor musunuz, bunlar sizi yaralıyor mu, baş etmeyi öğrendiniz mi?

konfor alaninizdan çıkamayan biriyseniz bu sizi rahatsız eden bir durum mu, bunu değiştirmek için çabalıyor musunuz? birtakım fırsatları kacirdiginizi ya da ilerleme kaydedemediginizi düşünüyor musunuz? bu durumu değiştirmek için yaptığınız şeyler var mi?


ben konfor alanimdan çıkamayan biriyim. potansiyelimi çok boşa harcadığını düşünüyorum ve bunun geri dönüşü yok artık. elimde olsa bu durumu değiştirirdim ama inancım da yok.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.01.23)
Valla her seyden once yazidaki konfor alani tanimi yanlis bence. Yazida 'disarinin tehlikeleri', 'icimizdeki yikim korkusu', 'disarinin tekinsizligi' vs gibi cumlelerle hep korku duygusu baz alinmis. Konfor alanini sadece korku ile bagdastirmak bence pek dogru degil.

Bana gore konfor alani dedigin sey adindan da belli olacagi gibi kendini icerisinde konforlu, rahat ve guvenli hissettigin yerdir. Yani sadece korku disinda tembellik, rahata duskunluk vs gibi seylerle de baglantili. Bunun disinda bir de konfor alani senin kendini iceriye kilitledigin bir yer degil, orada olmaktan daha fazla mutlu oldugun yer sadece. Su veya bu sebeple gunluk hayatta konfor alanin disina surekli cikiyor zaten insan.

Konfor alaninda kalmak hep kotu, ondan cikmaya calismak da hep iyi biseymis gibi gosteriliyor ki bence bu da yanlis. Hayat hep bir yarisma degil ki sadece basariya, ilerlemeye odaklanalim. Bazen mal mal yatip tavani izlemek 'zamanimi bosa harcamamaliyim' dusuncesinin sonucu olan birtakim anlamsiz ugraslardan cok daha iyi olabilir. Ya da evde rahat rahat tek basina demlenmek,'insanlarla kaynasip, ortama girmeliyim' dusuncesi sonucu disariya cikip daha fazla para, enerji harcamaktan cok daha iyi olabilir. Ortalama bir iste ortalama bir pozisyonda kalmak ise 'isimde surekli yukselip ilerlemeliyim' dusuncesinin sonucu iskolik olup sinir stres sahibi olmaktan cok daha iyi olabilir.

Kisacasi rahatlik da oldukca onemli bir kriter bence konfor alani icin. Ben mesela usengec ve keyfine duskun biri oldugum icin konfor alanimda kalmak iyi oluyor. 'Ille konfor alanimin disina cikmaliyim, sunu bunu yapip kendimi gerceklestireyim' tarzi dusuncelerim yok. Diger yandan, konfor alanimda olmayi sevmem de arada farkli seyler yapmaya ya da farkli(hatta bazen cok radikal) kararlar almama engel degil. Yazida da belirtildigi gibi konfor alanini bir hapishaneye cevirmemek onemli.
0
j r r tolkien hayrani
(14.01.23)
konfor alanindan spor sayesinde cikmistim ben zamaninda, ama yarislara falan katilman lazim. kendine bir spor secip abanacaksin. atiyorum uzun mesafe kosu, sporla cok hasir nesir olmamis birini yarim maraton mesela bayagi zorlar.

eger sonunu getirebilirsen, 17-18. km gibi aslinda hayatta ne kadar yanliz oldugunu ve herseyin sende bittigini cok guzel idrak ettiriyor insana. o anda istersen birakabilirsin, ya da devam edip finish cizgisini gorebilirsin 15-20dk sonra. hersey senin elinde.

risk almadan birsey olmuyor +1
fortune favors the bold
0
cooperr
(14.01.23)
(6)

Ankara ayazında dışarıda basketbol oynanır mı?

signore
6 yıla yakın evde düzenli olarak sürdürdüğüm (haftada 3) spor rutinim, 5-6 aydır sabahları güne erken başlamamla bitti. Akşam en erken 6 gibi geliyorum, aç geldiğim için yemek yemem gerekiyor, yemekten sonra 1-2 saat ara vereyim sindireyim desem akşam 10 oluyor, komşulara ses gidecek diye spor yapam
6 yıla yakın evde düzenli olarak sürdürdüğüm (haftada 3) spor rutinim, 5-6 aydır sabahları güne erken başlamamla bitti. Akşam en erken 6 gibi geliyorum, aç geldiğim için yemek yemem gerekiyor, yemekten sonra 1-2 saat ara vereyim sindireyim desem akşam 10 oluyor, komşulara ses gidecek diye spor yapamıyorum o saatten sonra. Zaten uykum gelmiş oluyor erken kalktığım için.

Bizim evin çok yakınına yeni bir millet bahçesi yapılmışken acaba dedim böyle 9-10 arası gidip basket mi oynasam arada? Yağış olmadığı sürece çok sorun olur mu sizce? Mesela şu an 1 derece gözüküyor.

www.decathlon.com.tr

www.decathlon.com.tr

Bu tarz bir şeyler giysem vs. nasıl olur acaba? Yapan var mı hiç?
0
signore
(13.01.23)
hocam mesela 3e3 olsa bi maç yaparsın nabzın yükselir ısınırsın fakat tek kişi çıkınca ritmi yakalayamıyorsun olmuyor
0
freebird5406_2
(13.01.23)
Direkt ankara ozelinde bilmiyorum ancak sogukta tek basina da basket iyi oynanir bence. Zamaninda soguk havalarda tek basima cok oynadim. Surekli top kovaladigin icin eger istekliysen cok daha fazla enerji bile sarfedebilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.23)
Basketbol biraz verimsiz oluyor. Atış yaptın diyelim. Top bir yere gitti. Onu almaya gidiyorsun. Boş boş koşmuş oluyorsun. Soğukta eller donuyor. Eldivenle de topu tutamazsın. Denemek bedava. Zarar gelmez.
0
dissendium
(13.01.23)
Donarsın bence basket ankara iklimine kış ayında dışarısı için uygun değil
0
photo85
(13.01.23)
Biz maç yapıyoz bazen de tek başına zor olabilir cidden.

Şort + tişört + polar kombinasyonu sıcak tutuyor.
0
plutongezegendegilmi
(13.01.23)
sweater'le her daim oynanır aslında. Lisede hep yaptığımız işti. Fakat bir gün kimsenin okuldan bile dışarı çıkmadığı kantinde takıldığı bir ankara ayazında yerde buz varken 3 arkadaş gaza gelip topu kapıp şut atmaya çıkmıştık. Eli ısıtınca o havada bile oynanmıştı. her şeyi normal sanıyorduk. Oyun bitti içeri girelim dedik. Okulun camlı 1 ton ağırlığındaki demir kapısı açıldı, içeriden sıcak bir hava geldi. İçeri girdim ve ciğerlerime binlerce jiletle kesi atılıyor gibi hissettim. Bir daha öyle havada oynamadım. Çok gaza gelmeden denemek, kendini test etmek lazım.
0
sparkle kiddle
(14.01.23)
(4)

italyanca - bağlama kursu

obaa
Selamlar duyurunun güzel, eski ve yeni insanları.Asırlardır sadece okuyup geçiyorum ama bi şeyler danışmam gerekti.İtalyanca kursuna ve bağlama kursuna başlamak istiyorum, vakit olarak çok fazla boş vaktim ne yazık ki yok, ikisini de online halletmek mümkün müdür?her türlü tavsiyeye açığım, teşekkür
Selamlar duyurunun güzel, eski ve yeni insanları.

Asırlardır sadece okuyup geçiyorum ama bi şeyler danışmam gerekti.

İtalyanca kursuna ve bağlama kursuna başlamak istiyorum, vakit olarak çok fazla boş vaktim ne yazık ki yok, ikisini de online halletmek mümkün müdür?


her türlü tavsiyeye açığım, teşekkürler.
0
obaa
(13.01.23)
İtalyancayı ben de merak etmiştim bir dönem.

Lucrezia karşılaştığım iyi kanallardan biriydi.

www.youtube.com

Instagram hesabı da var.

Instagram'da günlük İtalyanca için bir sürü hesap var. Instagram zaten kendi sistemiyle önerir.

Dil öğrenmenin yolu kitaptan mutlaka geçiyor. Sakin kafayla bir kitabı bitirmek gerekiyor. Onun için İngilizce İtalyanca pdf arayabilirsiniz.

Bağlama online zor. Yüz yüze gitar kursuna gitmiştim. Sana hatalarını gösterecek biri olmalı.
0
dissendium
(13.01.23)
Valla ben gitar calmasini internetten ogrenmis biriyim, dil de ayni sekilde internet sayesinde ogrenip gelistirdim. O yuzden ikisi de mumkun ancak fazla bos vaktin varsa cok daha mumkun. Benim zamaninda cok fazla bos vaktim oldugu icin cok buyuk sikinti cikmadi ancak eger vaktin cok yoksa ozellikle enstruman isini direkt bir kursa kaydolarak halletmeye calis derim.

Her ikisi icin de pratik cok cok onemli olmakla birlikte enstrumanda temelleri dogru sekilde almak en onemlisi. Yanlis temel alip ona gore pratik yapmak cok daha fazla vakit kaybina sebep olabilir cunku yanlistan donmek daha zor.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.23)
hocam online kurs mu arıyorsunuz yoksa bunlar kurssuz online kendim halledebilir miyim diyorsunz açıkçası anlamadım.

ama yabancı dillerle biraz haşır neşirim (italyanca dahil), enstrüman da çalıyorum o yüzden kendime cevap verme yetkisi verdim.

dil:
bu yaşıma geldim hayatımda daha kurstan dil öğrenen birine rastlamadım. dil kendin öğrenirsin. kursa gitsen dahi kendin öğrenirsin. kursun katkısı sıfıra yakınsar. anca materyal ve ortam olarak etkisi olabilir ama artık ona da pek gerek yok. malum internet. belli bir noktada üçüncü kişilerin geri bildirimlerine ihtiyaç duyarsın onda da 2023 yılında binlerce seçenek var. ihtiyacınız olan noktada internet arayıcılığı ile halletmek mümkün. online veya değil sistematik 3 günlük şeyi 1 ayda anlatan kurslara boşa para vermeyin derim.

enstrüman:
yetenek faktörünün belli bir seviyede etkisinin olduğu bir alan ve amatör eğlendirir seviyesinde öğrenmek istemiyorsanız ve müzik öğrenerek öğrenmek istiyorsanız bunda en baştan itibaren kesinlikle bir ustaya ihtiyaç var. online kurslar var mı bilmiyorum ama burda direkt geri bildirim alarak hatta yetenek bağlamında telli çalgıların size göre olup olmadığı konusunda da bir test edilmeniz için ustasından öğrenmenizi öneririm. müthiş bir müzik kulağı ve doğuştan gelen bir yatkınlığınız yok ise.
0
AlsterWasser
(13.01.23)
ayni anda iki cok emek isteyen hobiye baslamak ikisinde de cok yuzeysel kalmaya neden olacaktir. bence birini sec ve ona odaklan.
0
hot potato
(13.01.23)
(6)

Bu adamlar nasıl böyle yiyebiliyor?

msb
Ben 2 tanesini yesem karnımı ovuşturarak "fakat bugün iyi yedik heee" der dururum akşam boyunca :)Yani baksan obez falan da değil. Midesi bu denli genişse günlük rutinde yedikleri asla kesmez bunu sanki. Sürekli böyle yiyorsa da bıngılbıngıl bi abi olur.Yani bi eşik var onu geçince ne versen alıyor
Ben 2 tanesini yesem karnımı ovuşturarak "fakat bugün iyi yedik heee" der dururum akşam boyunca :)

Yani baksan obez falan da değil. Midesi bu denli genişse günlük rutinde yedikleri asla kesmez bunu sanki. Sürekli böyle yiyorsa da bıngılbıngıl bi abi olur.

Yani bi eşik var onu geçince ne versen alıyor mu bünye acaba?

Var mı böyle deneyimleri/rekorları olan?

youtu.be
0
msb
(13.01.23)
Böyle et ürünlerinde pis boğazımdır net 50 tane yerdim. Hiç denemedim denemem de çünkü hem görüntü hoş değil hem de vücudumu seviyorum ona bunu yapamam.
0
ruhen hastayim ben
(13.01.23)
ben de güzel yerim de başkalarını görünce maşallah diyorum. matt stonie kanalına bak şaşırmak istiyorsan :D profesyonel yiyenler hep böyle yemiyor. antrenman yaparken çok yiyorlar sadece. geri kalan zamanlarda dengeliyorlar.
0
glamdr1ng
(13.01.23)
sütlaca yer kalması ayrı şaşırttı
çağ kebap en lezzetlisi baymadan yenir
midesini kandırıyor herhalde o kadar hızlı yiyerek
190 var sanırım eleman
bir de ayran'a rağmen yiyebildi

30 şiş cağ kebap, 15 porsiyondan 1500gr pişmiş et demek 600 gramı yağdır onun
0
bir soru sorcam
(13.01.23)
Valla onceden ozel antrenman yapiyorlar. Iste midelerini falan bisekilde genisletip olabildigince yer acmaya calisiyorlar. Yerken de bu videoda oldugu gibi hizli hizli agizlarina atip az cigneyip cok yutmaya odaklaniyorlar.

Yalniz herifi 1-2 dakika izlerken deli gibi aciktim.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.23)
Bu kadar yiyebiliyorsa ciddi ciddi hazirlaniyordur. Mide genisletme teknikleri var belli seyleri belli miktarda yiyerek icerek. Boyle cok yemeyi de yavas yavas artirarak daha cok yiyebilme seviyesine getirebilmis.

Daha fit olmak daha onemli. Yag katmani olmadigi icin midenib genislemesi daha kolay oluyor.

Midenin asidini artirma yontemleri var. Bazi fermente sebzeler,baharatlar vs ise yarayabilir. Elma sirkesi (suyla karistirip) kefir vs. de icmek ise yarar.
0
ermanen
(13.01.23)
Çok yemesinden ziyade latex eldivenle yemesine şaşırdım ya, o eldivenin kokusu ve tadı çok rahatsız eder beni.

Bi tane meşhur japon vardı yine böyle dünyaları yiyen. Bunun profesyonel yarışmaları da yapılıyor yani hotdog yeme yarışması falan. Teknikleri vardır
0
nundu
(13.01.23)
(12)

Japon yeni nin tl karșiligini anlamadim anlatabilecek var mi?

Slynmaster
google da 1 japon yeni 0.15tl yaziyor. bu dogrumu. birde japonlarin 100 yen en dusuk kullandigi tarzinda bisi okumustum simdi ben japon yeni 15tl mi diyecegim anlamadim bi turlu
google da 1 japon yeni 0.15tl yaziyor. bu dogrumu. birde japonlarin 100 yen en dusuk kullandigi tarzinda bisi okumustum simdi ben japon yeni 15tl mi diyecegim anlamadim bi turlu
0
Slynmaster
(13.01.23)
1 japon yeni 0.15 tl bu doğru.

bir yen'lik demir para var. en yüksek 100 ile 500 demir parada. kağıtta 10.000, 5.000 1.000 var.

bir japon yeni 0.15tl diyeceksiniz.
0
sert siyah krom
(13.01.23)
Bir japon yeni 15 kuruş diyeceksin.

Metroya binince 200 yen vereceksin, carp 0.15'le 30 TL.
0
brkylmz
(13.01.23)
Bizde eskiden olduğu gibi biraz fazla sıfırları var, biz 6 sıfır atmasaydık 1 Yen = 150.000 TL olurdu (inşallah yanlış hesaplamadım)

Vay be, 90'lı yıllardaki motosiklet dergilerinin arkasındaki japon motor fiyatlarının listelerine bakar tl karşılığını hesaplamaya çalışırdık, o geldi aklıma :)
0
John Bloor
(13.01.23)
evet eski parada olsaydık 150 000 TL olurdu. Ben küçükken de uzun bir süre 10 000 TL falandı.
0
ckisc
(13.01.23)
Temel farklılık şurada. Yen, bizdeki kuruş demek. Adamların daha küçük bir para birimi yok. Algimiz o nedenle bozuluyor. 1 yen satın almak diye bir şey de yok, eğer bankadan satın almıyorsanız.
Japon Yeni 14,62 olmuş diyeceksiniz. Ama burada kasıt 100 jpn nin değeridir.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.01.23)
Yen bizdeki kuruş falan demek değil, birim para diye de bir şey yok. Paraları nominal olarak karşılaştırmanın da bir anlamı yok, tüm paralar 1x=1y başlamış gibi bir şey yok. İnsanların bir lira ile, bir yen ile, bir dolar kazanmak için çalışmak için harcamaları gereken zaman farklı olmasına rağmen insanlar birim para diye bir şey uydurdukları için bu saçmalık ortaya çıkıyor. Bir yen= 15 kuruş diyebilirsiniz, ve bu da bir paranın ne kadar değerli olduğu hk. bir şey söylemez
0
ted
(13.01.23)
Yen basbayi kuruş demektir. Adamların cente, kuruşa denk gelen bir paraları yok. En küçük para birimi bu adamlarin yen işte. Birim paradan da bahsetmedim. 1 yenin 15 kuruş olması bizlik bir durum değil. 1 yen bir boka yarayan bir para değil. O yüzden 1 yenin değeri değil 100 yenin değeri önemlidir.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.01.23)
1 dolar 128 yen deniyor mesela. 19'u 128'e bölünce 15 kuruş da çıkıyor...
0
sert siyah krom
(13.01.23)
@allah yazdiysa bozsun, yen kuruş demek filan değil, adamlarda kuruş yok. YOK.

bizde 2,25 TL var, onlarda küsurat yok kuruş olmadığı için. 2 yen veya 3 yen var.

"En küçük para birimi bu adamlarin yen işte." hayır, tek para birimleri yen. bizim de tek para birimimiz TL. kuruş bir para birimi değil, TL para biriminin küsurat kısmına verilen ad. Cent ABD'deki en küçük para birimi değil? Neden? Çünkü cent bir para birimi değil, USD para biriminin küsuratlı kısmı. Yen kuruş değil, niye? Çünkü küsurat yok adamların para biriminde. Yani, yen kuruş değildir. 1 yen 1 yendir. o da 0,15 tl'dir.
0
perferil
(13.01.23)
Bence kimse beni anlamıyor. Ya da ben anlatamıyorum. Siz haklısınız.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.01.23)
Valla anlasilmayacak bisey yok. 1 japon yeni 0.15 tl ancak google amcaya sordugunda tokyoda ortalama aylik maas da 300 bin japon yeni. Yani tek basina tl ve yen cevriminden ziyade milletin ne kadar kazandigi onemli.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.23)
ben @allah yazdiysa bozsun arkadaşımızın dediğini anladım. isimleri yanlış hatırlıyor olabilirim ama mesela iranda sanıyorum riyal var. ama kimse riyal diye söylemiyor aşırı küçük bir para birimi, toman diyor direkt o da 1000 riyal gibi bir şey. diğer arkadaş sanıyorum yanlış anlamış evet japonyada kuruş diye bir mantık yok çünkü kuruş olması için bir de kuruşun üstünde lira olması gerekir ama yok, öte yandan yen japonların gözünde bir kuruş değerinde öyle bir değeri var. günlük yaşamlarında ve çeşitli dökümanlarda vs pratiklik için değer verdikleri zaman genelde 100 jpy üzerinden değer veriyorlar, öyle kullanıyorlar. kuruş mantığıyla çıkmamış ama şu an insanların gözünde kuruş değerinde.
0
ckisc
(14.01.23)
(6)

sosyal medya hesabına sahip olmamak kayıp mı?

susannah delgado
sosyal medya hesabına sahip olmamak hayatın kaçmasına sebep oluyor mu sizce? mesela bir ortamda arkadaşlar instagramdan ekleşiyor vs ama bende olmadığı için kalakalıyorum. sosyalleşemiyorum gibi de geliyor. ama açsam da kullanamayacağımı biliyorum. elimde aktif olmayan facebook ve ekşisözlük hesapla
sosyal medya hesabına sahip olmamak hayatın kaçmasına sebep oluyor mu sizce?

mesela bir ortamda arkadaşlar instagramdan ekleşiyor vs ama bende olmadığı için kalakalıyorum. sosyalleşemiyorum gibi de geliyor. ama açsam da kullanamayacağımı biliyorum. elimde aktif olmayan facebook ve ekşisözlük hesapları var. duruma da kesinlikle uyum sağlayamam. instagram nasıl kullanılır onu bile bilmiyorum. bir de çok zaman yiyeceğini düşünüyorum. ama insanlardan da bu kadar kopuk kalmak istemiyorum...

tamamen kararsız kaldım. aklım senin ne işin olur instagramda diyor, arkadaşlarım artık bir hesap aç lütfen diyor...
0
susannah delgado
(10.01.23)
Valla bence sebep olmuyor. Hayatin kacmasi bence sadece eylemsizlik ile olur, sosyal medya hesabinin olmamasi da eylemsizlik degil. Instagram yoksa direkt telefonu ver, whatsapp uzerinden iletisime gec, facebook uzerinden iletis vs tonla alternatifi var. Yani instagram hesabinin olmamasi insanlardan kopuk olmaya neden olmaz bana gore.

Haa sen eksikligini hissediyorsan, bu sekilde dusunuyorsan da ac gitsin. Kullanmayi ogrenmekte de bisey yok, indirip birkac dakika kurcaladiktan sonra her seyini cozersin zaten.
0
j r r tolkien hayrani
(10.01.23)
Bence oluyor ya, herkesin gördüğü arasında esprileştiği mevzuyu bilmemek biraz eksik kalmak oluyor. Hiçbir şeyi kaçırmamak için her yerdeyim ama pek bir şey paylaşmıyorum ben.
0
anarsika
(10.01.23)
insanlarla context olmadan konuşamıyorum biraz da o var. belki ondan teması olan bir platform üzerinden konuşma ihtiyacı hissediyorum. bir de türk arkadaşlar olsa daha rahat. yabancı insanlarla iletişmek daha komplike geliyor telefondan.

facebook kullanan da nedense bir elin parmaklarını geçmiyor. orayı da aktif kullanamıyorum... uzak kaldım sosyal medyaya uzunca bir süredir.
0
🌸susannah delgado
(10.01.23)
sabah sabah wednesday'dan alıntı yapmak istemezdim ama: Sosyal medya ruhumuzu emen anlamsız bir boşluktur.
0
onemoremile
(10.01.23)
Sosyal medyayı etkin kullanan birisiyim, bence kayıp. çok arkadaşım var, kimi yurtdışında kimi başka yerlerde, yeri geliyor 1 sene görüşemiyoruz ama bağlantıda kaldığımız için arkadaşlığımız devam ediyor. aksi takdirde bu hayat yoğunluğunda 3-4 arkadaşım dışında herkesten kopmuş olurdum. ayrıca can sıkıntısı konusuna da birebir.
0
roket adam
(10.01.23)
benim de öyle. arkadaşlarla bağlantıda kalmamı sağladığı için artısı var. her gün hepsinden bir sürü reel almak hepsine de tepki vermek ayrı bir iş oluyor :) ama olsun. onlar benim canlarım. çok sevdiğim insanlardan çok az sayıda takipçi ağım var. 10 katına da çıkarabilirdim her tanıdığımı ekleseydim. o zaman çok zamanımı alırdı ve gereksiz olurdu. şimdi tam kararında.

en iyisi sen bir hesap aç ama en sevdiğin 50 kişiyi ekle. fazlasını ekleme. sonrasında gelen takip davetlerini kabul ederken bu 50 kişiden birini silmen gerektiğini düşünerek hareket et. mis.
0
gabe h coud
(10.01.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.